“Türkiyesiz imkânsız…”dan, “Türkiye’ye girmek imkânsız…”a…

Senih Çavuşoğlu; 16. kişi oldu…
Türkiye’nin sınırından içeri alınmayan, geri çevrilen 16. Kıbrıslı Türk…
Bunlar, sayabildiklerimiz…
Bakalım; daha nice 16’lar var…
Türkiye; bu listedeki Kıbrıslı Türkleri istemiyor…
“Milli güvenlik açısından sakıncalı yabancı” sayıyor…
Yani; “et ve tırnak gibiyiz” sadece bir slogan…
Kardeşlik hukuku, kader birliği, kopmaz gönül bağı, biriz beraberiz, Kıbrıs Türkü yalnız değildir, her zaman yanınızdayız, ortak tarih, ortak gelecek…
Bunların hepsi yalan, hepsi safsata…
Koskoca Türkiye; yalnızca kendisinin tanıdığı devletin yurttaşına “Sen sakıncalı bir yabancısın… Milli güvenliğimizi tehdit ediyorsun…” diyor.
Arkasından atış serbest…
Terörist de diyebilirsin, vatan haini de… Hatta “Türkiye düşmanı…”
Senih’in elinde ne var?
Kalanşikof mu? Uzi mi?
Sadece bir adet fırça…
Can Sözer’in elinde ne var?
Bir adet gitar…
Ali Kişmir’in elinde ne var?
Bir adet kalem…
Ulaş Barış’ın elinde ne var?
Bir adet klavye…
Gitar, kalem, fırça hepsi; koskoca Türkiye’yi yönetenlerin gözünde birer “Uzi” ya da “Kalaşnikof” onları tutanlar da birer “terrorist” olmuş adeta…
Mine Balman ile Evren Maner bu konuda “Kod 82” adıyla bir belgesel yayımladılar. “You Tube”a da yüklenen belgeselde 20 Mayıs 2022’de TC’ye girişi engellenen Can Sözer anlatıyor:
“8-9 kişi geldi aniden… Sanki terörist yakaladılar. Çapraz sorgulama yaptı polisler. “Seçimlerde kimi destekledin?” dedi bir tanesi. “Sana ne?” dedim. “Senin ülken değil.”
Telefonumdaki tüm bilgileri aldılar. Emekli Subaylar Derneği’nde bir arkadaş, “ben Konsolos’u tanırım” dedi. Randevu aldı, dilekçe hazırladık. Bilgi istedik. Elçiliğe gittik. Konsolos kayıp, yok… Telefonla aradık. “İdari İşler Müdürü’ne verin” dedi telefonda. Ona gittik. “Ben almam. Kendisi niye almıyor?” dedi. Dilekçeyi kimse almadı.”
Gazeteci Eski BRT Müdürü Aysu Basri Akter anlatıyor:
25 Temmuz 2022’de iki aile olarak 4 çocukla Antalya havaalanına indik. Beni polis durdurdu. Karakola gitmemiz gerektiğini söyledi. Telefonumdaki bilgileri kopyalayıp aldılar.
Karakola götürüldüm. Orada sendikaya üye misin? Bir partiye üye misin gibi sorular sordular.
Ankara’da mahkemede dava açtık ve kaybettik. Şu anda Anayasa Mahkemesi’nde süreç devam ediyor.
11 Temmuz 2021’de TC’ye girişi engellenen araştırmacı yazar Dr. Ahmet Cavit An anlatıyor:
İstanbul havaalanına ablamda birlikte gittik. “Siz bekleyin” dedi polis, 8 Eylül 20’de 5 yıllık giriş yasağı konmuş. Telefonumu ve paramı aldılar.
Lefkoşa’daki Konsolosluğa çifte sigortalı bir dilekçe ile başvuru yaptık. Bilgi talep ettik. Yanıt vermediler.
Eski milletvekili Dr. Okan Dağlı anlatıyor:
25 Şubat 2022’de havaalanında işlem yapılması için pasportu verdiğimde “tahditlisiniz” dedi polis. Arkasından beni bir odaya aldılar. Durumu Kıbrıs’a bildirdim. Onlar da Ankara’ya ulaştılar. “Parlamentolar Arası Dostluk Grubu”ndan AKP’li bir vekil beni aradı. “Çok üzüldük” dedi.
Ekonomist akademisyen Mertkan Hamit anlatıyor:
23 Temmuz 2025’te Ankara’ya girişte “Biraz bekleyin” dedi polis. Sağ profil, sol profil fotoğraflarım çekildi. Kriminal uygulamadaki gibi… Parmak izimi aldılar.
15 Nisan 23’te İstanbul’da girişi engellenen Ulaş Barış anlatıyor:
“Göçmenlik Bürosu’na davet edildim. Geri gönderildim. Uçağa bir polis önde, biri arkada girdim. En son alındım uçağa, en sona oturttular beni. Ercan’da da uçaktan en son çıktım.”
Beden eğitimi öğretmeni Hasan Küdenler anlatıyor:
05 Şubat 2023’te okulun voleybol takımı ile Kahramanmaraş’a gidiyordum. Elimde Bakanlıktan resmi görevli olduğuma ilişkin yazı da vardı. Aynı uçakla geri gönderildim.
Gazeteci Ali Kişmir anlatıyor: Beni bir odaya götürdüler. Orada benimle ilgili kalın bir dosya gösterdiler. Beni “istenmeyen yolcular” diye bir yere götürdüler. Orada bir polis bana “Sana bir tavsiyem var. Sus ve hiç konuşma” dedi.
Eski sendikacı, emekli öğretmen Turgut Mustafa, TC’nin Lefkoşa Büyükleçisi Ali Murat Başçeri’ye açık çağrı yaptı:
“Kök hücre tedavisi için acil Türkiye’ye gitmem gerekiyor. Dizlerimde kıkırdak kalmadı. Yürüyemiyorum. Yıllar önce hazırladığınız hainler listesinde ismimin olup olmadığını bilmiyorum.
Ancak sizi temin ederim ki, 80’ini aşmış, yürümekte güçlük çeken yaşlı bir Kıbrıslıtürk olarak, TC için bir güvenlik tehdidi değilim. Bu yaşta risk alıp havaalanında sürünmek istemiyorum.
Lütfen bir zahmet o listenizi açıklayın ki kim hain, kim değil; Türkiye kapısı kimlere açık, kimlere kapalı herkes bilsin.”
Bunu bile yapmıyorlar…
Tek tek oraya gidilsin, aşağılamaya tabi tutulsun, eziyet çeksin istiyorlar…
Türkiye’de hem “hukuk” hem de “siyaset” konudan haberdar. Meclis’te 4 ayrı vekil sorular sordu AKP hükümetine… Hiçbirine yanıt verilmedi.
CB Erhürman da konuyu en yukarıdakine duyurdu…
Ona da birşeyler söylendi ama açıklamıyor…
52 yılda “Türkiyesiz imkânsız”dan, “Türkiye’ye girmek imkânsız”a geldik…
