Son Umut Pile’deki Festival…

İşler bu duruma nasıl geldi diye sorsak eminim ki net bir cevap gelmez.
Malum mesele, Kıbrıs meselesi konumuz.
Kıbrıs’ta yapılan her seçim belli bir umut getirir.
Yine öyle oldu ve KKTC’de yapılan son seçim olan geçen yılki Cumhurbaşkanı seçimi beraberinde yeni umutlarla birlikte yeni bir Cumhurbaşkanı getirdi.
Ancak bu noktada şunu da söylemek lazım gelir ki, Cumhurbaşkanı Erhürman umut tacirliği yaparak seçilmiş bir Cumhurbaşkanı değildir.
Hatta tam tersine, her zamanki bildik tezlerini bile öne çıkarmaktan geri durmuş, onun yerine daha somut içeriklerle bir yol yürümüştür.
Bu noktada lütfen kimse “bildik tezleri somut değildi” çıkarımında bulunmasın.
Kastettiğim bu değildir, öyle de düşünmüyorum zaten.
Ancak Erhürman, Rum tarafınca kabul görmemiş tezleri “ben gelirsem bunlar olacak” diyerek halkın önüne koymak yerine, metodoloji metoduna ilişkin dört maddeyi Rum tarafının önüne koymuştur ve “bunlar olursa müzakere masası da kurulur” demiştir.
Oysa bunu yapmayabilir ve “federasyon için masaya oturmaya hazırım” da diyebilirdi.
Bunu neden yapmadığını Erhürman defalarca anlattığı için burada tekrarlamayacağım.
Onun yerine, Erhürman bunları yaparken ısrarla birilerinin “Türkiye ile ters düştü” algısı yaratmak çabalarından etkilemeyerek doğru bildiği yolda yürümekte ne kadar doğru yaptığına dikkat çekmek isterim.
Malum, Güney’de 2028 Şubat ayında bir seçim olacak.
Başkanlık seçimi.
Yani Hristodulidis “devam” ya da “tamam” diyecek.
Şu anki tablo onun adına pek parlak değil.
O nedenle de oylarını çoğaltmak için ELAM gemisine yanaşmakta.
Bu tutumu da Kıbrıs meselesine ciddi zarar vermekte.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın “Güven Yıpratıcı” dediği durumları yaratmakta.
Görünen odur ki seçim günü yaklaştıkça Hristodulidis bu işin dozunu daha da artıracaktır.
Bu durumda Erhürman’a da yapacak bir şey kalmıyor.
Müzakere masası şu an çok uzak bir ihtimal.
Erhürman’ın görüşme masası adını verdiği ve gündelik yaşama ilişkin konuların konuşulduğu görüşme masası elde kalan tek gerçek.
Güven Yaratıcı Önlemler konuşulan tek dosya.
İşte Pile’deki etkinlik de bu dosyaya dahil.
İki lider Kıbrıs’ta ortak yaşamın olduğu tek noktada yapılacak ortak etkinliğe ortak katılımda bulunacaklar.
Sonra ne mi olur..?
Arabalarına binerler ve geri dönerler.
Pek bir şey olmaz.
Aslında son dönem de bize bunu anlatan bir sürece dönüşmüştür.
Artık bir şey olmaz.
Üçlü görüşmede olmadı.
New York’ta da olmadı.
Başbaşa görüşmelerde de olmuyor.
Pile’deki ortak etkinlikte de olmayacak…



