Hasan Hastürer

Dünkü görüşme, bin sekiz yüz saniyede bittiyse….

 

 

Şekil özden değerli olursa ne olur? Amaçla araç, yer değiştirir.

Amaçla araç, yer değiştirirse ne olur? Kıbrıs sorununda çözümün unutulması, müzakerelerin, çözümün önüne geçmesine benzer bir durum ortaya çıkar.

Atatürk’ün söylediği kabul edilen bir söz var.

HİÇ BİR MAZERET BAŞARININ YERİNE TUTAMAZ.

Eğer amacı çözüm olması gereken müzakereler bir biçimde devam ediyorsa, hangi tarafın ne kadar suçlu olduğu bir yana sonuçta bir başarısızlık söz konusudur.

Başarısızlıktan kazançlı olan taraf olabilir mi?

Elbette olabilir.

Çözüm arandığına göre, çözüm gerektiren bir durum var demektir. Taraflı tarafsız herkes, Kıbrıs sorunu diye bir tanımlama yapıyorsa, devam eden bir Kıbrıs sorunu vardır. İşte bu noktada çözümsüzlükten Kıbrıs sorununun ilk iki ana tarafı olan Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların, kar – zarar analizini yapmak gerekir.

Hangi taraf daha çok şikayet ediyorsa, o taraf, daha çok zarar gören, mevcut durumdan kazancı devam eden taraf ise, sürecin, başarısızlığın, kazançlı olan taraftır.

***

Lafı fazla dolandırmaya hiç gerek yok.

1974 Barış Harekatında, Türk Silahlı Kuvvetleri, garanti anlaşmasının içeriği ne olursa olsun, Kıbrıslı Türklerin güvenliğini düşünerek belirlenen hedeflere ulaştı.

Sürdürülebilir ekonomi ve başarıya ulaştıran siyasetle taçlandırılamazsa, askeri başarı taçlandırılmış sayılmaz.

Yarası olan gocunsun…

Rum tarafı Kuzeyden Güneye göç eden ve 200 bin dolayında Rum göçmenin yarattığı sıkıntıları tedavi etmeyi başardı. Türk tarafının hatalı siyasetleriyle ellerini, kollarını sallayarak Avrupa Birliği’ne üye oldular. Hem de Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının ilgili maddeleri çiğnenerek.

Biz şikayet ettikçe Rum liderliği Narsist bir psikolojiyle tatmin oldu.

Kıbrıs Cumhuriyetinden Rum işgaline engel olamadık. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, New York’ta sınırlı kabul görürken, Hristodulidis, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuştuğu BM Genel Kurul kürsüsünden konuşup, Türkiye’ye saldırabiliyor.

***

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yorucu, sıkıştırılmış bir program için New York’a gitti. BM Genel Sekreteri Guterres’le yapılan görüşme de, üçlü görüşme de tamamen şeklendi. İçeriği boş veren görüşmelerin süresi bile bunun anlaşılmasına yeter de artar bile.

Eylül ayı BM’de Genel Kurul dönemidir.  Eylül ayında bir anlamda ‘uluslararası sorunlar panayırı’, kurulur… Özellikle, sorunların tarafları önceden hazırlıklı gider ve sesini duyurur.

***

Dünkü görüşme 30 dakikada, 1800 saniyede başlayıp bitti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, New York’ta görüşmeye katılımının, Türk tarafının diyaloga açık olduğunun ve iki halk arasındaki temasların geliştirilmesine verdiği önemin açık göstergesi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, yıllardır federal temelde yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kaldığını hatırlatarak, “Federal çözüm denemeleri artık geride kalmıştır. Çözümün yolu, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı, yan yana yaşayan iki devlettir” dedi. Tatar, “Değişim, oyunun kuralları değiştiğinde gelir” sözleriyle vizyonunu net bir şekilde dile getirdi.

Rum haber kaynakları da sıcağı sıcağına izlenimleri aktardı. Nikos Hristodulidis’e göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar toplantıya agresif bir şekilde Güney Kıbrıs’ın eylemleri hakkında birçok suçlama ve şikayetle katıldı. Hristodulidis, “Benim cevabım, buraya herhangi bir suçlama oyununa girmek için gelmediğim, buraya müzakerelere yeniden başlama yönündeki mutlak siyasi irademi ifade etmek için geldiğim yönündeydi” dedi.

***

19 Ekim’de KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi var.  Seçime giderken, Tatar, New York’ta , “Federal çözüm denemeleri artık geride kalmıştır. Çözümün yolu, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı, yan yana yaşayan iki devlettir” diyerek, müzakere defterinin kapatılması ve KKTC’nin tanınma seferberliğini de işret etti.

Rum liderliği YAN YANA İKİ DEVLETİ, DUYDUĞU ZAMAN KIRMIZI GÖRMÜŞ BOĞA GİBİ DAVRANIYORSA, bu kapsamda bir çözümü müzakere etmesi neredeyse imkansızdır.

Bu durumda, yeni siyaset, Rum’un rızasına kalmadan, KKTC’nin tanıtılmasını ileri götürmelidir. Beş yıl önceki Maraş açılımı, beş yılda ileri götürülmedi. Son gelişmelerden sonra Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Maraş açılımıyla ilgili görüşünün ne olacağı da merak ediliyor.

Hristodulidis , eyleme dönüşmeyen sözlerden etkilenmiyor.  

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu