Derviş Doğan

Müdahale Gölgesi ve Sessizliğin Soru İşaretleri

Ekim ayında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru yaklaşırken, Ankara’nın Ersin Tatar lehine başlattığı siyasi müdahale çabaları artık gözle görülür bir hal aldı. Devlet olanaklarının, medya organlarının ve siyasi baskı kanallarının bir aday lehine mobilize edilmesi, sadece seçimlerin meşruiyetini değil, halkın iradesini de doğrudan tehdit ediyor.

 

Bu müdahaleler yeni değil. 2020 seçimlerinde yaşananlar hâlâ hafızalarda taze. Ancak bu kez bir fark var: Toplum bu dış müdahale girişimlerine karşı çok daha bilinçli ve tepkili. Ne var ki, seçimin en güçlü adaylarından biri olan Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin adayı Tufan Erhürman’ın bu konuda kamuoyuna güçlü bir duruş sergilememesi büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor.

 

Erhürman, bilgi birikimi, demokratik duruşu ve temsil ettiği gelenek açısından bu tür antidemokratik müdahalelere en güçlü tepkiyi verebilecek konumda. Ancak şu ana kadar yaptığı açıklamalar, süregelen müdahale girişimlerinin üzerine gitmek yerine, meseleyi görmezden gelen bir çizgide ilerliyor. Oysa halk, sadece iyi bir yönetici değil, aynı zamanda halk iradesine sahip çıkacak bir lider arıyor. Sessizlik, bu süreçte bir tür onay olarak algılanabilir.

 

Kıbrıs Türk halkı, kendi geleceğini tayin etme hakkına sahiptir. Bu hakkın dış güçlerin çıkarlarına kurban edilmesine hiçbir demokratik aktör sessiz kalmamalıdır. Seçimlere dışarıdan yapılan her müdahale, sadece demokrasiyi zedelemekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal iradeye ve aidiyet duygusuna da zarar verir.

 

Tufan Erhürman’ın, akademik ve siyasi geçmişiyle bu gerçeği herkesten iyi bildiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, ona düşen görev sadece kampanya yürütmek değil, aynı zamanda halkın iradesine yönelen her türlü dış müdahaleyi açıkça ifşa etmek, bu konuda ulusal ve uluslararası kamuoyunu bilgilendirmek ve seçimi sadece bir siyasi yarış değil, aynı zamanda demokrasi mücadelesine dönüştürmektir.

 

Siyaset, sadece seçim kazanmakla ilgili değildir. Bazen bir duruş sergilemek, bir yanlışa karşı açıkça tavır almak, seçim zaferinden çok daha büyük bir siyasi miras bırakabilir. Kıbrıs Türk halkı bu duruşu bekliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu