Kıbrıs

“Serdar Denktaş’ın “akil adamlığına” ve tecrübesine ihtiyaç var.”

Mehmet Ekin Vaiz, sosyal medyada çarpıcı Serdar Denktaş değerlendirmesi yaptı. İşte o değerlendirmenin tamamı:

Serdar Denktaş’la ilgili tartışmaları dikkatle izliyorum. Kendisi ile iki kez profesyonel olarak çalışma fırsatım oldu bir tanesi dörtlü koalisyon öncesi genel seçimde, diğeri ise Gencay Eroğlu’nun Lefkoşa Belediye Başkanı adayı olduğu seçimde.
Şu anda bir bağımız yok bu yüzden konuyla ilgili 1-2 kelam etmek istedim.

Dörtlü koalisyon öncesi seçimde rejimin egemen tasarımcıları Serdar Denktaş’ı ve Demokrat Parti’yi o seçimde baraj altı bırakıp aslında daha o zamandan kendisinin ve partisinin siyaset dışı kalmasını tasarlamışlardı.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymayınca Serdar Denktaş barajı geçti ve kendisine yapılanı da unutmadı.

Tüm baskılara rağmen o dönem UBP ve YDP ile değil, CTP, TDP ve HP ile koalisyon kurdu. Dörtlü koalisyon bana göre Kıbrıslı Türklerin sandıktan gelen iradesini en çok temsil eden, herhangi bir dış müdahale veya kurultay müdahalesi olmaksızın görev yapan en son koalisyondu.

Bu arada yeri gelmişken şunu da söyleyeyim dörtlü koalisyonun bozulması konusunda Kudret Özersay’ı en çok eleştirenlerden birisi oldum ancak kendisinin bu konuda gerçekten pişman olduğunu ve şu anda da ciddi bir muhalefet yaptığını düşünüyorum.

Unutmamak gerekir ki hiç hata yapmadığını iddia eden bir insan ile yaptığı hatalardan ders çıkaran insan aynı değildir.

Serdar Denktaş’a geri dönecek olursak dörtlü koalisyon öncesi meşhur bir anket şirketinin Serdar Denktaş’ı barajaltı gösterdiği hatta Serdar Denktaş’ı bir otelde sarhoş olarak gördük demesi üzerine Serdar Bey’in “Evet otelde biraz içmiştim ama anket şirketinin benden istediği parayı duyunca ayıldım.” demesini hiç unutmuyorum. Dörtlü koalisyon döneminde Serdar Denktaş, KKTC Maliyesini aylarca Türkiye’den para gelmemesine rağmen yüzdürmüş ve bir çok konuda önemli adımlar atmıştır.

Mevcut Türkiye hükümetinin Serdar Denktaş ile yıldızının bir türlü barışmamasının birden fazla sebebi olabilir.

Bence bir tanesi karakteri gereği tıpkı Sayın Akıncı gibi kimseye biat edemeyen, hatta edermiş gibi de yapamayan bir karakter olmasıdır.

Serdar Denktaş, bence AKP’ye ve özellikle Erdoğan’a şu anki süper güç pozisyonunun aksine kendi muhalefet dönemlerini hatırlatıyor. Unutmayalım ki Erdoğan’ın Türkiye’de hapse girdiği yıllarda Kıbrıs’tan kendisini tek ziyarete giden kişi de Ahmet Yönlüer idi.

Serdar Denktaş sanki varlığıyla o dönemin Türkiye’si ve Kıbrıs’ından kalma tatsız bir hatıra gibi Erdoğan için. Denktaş soyadının özellikle milliyetçi söylem konusunda bir panzehir olduğu da aşikar.

Matrix filmindeki Neo’nun kurşunları havada durdurması gibi özellikle aşırı çizgiye kayan milliyetçi söylem karşısında (kapılar kapatılsın gibi) Serdar Denktaş’ın rasyonel duruşu rejimi çaresiz bırakıyor. Çünkü bir Denktaş herşey olabilir ancak vatan haini olamaz.

Kuracağı siyasi parti konusunda başarılı olur mu olmaz mı bilemem ancak şu bir gerçek ki bungüne kadarki parti başkanlığı performansına bakacak olursak Serdar Denktaş futbol tabiriyle iyi bir 10 numara ancak iyi bir takım oyuncusu değil.

Kendi siyasi geçmişi ile ilgili yapılan eleştirilerin büyük bir kısmı asılsız olsa (gece kulübü vs) belirli bir kısmı için özellikle de bu ülkedeki insanların siyasete olan güvenine ve umuduna verilen hasar için bence yıllarca hükümetlerde görev yapmış biri olarak özeleştiri yapmalıdır.

Tıpkı Kudret Özersay’ın 4’lü koalisyonu bozma konusundaki samimi pişmanlığı gibi: “hiç hata yapmadım” demektense, hatalar yaptım ve bundan ders aldım demek daha kıymetli ve samimi olacaktır. Parti kursa da kurmasa da, aday olsa da olmasa da memleketin özellikle bu koşullarda Serdar Denktaş’ın “akil adamlığına” ve tecrübesine ihtiyacı var.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu