Çerçeve yasanın komisyon görüşmelerinde neler yaşandı?

Çözüm süreci kapsamında TBMM’ye sunulan çerçeve yasanın Adalet Komisyonu görüşmeleri tartışmalar ve muhalefet partisinin eleştirileri altında başladı.
Meclis’e 5 Ağustos’ta sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi bugün ilgili komisyon olan Adalet Komisyonu’nda ele alınmaya başlandı.
Teklifin komisyonda kabul edilmesinin ardından pazar günü TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi bekleniyor.
Kapılar geç açıldı, izdiham yaşandı
Toplantı öncesinde komisyon salonunun kapılarının geç açılması nedeniyle izdiham yaşanırken, kapıda bekleyen milletvekilleri dahil pek çok kişi ezilme tehlikesi geçirdi.
İYİ Parti, teklifin Adalet Komisyonu görüşmelerinin daha rahat ve geniş çalışma imkanları nedeniyle TBMM Tören Salonu’nda yapılmasını talep etmiş ancak bu başvuru kabul edilmemişti.
İYİ Parti ayrıca “başta şehit aileleri ve gaziler olmak üzere tekliften etkilenecek farklı kesimlerin” Adalet Komisyonu toplantılarına davet edilerek görüşlerinin alınmasını da istemişti.

Muhalefetin salona dair eleştirileri neler oldu?
Muhalefet milletvekilleri bu önemli teklifin küçük bir salonda görüşülmesini eleştirerek, komisyon kapısında bir saat ayakta beklediklerini ve sonunda izdihamda ezildiklerini, şu anda da pek çok vekilin görüşmeleri ayakta takip ettiğini kaydettiler.
İYİ Partili Uğur Poyraz şu anda salondakilerin sıcakta nefes bile alamadığını söyleyerek, ısrarla salonun değiştirilmesini talep etti.
Adalet Komisyonu Başkanı AKP’li Cüneyt Yüksel, eleştirilere ve taleplere karşılık komisyon toplantı salonunu değiştiremeyeceklerini söyleyerek, şu anda yapılan toplantının iç tüzüğe uygun olduğunu aktardı.
DEVA Partisi Milletvekili İdris Şahin de bu teklifin iktidarın dediklerinin aksine “sonuçları itibariyle bir af düzenlemesi” olduğunu söyleyerek, ayrıca komisyon gün ve saatinin Genel Kurul’da yine komisyon üyelerinin alanına giren suça sürüklenmiş çocuklarla ilgili yasa ele alındığı sırada belirlenmesini eleştirdi.
AKP’li Gül: “Teklife 367 vekil imza attı”
Teklifin ilk imzacıları arasında bulunan ve AKP adına teklife dair bilgi veren AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, çeşitli partilerden toplam 367 milletvekilinin imzacı olduğunu belirtti.
Gül, bu yasa teklifinin “devlet aklıyla milletin vicdanını birleştiren” bir metin olduğunu belirterek, toplumsal rızanın inşasının demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olduğunu ve aradıkları şeyin de toplumsal rıza olduğunu belirtti. Gül, bu teklifle toplumsal rızanın oluştuğunu savundu.
Bu sürecin “emperyalistlerin coğrafyadaki oyunlarına” yanıt olduğunu ve iç cepheyi tahkim etme amacı taşıdığını söyleyen Gül, sadece Türkiye’nin değil bölgesinin de istikrara kavuşmasının amaçlandığını kaydetti.
Gül, “Silahlar susacak, demokratik siyaset konuşacak” diyerek, ceza ertelemeleri için kritik eşiğin silahların bırakılması, PKK/KCK’nın feshi ve bunun MGK’da kabulü olduğunu kaydetti.
Gül’ün konuşması sırasında İYİ Partili milletvekilleri araya girerek teklifi ve iktidarı sert sözlerle eleştirdi.
Teklifteki ceza ertelemesi koşullarını anlatan Gül, mahkumiyeti ertelenen suçlular için “terör suçu işlemezlerse” ifadesini kullandı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu buna karşılık “Çeteler bunların çıkmasını bekliyor. Adı terörden çıkacak, her yer çete dolacak. Allah’tan korkun memlekette bir tane güvenli sokak kalmayacak” tepkisini gösterdi.
