Hasan Hastürer

Meclisi, yarım saat “kuş bakışı” izlemem yetti…

 “Fiber Optik Protokolü” Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda oy çokluğuyla kabul edildi.

   Pazartesi, görüşmelerin bir bölümünü, izleyici bölümünden “kuş bakışı” izledim. Yarım saatlik gözlemim, mukayeseli kanaat oluşumu için bana yetti de arttı.

   Oy çokluğuyla onayla, Fiber Optik Protokolü yürürlüğe giriyor mu?

   Cumhurbaşkanı Erhürman, Anayasaya uygunluk bakımında Anayasa Mahkemesi olarak da görev yapan Yüksek Mahkemeden görüş isteyecek. Bazıları “ne gereği var, imzala gitsin”, diyecek.

   Anayasa Mahkemesi’nin görüşü Anayasaya aykırılık yönünde olursa bu defada “Yargı Meclisin üzerinde mi?” diyenleri duyacağız büyük olasılıkla…

   Bu satırların yazarı olarak, bu tür konuların tartışılma süreçlerini, toplumsal deneyim açısından yararlı bulurum. Ortaya konulan tavırlar, sözlü sınava benzer. Bu tür sınavların bütünlemesi yoktur. Bunu da belirteyim…

***

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Küçük, “Fiber Optik Protokolü” konusunda görüşlerini, “Sayın Hasan Hastürer, Fiber Optik Protokolü konusunu çok önemli buluyorum. Görüşlerimi, uygun görürseniz okurlarınıza aktarmanız için size iletmek istedim” girişiyle birlikte bana iletti.

Ben de görüşlerini sizlere aktarmayı uygun buldum.

İşte, “Fiber Optik Yasasına Neden “Evet”, dedim?” sorusu ve devamından Hasan Küçük’ün görüşleri:

“Sürecin toplumsal menfaati açısından, Ek protokolün ivedilikle meclise gelmesini takip etmek siyasi sorumluluğumdur.

Fiber optik altyapı artık bir tercih değil; ülkelerin ekonomik gücünü, rekabet kapasitesini ve dijital geleceğini belirleyen stratejik bir zorunluluktur. Eğitimden ticarete, kamusal hizmetlerden gençlerimizin fırsat eşitliğine kadar birçok alan güçlü bir dijital altyapıya bağlıdır. Bu nedenle fiber optik yasasına “evet” oyu verirken hareket noktam nettir: Ülkemizin geleceğini ilgilendiren bu yatırımı desteklemek, ancak sürecin idari, teknik ve hukuki açıdan sağlam bir zemine oturmasını sağlamak.

Bu noktada ek protokol meselesi kritik önemdedir. Ek protokolün en kısa sürede Hukuk Komitesi’nin gündemine gelmesi hem sürecin şeffaf biçimde değerlendirilmesi hem de esas protokolün uygulamada sekteye uğramaması açısından hayati bir adımdır. Çünkü ek protokol; teknik işleyişi, idari sorumlulukların paylaşımını ve hukuki çerçevenin nasıl işleyeceğini netleştirecek düzenlemeleri içermektedir.

Esas protokolün 11’inci maddesi, taraflara ek protokol yapma yetkisi vermektedir. Bu nedenle Meclis’ten geçen esas protokol ile birlikte aslında ek protokolün hazırlanacağı çerçeve de ortaya çıkmıştır. Yani bu konu sonradan ortaya atılmış bir mesele değil; protokolün kendi yapısında öngörülmüş bir mekanizmadır. Önemli olan bu mekanizmanın gecikmeden ve doğru şekilde işletilmesidir.

Benim siyaset anlayışım açıktır. Siyaseti kriz üretmek için değil, çözüm üretmek için yapıyoruz. Amacım toplumsal bir kavga yaratmak değildir. Tam tersine ülkemizin ihtiyaç duyduğu büyük yatırımların toplumsal uzlaşı, şeffaflık ve güven içinde hayata geçmesini sağlamaktır. Bu süreçte tüm paydaşların iyi niyet temelinde hareket etmesi ve sorumluluk alması büyük önem taşımaktadır.

Bu konuda Sayın Erhan Arıklı Bakanın Meclis Kürsüsünden kamuoyu önünde Ek Protokol hazırlanacağı konusunda ortaya koyduğu siyasi taahhüt de ortadadır. Siyasette verilen söz yalnızca bir beyan değildir; aynı zamanda bir sorumluluktur. Siyaset kurumu güven üzerine ayakta durur. Biz de hem Meclis hem de kamuoyu adına bu sürecin takipçisi olacağız.

   Açık ifade etmek isterim ki; ek protokolün makul süre içinde hazırlanması, Hukuk Komitesi’nde tüm yönleriyle değerlendirilmesi ve ardından Genel Kurul gündemine gelmesi gerekmektedir. Böylece teknik işleyiş, idari yapı ve hukuki sorumluluklar netleşecek; süreç KKTC mevzuatına uygun, şeffaf ve güvenilir bir zeminde ilerleyecektir.

   Aksi halde ortaya çıkacak belirsizlikler yatırımın sağlıklı ilerlemesini zorlaştırır. Bu nedenle ek protokolün gecikmeden hayata geçirilmesi yalnızca siyasi bir mesele değil, aynı zamanda ülkenin geleceği açısından bir sorumluluktur.

Bizim siyaset anlayışımız nettir:

Gerilim değil çözüm üretmek, belirsizlik değil güven oluşturmak, kavga değil uzlaşıyla sonuç almak.

Fiber optik yasasına verdiğim destek de bu anlayışın bir sonucudur. Çünkü mesele yalnızca bir yasa meselesi değil, ülkemizin dijital geleceği meselesidir.

Ancak şunun da altını açıkça çizmek isterim:

   Siyasette yetki alan herkes, verdiği sözün de sorumluluğunu taşır.

   Ek protokolün hayata geçirilmesi, sürecin şeffaf yürütülmesi ve esas protokolün sekteye uğramaması için bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağım. Siyasi desteğimle, siyasi takipçisi de olacağım.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu