Aziz KARAAZİZ

Esas Cesaret Doğrular mı Yoksa Yalanlar mı..?

 

Hayatı boyunca hiç yalan söylememiş birisini düşünün.
En sıkıştığı anlarda bile hep doğruları söylemiş, belki de bunu yaptığı için zorda kalmış ve kaybetmiş.
Şimdi bir de hayatı boyunca yalan söylemiş, en basit durumlarda bile yalana başvurmaktan çekinmemiş birisini.
Bu iki kişiden hangisi daha cesur sizce..?
Yalan söylemek mi yoksa doğru söylemek mi cesaret ister..?
Eskiden olsa “yalan söylemek cesaret ister” derdim.
Çünkü her yalan mutlaka ortaya çıkardı ve bunun da bir bedeli olurdu.
Eskiden yalan söyleyenler bir bedel öderlerdi.
Ama sonradan işler değişti.
Tamamen tersine döndü.
Doğruları söylemek cesaret işi oldu.
Her ne pahasına olursa olsun doğrudan ayrılmayan kişiler kaybetmeye ve bedel ödemeye başladılar.
Şu an içerisinde bulunduğumuz durum tam da budur.
Ve ne yazık ki bu gizli saklı bir durum da değildir.
Hepimiz görüyoruz ve hepimiz biliyoruz.
Ama ses çıkarmıyoruz.
Hatta takdir bile ediyoruz.
“helal olsun adama” diyenler giderek artmakta.
Toplum giderek daha fazla kirlenmekte.
Toplumun kiri sadece işlenen suçlar değildir.
Evet, suç bir toplumun kiridir.
Ama diğer yandan kişisel davranışlardaki bozulmalar da toplumun kiridir.
Sosyal yönden dejenere olmuş bir haldeyiz.
İşte böyle bir ortamda her şeyin düzelmesi için seçim olmasını istiyoruz, bekliyoruz.
Seçim olacak ve her şey düzelecek.
Daha çok bekleriz….
Çünkü kirlenme sadece siyasette değil.
Toplumun her alanında ve her basamağında yaşıyoruz bunu.
Yaşıyoruz ve sadece şikayet ediyoruz.
Sosyal medyaya yazmakla düzelmez bu işler.
Herkes önce kendisinden başlamalı.
Kendimizi düzeltelim ve etrafımıza bunu gösterelim.
Emin olun ki çok hızlı bir şekilde yayılacaktır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu