Kıbrıs’taki İngiliz egemen askeri üslerinin “tartışmaya açılması”…

Lefkoşa, 21 Mart 26 (TAK): Rum basını, Avrupa Konseyi’nin, Rum yönetiminin Birleşik Krallık ile Kıbrıs’taki İngiliz Egemen Askeri Üsler konusunu tartışmaya açma niyetini tanıdığını ve gerekirse yardım etmeye hazır olduğunu açıklamasına rağmen, bugün böyle bir tartışmanın rasyonel şekilde ele alınıp alınamayacağı konusunun belirsizliğine dikkat çekti.
Politis, “Niyet Başka Sonuç Başka” başlıklı haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in “sömürge artığı” olarak niteleyerek, üsler konusunun İran savaşından sonra samimiyetle tartışılması gerektiğini açıklaması ardından, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in “Kıbrıs’ın güvenliği AB’nin güvenliğidir” diyerek buna destek verdiğini hatırlattı.
Habere göre, Avrupa Konseyi sonuç bildirgesinde; “AB Kıbrıs’ın Birleşik Krallık ile İngiliz üslerini tartışmaya açma niyetini dikkate alıyor ve gerektiğinde yardım etmeye hazırdır” ifadesine yer verildi.
Gazete, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluş Anlaşması’na dayanması ve egemen askeri üs olma özelliğinin Güney Kıbrıs’ın AB’ye girişinden sonra da özel düzenlemelerle devam etmesi nedeniyle İngiliz Egemen Askeri Üslerinin çok kompozit bir konu olduğuna, bunun gerek hukuki gerekse siyasi düzeyde herhangi bir statü değişikliğini zorlaştırdığına dikkat çekti.
Haberde, üslerin statüsünün tartışmaya açılmasının, Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gelişmelerle doğrudan bağlantılı, Kıbrıs sorununun çözüm perspektiflerine, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallığın garantörlük rolüne de sıkı sıkıya bağlı olduğuna dikkat çekilerek, bu durumun, hemen gelişme olanaklarını sınırlandırdığına işaret edildi.
Gazete, Avrupa Konseyi kararındaki ifadenin, varacağı soncu tayin etmemekle birlikte, tartışmanın başlamasına yeni bir dinamik kattığını aktardı.
Habere göre, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis Brüksel’deki Avrupa Zirvesi’nin ardından dün sabah Bloomberg TV’ye yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık ile çok iyi ilişkileri olduğunu ancak Kıbrıs’taki üsler meselesini tartışmaları gerektiğini belirterek, “Kıbrıs’taki üsler sömürge döneminin sonucudur” ifadesini kullandı.
-“Rum yönetiminin üsler konusunda birbiriyle çelişen açıklamaları”
Alithia ise, “Üsler Konusunda İki Günde Dört Çizgi” başlıklı haberinde, Rum Başkanlık Sarayı’nın İngiliz üsleri konusunda ortak bir politika oluşturmak yerine “dinleyiciye ve konjonktüre göre değişen, çelişkili” mesajlar verdiğine dikkat çekti.
Rum yönetiminin, Avrupa Konseyi karar metninde AB’nin üsler konusunun tartışmaya açılmasına destek belirtilmesi üzerinde durduğunu hatırlatan gazete, söz konusu metinde hiçbir siyasi pozisyon belirlenmediğine, “Tartışmaya başlama niyetini tanıdığı ve gerekmesi halinde yardıma hazır olduğu” beyanıyla yetinildiğini, hiçbir taahhüt, siyasi açıklama veya AB’nin konuya dahil olmasıyla ilgili somut bir çerçeve ortaya konulmadığını vurguladı.
Rum yönetiminin üsler konusunu bütünüyle açmadığı, üs bölgelerinde yaşayan Rumların güvenliği konusuyla sınırlı kaldığı çizgisini ortaya koyduğuna işaret eden gazete, bu durumun meseleyi erozyona uğrattığını, ağırlık merkezini egemenlikten, gündelik hayata kaydırarak Birleşik Krallık ile çatışma olasılığıyla ilgili tepkileri yatıştırmaya çalıştığını yazdı. Gazete, bunun, daha önce ortaya konulan ‘Avrupa inisiyatifi’ görüntüsünü tamamen değiştirdiğine dikkat çekti.
Rum Hükümet Sözcü Vekili’nin Birleşik Krallık ile çatışmanın söz konusu olmadığı açıklamasına da dikkat çeken gazete, “Üsler sömürge kalıntısı olarak kabul edilirken, güvenlik nedeniyle ‘sorunlu unsurdan’ söz edilerek, göz ardı edilen yönler hakkında tartışma olasılığının da açık bırakıldığına” işaret etti.
Gazete, bu çizginin, üslerin statüsünü sorgulama söylemi terk edilmeden, “Londra ile ilişkileri korumak için denge kurma çabası” olduğuna işaret etti.
Habere göre, uluslararası düzeyde ise Hristodulidis, üslerin sömürge kalıntısı olduğunu, İran krizinden sonra üslerin geleceği konusunun masaya yatırılması gerektiğini söyledi.
Bu açıklamanın konuyu yeniden egemenlik düzeyine taşıdığına ve üslerin statüsünü doğrudan tartışmaya açtığına vurgu yapan gazete, “Bu da uluslararası düzeyde farklı beklentiler yaratıyor. İç kamuoyuna verilen ‘çatışmama’ çizgisinden oldukça uzak.” ifadesine yer verdi.
-“AKEL dahil, siyasi partilerden destek geldi”
Aynı gazete, Rum siyasi partilerinin Hristoduldis’in Kıbrıs’taki İngiliz egemen askeri üsleri ile ilgili durumu gündeme getirmesine olumlu tepki verdiğini yazdı.
Habere göre, AKEL, Avrupa Konseyi sonuç bildirgesinde yer alan ilgili ifadede ve Hristodulidis’in ilgili açıklamalarında “Tartışmanın ana konusu ve hedefi net şekilde ortaya koyulmamasına” rağmen, Rum Ulusal Konseyi’nden bilgi aldıktan sonra görüşünü kapsamlı şekilde ortaya koyacağını açıkladı.
AKEL’in Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana, üstlerin lağvedilmesi ve Kıbrıs’ın askersizleştirilmesi gerektiğini savunduğu hatırlatılan açıklamada AKEL’in, yabancı üslerden kurtulma mücadelesine katkı koymaya hazır olduğu kaydedildi.
DİKO, Avrupa Konseyi sonuç bildirgesinde yer alan beyan ile üsler meselesinin Avrupa’nın da meselesi olduğu mesajı verildiğini belirttiği açıklamasında, “Sömürge kalıntısı İngiliz üsleri demodedir. Şu anda var olan Avrupa desteği, jeopolitik baskı ve üslerin rolüyle ilgili artan uluslararası ilgi vardır. Bu fırsatı kaçırmamalıyız. Üslerin gitmesi için, Mauritius Adası’nda yaptıkları gibi BM kararını tartışmaya açma zamanıdır.” dedi.
DİPA ve Doğrudan Demokrasi de, konunun Avrupa Konseyi sonuç bildirgesine girmesini, Von der Leyen’in sözlerini kutladı ve Hristodulidis’in bu yöndeki çabalarına destek belirtti.