MHP’li Yıldız: “Sorun terör sorunu, terörü çöplüğe gönderiyoruz”
Teklife ilişkin MHP adına konuşan Feti Yıldız, sözlerine “50 yıllık terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzeriyiz, buna sevinin” diyerek başladı.
Yıldız, cumhuriyetin kuruluşu tarihinde herhangi bir sorun olmadığını ve kimsenin Türkiye Cumhuriyeti kuruluş tarihine iftira atamayacağını söyleyerek, sorunun terör sorunu olduğunu belirtti.
Terörün “sipariş bir proje olduğunu” ve Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin asli unsuru olduklarını da söyleyen Yıldız, “Milli birliği, milli kimliği, milli devleti korumak ve bin yıllık kardeşliği yaşatmanın” sonuna kadar arkasında olduklarını kaydetti.
Yıldız’ın isim vermeden bazı kesimler için “Tahakküm zincirleri kopuyor, bundan korkuyorlar. İstiyorlar ki kardeş olmayalım, çocuklarımızın tabutlarını taşıyalım” sözlerine İYİ Partili milletvekilleri “Bunu kim ister” diyerek müdahale etti. Yıldız, buna karşılık “Bağırmaya, çağırmaya ben pabuç bırakmam” diye yanıt verdi.
İsrail’in Gazze ve Lübnan’da sürdürdüğü askeri operasyonlara da dikkat çekerek, İsrail’in bölgede bir “garnizon devlet kurmak istediğini” ancak bu amacına ulaşamayacağını da belirtti.
DEM Partili Koçyiğit: “Demokrasi mücadele etmeden kazanılmaz”
Teklifin ilk imzacıları arasındaki DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise tarihi bir eşikte olunduğunu belirterek, DEM Parti olarak ilk kez bir teklifin ilk imzacısı olarak konuştuklarını vurguladı.
Koçyiğit “100 yıl önce emperyalistlerin çizdiği sınırların altüst olmakta olduğunu” savunarak, HAMAS’ın 2023 Aksa Tufanı saldırısıyla tüm dengelerin değiştiğini, Ortadoğu’nun ihtiyacı olanın “ülkelerin etnik temelli sınırlarla çizilmemesi olduğunu” belirtti.
Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının “Büyük Ortadoğu dönüşümünün” bir çağrısı olduğunu söyleyen Koçyiğit, bu çağrının “halkların özneleşme ve kendi kaderini ellerine alma çağrısı” olduğunu ifade etti. Koçyiğit bu sürecin kaybedeni olmayacağını belirterek, şöyle konuştu:
“Önümüze gelen metinde bizim de tam olarak uygun bulmadığımız, eksik bulduğumuz başlangıçlar var. Ama bu metnin önemini, tarihselliğini gölgelememelidir. Bu teklif uzun ve zorlu bir demokratik dönüşümün ilk adımını oluşturuyor” dedi.
Koçyiğit, “100 yıllık sorunların” müzakere ile çözme iradesinin ortaya konulduğunu söyleyerek, “Ağır bedeller ödedik ama bunu geride bırakmanın arefesindeyiz. 100 yıllık Kürt sorununu idam sehpalarından demokratik zemine taşımanın önü açılmıştır” dedi.
Bu teklifin Amasya ya da Erzurum genelgeleri ya da Cumhuriyetin kuruluşu gibi tarihsel önemde olduğunu savunan Koçyiğit, bunun uzun erimli bir demokrasi mücadelesi olduğunu ve demokrasinin mücadele etmeden kazanılamayacağını belirtti.
Koçyiğit’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederken “Her türlü riski ve sorumluluğu alan Sayın Abdullah Öcalan‘ı” da sayması İYİ Partili vekillerin tepkisine neden oldu. İYİ Partililer “Cumhurbaşkanı ile bebek katilini eşitleyemezsiniz” diyerek, Adalet Komisyonu’nun AKP’li başkanına “Neden müdahale etmiyorsunuz” diye sordu.




