Kıbrıs Türkü’nün Güvenlik Endişesi Yoktur…

Hayatım boyunca yaşadığım kaçıncı savaş olduğunu bilmiyorum, saymadım.
Yaklaşık bir haftadır yine savaş gündemiyle yatıp, savaş gündemiyle kalkmaktayız.
İran’a yönelik Amerikan-İsrail saldırıları sırasında üzerinde yaşadığım ada olan Kıbrıs da nasibini aldı.
Ada’nın güneyinde yer alan iki İngiliz üssünden birisi olan Ağrotur saldırıya uğrayınca savaş ile resmen tanışmış olduk.
Güney Kıbrıs bu durum karşısında diğer tüm ülkelerin yanı sıra aynı zamanda üç garantörden birisi de olan Yunanistan’da yardım istedi ve aldı.
Yunanistan hava kuvvetlerine bağlı dört f-16 savaş uçağı resmen Güney Kıbrıs’a konuşlandı ve görev yapmaya da başladı.
Bunun yanı sıra Fransa ve İngiltere’den de savaş gemileri, hava savunma sistemleri ve buna bağlı diğer savunma unsurları da gelmeye başladı.
Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis başta Avrupa Birliği üyeleri olmak üzere, konuştuğu her ülkeden savunma desteği talebini halen sürdürmekte.
Ada’nın güneyi tam bir paranoya içerisine hapsolmuş durumda.
Kuzey’de ise işler tamamen farklı bir boyutta.
Burada son gündem akaryakıta yapılan zam oldu.
Bir ara “sığınaklar nerede” diye hafif bir gündem oldu ama uzun sürmedi.
Gündelik yaşam sürerken, savaşla ilgili en fazla konuşulan konu ise tatil için Dubai’ye giden ve savaş çıkınca orada mahsur kalan KKTC vatandaşlarının son durumu…
Güney’e ciddi bir endişe hakimken Kuzey’de bundan eser yok…!
Savunma amaçlı takviye talep eden de yok…
Neden olsun ki..?
Çünkü Kıbrıs Türkü’nün güvenlik endişesi yok.
Yaşanan herhangi bir olay üzerine azıcık endişelenen herkes yüzünü kuzeye, Türkiye’ye çevirip oradan gelen açıklamaları duyunca derin bir “oh” çekiyor ve normal hayatına geri dönüyor.
Durum elbette ki vahim ve savaş hemen yanı başımızda.
Bunu inkar eden ya da görmezden gelen yok.
Ama işin bir de somut gerçeği de var ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana, Kıbrıs Türk Halkı da 50 yılı aşkın bir süredir güvenlik endişesinden uzak bir hayat sürmektedir.
Ve bu da Kıbrıs’ta garantör olarak bulunan Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Türk Silahlı Kuvvetleri sayesindedir.
Son olay da göstermiştir ki gelişen her türlü farklı tehdide karşı bu garantörlük güçlü bir şekilde dimdik ayaktadır.
Kıbrıs Türk Halkı da bunun farkındadır.
