Hristodulidis “tahrik” Stratejisi ile Neyi Amaçlıyor..?

Artık her şey çok net bir şekilde belli oldu.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis Kıbrıs konusunda kendisine göre belirlemiş olduğu bir yolda ilerleyecek.
Bu yolun net detaylarını henüz bilmiyoruz.
Ama kesin olan, asla adil bir çözümü hedeflemediğidir.
Bunu nereden anlıyoruz..?
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleşen seçim sonrasında, farklı bir isim seçildi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman hedefinin bir çözüme ulaşılması olduğunu söyleyerek kazandı ve görevine başladı.
Ama karşı tarafta bu durum hak ettiği karşılığı göremedi.
Hristodulidis belli ki karşı tarafı tahrik ederek farklı bir ortam yaratmaya niyetli.
Bunun en temel nedeni iki gün sonra gireceğimiz 2026 yılında yapılacak olan Rum parlamentosu seçimleridir.
Bu seçim Hristodulidis açısından önemlidir.
Çünkü oluşacak aritmetik onun iki yıl sonra, yani 2028’deki seçiminde belirleyici olacaktır.
Görünen odur ki, Hristodulidis uzlaşı yerine kavgayı tercih edecek.
Rum kamuoyunun son dönemlerde yapılan anketlerde ortaya koyduğu eğilimler belli ki Hristodulidis’in seçim stratejisinde belirleyici oldu.
Karşı tarafı, yani bizim tarafı tahrik ederek ortaya gergin bir hava çıkaracak ve bundan da Türk tarafını sorumlu tutarak kazançlı çıkacak.
İşte tam bu noktada Kıbrıs’ta artık Birleşmiş Milletler’in (BM) yapacak bir işi kalmadığı gerçeğini önümüze koymalıyız.
Çünkü BM şu ana kadarki performansı ile Hristodulidis’in oyununa geldiğini göstermiştir.
Kıbrıs’ta eğer gerçekten iki tarafın bir ortaklık kurması isteniyorsa BM bir an önce aradan çekilmelidir.
Bu kadar net..!
BM parametreleri denilen geçmiş yılların başarısızlıkları ve yanlışları ile varılacak yol yine hüsran olacaktır.
Ve bu hüsranın bedelini bir kez daha Türk tarafı tek başına göğüsleyecektir.
Hristodulidis’in oyunları da bu beklenti çerçevesindedir.
O nedenle de bizim bir an önce BM parametreleri yerine kendi parametrelerimizi kurmamız şart olmuştur…

