Gözügüzelli: İsrail’in toprak alımları sıradan yatırım değildir

Akademisyen Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, KIBRIS TV’de katıldığı programda Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Güney Kıbrıs’ın askeri hamleleri, İsrail bağlantılı toprak alımları, Kıbrıs sorunu ve bölgesel güvenlik risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
KIBRIS Özel
Gözügüzelli, Güney Kıbrıs’ta İsraillilerin gerçekleştirdiği arsa ve toprak alımlarının ciddi bir stratejik risk oluşturduğunu savunarak, “Güney Kıbrıs ve İsrail özelinde icra edilen toprak alımları çok tehlikeli bir sürece işaret ediyor. Ne inşa edecekleri tam anlamıyla açıklanmamış olsa da bu şekilde değildir. İsrail’in Filistin’i işgali senelerce toprak alımları üzerinden ilerledi” dedi.
İsrail’in bölgede yayılmacı bir politika izlediğini öne süren Gözügüzelli, “İsrail hukuk tanımıyor, insan tanımıyor. Bölgenin barış ve güvenliğini önceleyen bir anlayışla değil, tamamen teolojik zeminde ortaya koyduğu yayılımcı ve maksimalist taleplerle hareket ediyor. Büyük İsrail projesini gerçekleştirmek için çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
“Fransa’nın Güney Kıbrıs hamlesi egemenlik haklarına müdahaledir”
Doğu Akdeniz’de Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında gelişen askeri iş birliklerine de değinen Gözügüzelli, Fransa’nın bölgede kalıcı askeri varlık hedeflediğini ileri sürdü.
Gözügüzelli, “Fransa ile Güney Kıbrıs’ın askeri anlamda kurduğu ittifak, özellikle deniz yetki alanlarında ve hidrokarbon sahalarında Mavi Vatan’a karşı pozisyon alma arayışıdır. Fransa, Güney Kıbrıs’ta askeri kuvvetlerini kalıcı konuşlandırmaya dönük bir zemin oluşturmaktadır. Bu, Kıbrıs Türkünün egemenlik haklarına açık ve net bir tecavüzdür” dedi.
“Bu adada işgal yoktur”
Rum tarafının uluslararası kamuoyunda “işgal” söylemi üzerinden Kıbrıs meselesini çarpıttığını savunan Gözügüzelli, “Bu adada işgal yoktur. Rum tarafına her fırsatta bunun dillendirilmesi gerekmektedir. Tarih çarpıtılmıştır. EOKA’nın bir terör örgütü olduğu gerçeği de çarpıtılmaya çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Karma evliliklerde ayrımcı uygulamalar yapılıyor”
Karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık süreçlerine ilişkin de konuşan Gözügüzelli, Rum tarafındaki bazı uygulamalara dikkat çekti.
Gözügüzelli, “Türklerin, özellikle Türkiye vatandaşı olan kişilerin çocuklarına yurttaşlık verilmesi noktasında Güney Kıbrıs’ta ciddi sıkıntılar yaşandığı yönünde bilgiler var. Hatta kimliğini almak isteyen bazı kişilerin Hristiyan olmaya itildiğine dair ihbarlar aldık. Bu ciddi bir sıkıntıdır” dedi.
“ELAM’ın yükselişi federasyon tartışmalarını daha da riskli hale getiriyor”
Rum tarafında aşırı sağın yükselişine işaret eden Gözügüzelli, ELAM’ın söylemlerini eleştirerek, “ELAM açıkça kuzeyi tanımadığını, kuzeydeki otoriteyi, mahkemeyi ve kimliği kabul etmediğini söylüyor. Bizi aleni olarak azınlık gören bir anlayış var. Böyle bir siyasi ortamda federasyon denilen modelin yarın nasıl kaotik bir yapıya dönüşeceğini iyi düşünmemiz gerekir” diye konuştu.
“Kıbrıs Türk halkının artık görünür bir devleti vardır”
KKTC’nin egemenlik temelinde savunulması gerektiğini belirten Gözügüzelli, “Kıbrıs Türklerinin artık özgün bir kimliği vardır, görünür bir devleti vardır. Türk Devletleri Teşkilatı’nda bayrağı gösterilen, temsiliyeti sağlanan bir statü söz konusudur. Dünya jeopolitiği değişiyor. Biz de ne olduğumuzun farkına varmalıyız” ifadelerini kullandı.
“Kavganın kopacağı yer Kıbrıs olabilir”
Bölgesel gelişmelerin Kıbrıs için ciddi riskler barındırdığını belirten Gözügüzelli, “Kavganın kopacağı yer Kıbrıs olabilir. Kıbrıs üzerinde bu kadar askeri yapılanma, uluslararası hukuku ve garantörlük anlaşmalarını yok sayarak yürütülen adımlar, elzem şekilde dikkate alınmalıdır” dedi.
Gözügüzelli, İsrail-İran gerilimi, Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik ve enerji projeleri nedeniyle önümüzdeki yılların kritik olacağını ifade ederek, Türkiye’nin bölgede “soğukkanlı bir diplomasi” yürüttüğünü söyledi.
“Ulusal güvenlik meselelerinde birlik olunmalı”
Kıbrıs Türk halkının ulusal güvenlik meselelerinde ortak tavır göstermesi gerektiğini vurgulayan Gözügüzelli, “Siyasette istediğiniz kavgayı yapın ama ulusal güvenlik gibi meselelerde birlik olunmalıdır. Bu konularda ses çıkarmak barış karşıtı olmak değildir. Kıbrıs Türkünün hak ve menfaatlerini koruma iradesinin göstergesidir” ifadelerini kullandı.
“Türkiye bu adada işgalci değildir”
Türkiye’nin adadaki varlığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gözügüzelli, “Türkiye bu adada işgalci değildir. Türkiye sadece Türklerin değil, Rumların da güvenliğini sağlama hakkına sahip garantör devlettir. Bunu kimsenin ortadan kaldırması mümkün değildir” dedi.




