Dünya

ABD-İran gerilimi tırmanıyor: İran halkı umutsuz…

Ortadoğu’da ABD ile İran arasında askeri gerilim tırmanıyor, umutsuzluğun arttığı İran toplumunda ise endişeli bekleyiş hakim.

ABD’nin, İran’ın etrafında, son yılların en büyük askeri gücünü konuşlandırması,  askeri müdahale endişesini arttırdı.

ABD Başkanı Donald Trump, beklentilerini kabul etmesi için Ali Hamaney liderliğindeki Tahran rejimine diplomatik ve askeri baskıyı artırmaya devam ediyor.

Trump’ın, USS Abraham Lincoln’dan sonra bölgeye gönderdiği ikinci uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un dün Yunanistan’ın Girit adasındaki Suda Deniz Üssü’ne ulaştığı bildirildi.

Stratejik konuma sahip bu Amerikan hava ve deniz üssü, ABD’nin Doğu Akdeniz’deki en büyük üssü olma özelliğini taşıyor, ayrıca Ortadoğu’ya yönelik operasyonları açısından da “kilit lojistik merkezi üs” olarak değerlendiriliyor.

İran’dan tatbikat ve süpersonik CM-302 füze hamlesi

Bu arada İran’ın da ABD’nin olası saldırılarına karşı koymak için hazırlıklarını sürdürdüğü bildiriliyor.

İran bugün Devrim Muhafızları’nın ülkenin güney kıyılarında askeri tatbikatlar düzenlediğini duyurdu.

Tatbikata insansız hava araçları, gemiler ve amfibi gemilerinin katıldığı, ayrıca kıyıdan denize topçu atışlarının yapıldığı, füze birliklerinin de Devrim Muhafızları’nın envanterine giren yeni bir füze sistemini denedikleri belirtildi.

İran Devrim Muhafızları tarafından Hürmüz Boğazı açıklarında yürütülen tatbikat esnasında denizde meydana gelen patlama.
İran Devrim Muhafızları tatbikatlarını sürdürüyor.

Tahran’ın ayrıca Çin yapımı süpersonik CM-302 füzelerini satın almak için Pekin ile anlaşmak üzere olduğu yönündeki haberler geniş yankı buldu.

Süpersonik füzelerin yaklaşık 290 kilometre menzile sahip olduğuna dikkat çeken savunma uzmanları, İran’ın bu füzeleri teslim alması durumunda, ABD’nin bölgedeki gemilerini hedef alabileceğine işaret ederek “bu oyunun kurallarını tamamen değiştirir” diyor.

İran Savunma Bakanı: Unutulmaz bir ders veririz

İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, bugün Ermenistanlı mevkidaşı Suren Papikyan ile görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada, ABD’nin olası askeri müdahelesine işaret ederek, “İran İslam Cumhuriyeti savaş arayışında değil, ancak savaş dayatılırsa, güçlü bir şekilde kendini savunacak ve düşmanlarına unutulmaz bir ders verecektir” dedi.

İki ülke arasında bölgede askeri tansiyon tırmanırken dikkatler, bölgesel bir savaşı önlemesi umut edilen diplomatik çözüm çabalarına çevrildi.

ABD ve İran arasında Umman arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin üçüncü turunun Perşembe günü Cenevre’de yapılması planlanıyor.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Ravançi, bugün yaptığı açıklamada ABD ile yürütülen müzakereleri hızla sonuçlandırmak ve en kısa zamanda bir uzlaşı sağlamak istediklerini duyurdu.

İran halkı ne diyor?

ABD’nin ağır yaptırımlarının yol açtığı ekonomik sıkıntılar ve İslami rejimin Ocak ayında binlerce protestocunun ölümüne yol açan baskısı altında ezilen İran halkının büyük bir bölümü umutsuz.

İran toplumunda savaş endişesi hakim. Bir giyim mağazasında çalışan 29 yaşındaki Sepideh Bafarani, “Her sabah, beynimde kaosla uyanıyorum” diyerek, muhtemel bir savaştan ve kötü ekonomik gidişattan endişe duyduğunu aktarıyor.

Başkent Tahran’da yaşayan 54 yaşındaki Rasool Razzaghi de “Tahminim şu ki, eğer her iki taraf da söylediklerini gerçekten kastediyorsa, bir savaş başlayacak,” diyor.

Ocak ayındaki protesto gösterileri sırasında Tahran'daki protestocuların ateşe verdikleri araçlar yanarken.
İran’da rejim, ekonomik sıkıntılar nedeniyle başlayan protesto gösterilerini kuvvet kullanarak bastırınca binlerce kişi hayatını kaybetti.

68 yaşındaki taksi şoförü Hassan Mirzaei ise savaştan söz edilmesinden derin üzüntü duyduğunu aktarıyor. “Hiçbir umudum yok, şoktayım” diyen Mirzaei, sözlerini “İki yetim torunum var ve onları beslemek için çalışmam gerekiyor” diye sürdürüyor.

İsmini paylaşmak istemeyen bir başka İranlı da “Herkes endişeli çünkü Amerika gibi bir ülkeyle savaşın sonuçları ağır” diyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Bir zamanlar Irak’la sekiz yıl savaştık, ama bizimle aynı seviyede bir ülkeydi. Amerika, İsrail ve NATO ile savaşa girmek çok korkunç ve öngörülemez sonuçlar doğuracak. Ama ne yapabiliriz… Ülkeyi terk edemeyiz.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu