Aziz KARAAZİZYazarlar

Ülke Gündemine Guterres Arası Vermeden Önce

Çok değil, üç gün sonra ülkemizi bambaşka bir hava sarmış olacak.
Ama bu ne balkanlardan gelen soğuk hava ne de dünyayı yakıp kavuran El Nino olacak.
Bizi saracak olan hava BM Genel Sekreteri Guterres’in yaratacağı hava olacak.
Umutlarını “bir başka bahara” diyerek rafa kaldırmış olanların bile temkinli davrandığı bir süreçteyiz.
Evet, BM Genel Sekreteri geliyor gelmesine de acaba ne getirecek ve neyi değiştirecek sorusu tüm akıllarda mevcut.
Eskiden olsa “çözüm geliyor” başlıkları havada uçardı.
Ama öyle olmadı.
Çünkü artık o kadar çok başarısız süreç biriktirdik ki kimse somut bir adım görmeden sesini çıkarmıyor, çıkaramıyor.
Nasıl çıkarsın ki..?
Bizim elimizde olan bir süreç değil.
Tamamen Rum tarafının domine edeceği bir süreç daha var önümüzde.
Aynı diğerleri gibi.
O nedenle de bu seferkine de temkinli bakmaktayız.
Bu konuları haftaya çok fazla konuşacağız.
Ülke gündemi tamamen Kıbrıs konusuna teslim olacak.
O nedenle de son bir fırsat diyerek iç siyaset gündemine ilişkin birkaç kelam edelim.
Son derece enteresan şeyler oluyor.
İlk başlarda iktidar ile muhalefet arasında yaşanmakta olan seçim tarihinin ne olacağı meselesi şimdi iktidarın kendi iç tartışması oldu.
Hem de öyle bir oldu ki muhalefet tamamen sustu ve dışarıda kaldı.
Elbette ki bu bilinçli bir davranıştır, bir stratejidir.
Ama görüntü olarak da ilginç bir durum oluşmuştur.
İktidar partileri şimdi iki seçim aynı gün olur mu olmaz mı başlıklı bir çekişme içerisinde.
Bunun yanında ayrıca “icraatlar kimin” serzenişleri de var.
Ortaklar seçimde kendi aralarında da kıran kırana mücadele edeceklerinin güçlü sinyallerini vermeye başladılar.
Bu ilk bakışta CTP adına bir avantaj gibi görünse de aslında ilerleyen dönemde iktidar partilerinin tabanlarının uyanışını sağlayacak ve durum değişecektir.
Özellikle de UBP tabanı kendi siyasi çizgisinde olan partilere karşı daha reaksiyon veren bir yapıda.
Bu nedenle de DP ve YDP’den gelecek hamleler UBP tabanını diriltmeye yarayacaktır.
Benzer durum belli ölçüde de olsa DP ve YDP’de de yaşanacaktır.
Yazın tam ortasındayız.
Belki de bu nedenle CTP biraz hız kesmiş görünmekte.
Ama medyada yer almasa da sahada örgütlerin tüm hızıyla çalışmakta olduklarını da biliyoruz.
İşte bu da CTP’nin en büyük avantajı, çünkü iktidar partileri henüz sahaya inmiş değiller.
Bireysel bazı faaliyetler dışında kayda değer bir saha çalışması henüz yok.
UBP Başkent’te bir afiş rüzgarı estirdi.
Belli ki bu ilk adımdı.
Arkası peşi sıra gelir mi yoksa biraz ara verilir mi orasını bilmiyoruz.
Ama ilk dalganın etkisi son derece başarılı oldu.
Sonuçlar gelmeye başladı ve bir memnuniyet var.
Özet olarak, sağ partiler kendi aralarındaki sataşmalar ile tabanlarını harekete geçirmeye başladılar.
CTP ise saha çalışmalarını hızlandırdı.
Her iki cephe de kendi açılarından çalışmalarını sürdürmekte.
Pazartesi bir ara olacak.
Ülke BM Genel Sekreteri’ne odaklanacak.
En fazla bir hava sürecek olan bu havanın sonrasında iç siyasetin durum analizini daha rahat yapabileceğimiz bir hava mutlaka oluşacaktır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu