Bu Maçın Galibi Yok, Kaybedeni Çok

Tam üç hafta geldi ve geçti..!
Hükümetin 30 Mart’ta Meclis Genel Kurulu’na yasalaşması için getirdiği hayat pahalılığım uygulaması, tam üç hafta sonra yeniden meclis komitesine geri döndü.
Üç uzun hafta geçti ve ne yazık ki bu konuda tek bir adım dahi atmadık, atamadık.
Yapılan eylemler ve bu eylemlere bağlı olarak tasarının yasalaşmaması ve komiteye geri çekilmesi elbette ilk bakışta bir başarı olarak görülebilir.
Sendikalar onay vermedikleri bir uygulamaya karşı çıkmış ve hayata geçmesini engellemişlerdir.
Olayı bu cümle ile anlattığımızda sendikalar ve muhalefetin galip geldiğini de söyleyebiliriz.
Ama iş öyle değil.
Sonuç olarak ortada kaybedilen üç haftalık bir süre vardır.
Ve bu süre hepimizin kayıp hanesine yazılmıştır.
Tedbir almadığımız her günün bir geri dönüşü olacaktır.
Bu geri dönüş de ciddi kayıplara yol açacaktır.
Sorumlusunun kim olduğuna bakmaksızın hepimize dokunacaktır.
O nedenle “galibi yok, kaybedeni çok” dedik.
Hükümet uygulamayı en başından taraflara anlatmadan ani bir hamle ile hayata geçirmek isteyerek hata yapmıştır.
Ardından Kanun Hükmünde Kararname kontrası ile buna devam etmiştir.
Sonrasında da bu hatasında ısrar ederek daha da büyük bir hata yapmıştır.
Günün sonunda iş dönüp dolaşıp en başa geri gelmiştir.
Şimdi top meclis komitesinde.
Ama iş artık ekonomik önlem olmaktan çıkmıştır.
Konu tarafların uzlaşı arayışı haline gelmiştir.
Büyük ihtimalle de çıkacak olan sonuç “ne şiş yandı ne de kebap” şeklinde olacaktır.
Ama şunu da unutmamak gerekir ki, hayat pahalılığı uygulaması almamız gereken tek tedbiri değildir.
Sorun büyüktür ve daha yapmamız gereken çok iş, almamız gereken çok tedbir bulunmaktadır.
En başta Ticaret Odası bu konuda çok makul bir öneri yapmıştı.
Ekonomik tedbirlerin tüm tarafların bulunacağı bir komitede ele alınması son derece yapıcı ve mantıklı bir öneriydi.
Ancak olmadı.
Belki bu kadar kavganın sonrasında bunu başarırız…

