Siyasetin Bir Adım Ötesine Geçemedik…

Çok sıcak günler yaşıyoruz.
Biz gazetecilerin genellikle gündemdeki konuların yoğunluğunu anlatmak için kullandığımız bu ifade benzetme olmaktan çıktı gerçeğe dönüştü.
Küresel ısınmayla birlikte yaşanan iklim değişikliğinin etkilerini doğrudan hissediyoruz.
Bir Akdeniz ülkesi olan Kıbrıs Adası’nın insanları olan bizler bile sıcak günlere alışık olmamıza rağmen bugünlerde maruz kaldığımız dereceler karşısında zorlanmaktayız.
Küresel ısınmanın yarattığı bir çok olumsuzluk arasında orman yangınları ilk sırada yer alıyor.
Türkiye’nin bir çok yerinde çıkan yangınlarla tam anlamıyla savaş veriliyor.
Sadece doğa ve yerleşim yerleri değil, ne yazık ki insanlar da doğrudan etkileniyor. Can kayıpları yaşıyoruz…
Hem vatanımız hem de canımız yanıyor…
Son olarak önceki gün Güney Kıbrıs’ta başlayan yangın da kelimenin tam anlamıyla bir felakete dönüştü.
İki köy tamamen yanarken, yangından kaçamayan iki kişi de yanarak hayatını kaybetti.
Bu satırların yazıldığı anlarda yangın ne yazık ki tüm hızıyla sürmekteydi.
Umarım okunduğu saatlerde artık sönmüş, en azından control altına alınmış olur.
Her yangında olduğu gibi bu yangında da taraflar birbirlerine yardım teklif ettiler.
Ve yardım ret cevabı aldı…
Çünkü siyaset işte böyle bir şeydir.
Hayatta bazı şeyler siyasete bırakılmayacak kadar değerlidir.
Üzerinde yaşadığımız doğa da bunlardan birisidir.
Kıbrıs’ta taraflar görüşmek için dünyanın bir diğer ucuna kadar giderken, üzerinde yaşadıkları doğayı korumak adına tek bir ortak adım dahi atamıyorlar.
Tamamen siyaset yüzünden…
Oysa doğal afetlerle ortak mücadele, özellikle de bu konu, yani orman yangınları iki tarafın ortaklaşa kuracağı bir mekanizma ile yönetilebilirdi.
Farklı bir çok konuda çalışan ortak komiteler var.
Doğal afetlerle mücadele ortak komitesi de derhal oluşturulmalıdır.
Siyasetin dışından iki eş başkanla bu iş gayet güzel yürüyebilir.
Ortak yapılabilecekler çerçevesinde bir hareket planı yapılır ve böylesi felaketlerde derhal işbirliği çerçevesinde harekete geçilir.
Siyasi bir kararı beklemeden…
Önemli nokta bu..!
İş siyasete kaldığında olanları gördük…
Bu noktada Türk tarafının işbirliği önerisinin ne kadar doğru ve de gerekli olduğu da ayrıca görüldü..
Acı bir tecrübe oldu.
Keşke bu kadar acı olmadan görülebilseydi.
Bir musibet bin nasihatten evladır atasözünde olduğu gibi, bugüne kadar söyledik ama olmadı.
Yaşadığımız felaket umalım da bundan sonrası için doğruları bulmamıza neden olsun…
Siyasetin değil insanlığın öne çıktığı anlayışlar hakim olsun…

