Seçilenin Seçeni Seçtiği Bir Ülke

Öyle bir ülke düşünün ki, yapılan seçimde seçilmek için aday olanlar kendilerini seçecek olanların arasından seçim yapmakta.
Son derece karmaşık gibi görünüyor, anlamak da kolay değil böyle yazdığımız zaman.
O zaman işi daha da kolaylaştıralım, basitleştirelim.
Ülkemizdeki durum diyelim.
Yaklaşan seçimler nedeniyle siyasette hareket giderek artmaya başladı.
Normal koşullarda devam eden yönü de var bu hareketlenmenin ama bir de farklı boyutu var.
Ne yazık ki seçmenler arasında seçilmek için uğraşanlar da var.
Ve yine ne yazık ki bu grup azımsanmayacak kadar kalabalık.
Hatta bazı yerlerde sandık sonuçlarına bile etki etmekte.
Nedir bu seçilen seçmen..?
Çok basit: Kişisel beklentileri için seçilene teslim olmuş profil.
Kişisel işlerini halletmesi için seçilenin kendisini seçmesi için uğraşır.
Seçilenin gözüne girmek onun için tek hedeftir.
Seçilen kendisini seçecek ve sonra da tüm işleri hallolacak.
Popülizmin bireysel modeli anlayacağınız.
Bundan bir türlü kurtulamıyoruz.
Küçük ölçekli bir ülke olmamız nedeniyle bu tür işler gizli kalmıyor.
Duyuluyor ve ayyuka çıkıyor.
Ama nedense buna rağmen son bulmuyor.
Hatta duyulması artması yönünde bir nevi teşvik gibi oluyor.
Burada en büyük görev elbette siyasilere düşmekte.
Bu yöndeki taleplere olumlu yanıt vermemek ve beklenti yaratmamak lazım.
Siyasilerimiz bu yönde ki yaklaşımlara karşı son derece kararlı bir duruş sergilemezse bu hastalıktan asla kurtulamayız.
İlk bakışta bu durum avantaj sağlıyor gibi görünse de aslında öyle değil.
Tam tersi bir durum oluşmakta.
Özellikle de parti içi dengeler bakımından son derece zararlı ve düzen bozucu bir yapı oluşturmakta.
Özellikle de partilerin örgütleri içerisinde yarattığı tahribat gün geliyor genel merkez ile ilişkileri kopartacak boyuta bile ulaşıyor.
Genelde iktidar hastalığı gibi görünse de beklenti denilen duygu nedeniyle siyasetin her aşamasında bu hastalığı görmekteyiz.
Ve ne yazık ki bu seçimde de son derece hareketli bir alan olarak yine gözümüze çarpmakta.
Siyasi partilerimiz yavaş yavaş milletvekili aday listeleri için çalışmaya başladı.
İlk olarak o listeye, sonrasında da seçilenlerin listesine girmek isteyenler kendilerine bu yolu açacağına inandıkları seçmenleri seçmeye başladılar bile.
Bunun için gönüllü olanlar da çok olunca işin boyutu çok daha ciddileşmekte.
Parti yönetimlerinin bu konuda tedbir alabilmeleri için son dönemeçteyiz.
Yaptılar yaptılar, yoksa sonra çok geç olacak…



