Kıbrıs

Nazlı: “Büyük sermaye sahipleri vergi afları ve muafiyetlerle korunuyor”

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, kamu maliyesindeki en büyük sorunun nedeninin “hükümetin büyük sermayenin çıkarlarını halkın çıkarlarının önüne koyması olduğunu” savundu.

Bağımsızlık Yolu’ndan verilen bilgiye göre, Nazlı, katıldığı programda,
Hükümetin kamuyu borçlandırırken büyük sermayeyi de koruduğunu, emekçilerin ise her geçen gün daha da yoksullaştığını belirtti.

Hükümetin borçlanma politikasının gelecek kuşakları da etkileyeceğini belirten Nazlı, “bugünkü kamusal mali tablonun temel nedeninin büyük sermayenin çıkarlarının halkın çıkarlarının önüne konulması olduğunu; emekçiler vergilerini düzenli öderken büyük sermaye sahiplerinin vergi afları ve muafiyetlerle korunduğunu” öne sürdü.

Özel üniversiteler, büyük otel zincirleri ve büyük özel hastanelere çeşitli vergi muafiyetleri tanındığını kaydeden Nazlı, büyük sermaye gruplarına kamu kaynaklarının aktarılmasının sürdürülemez olduğunu söyledi.

Nazlı, sadece söz konusu muafiyetlerin kaldırılmasıyla kamu bütçesine ciddi gelir sağlanabileceğini söyledi.

Servet vergisinin işletmelere yönelik yeni bir vergi olmadığını, “ultra zenginlerin” kişisel servetinden alınan bir vergi olduğunu belirten Nazlı, ekonomiye kazandırılmamış kişisel servetlerden bir defaya mahsus vergi alınmasını savunduklarını söyledi. Servet vergisinin 2 milyon sterlin ve üzeri kişisel serveti olanlara uygulanacağını belirten Nazlı, bu kaynağın kamusal sağlık, eğitim, toplu taşımacılık ve barınma hizmetlerinin finansmanında kullanılabileceğini ifade etti.

Devletin AKSA’ya olan sözleşmesinin halkın sırtında yük olduğunu belirten Nazlı, “Kalecik kamulaştırılmalı AKSA ile sözleşme feshedilmelidir” dedi. Nazlı, belirli bir kullanım miktarına kadar elektriğin temel insan hakkı kapsamında ücretsiz sunulmasının dahi mümkün olabileceğini ifade etti.

Asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi gerektiğini savunduklarını belirten Nazlı, özel sektördeki emekçilerin hak kayıplarının kamudakinden daha büyük olduğunu söyledi.

Özel sektörde sendikalaşma oranının yüzde 1’in altında olduğuna dikkat çeken Nazlı, emekçilerin ortak mücadele etmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.

Ücretlerde yapılacak artışın hayatı ucuzlaştırmak için tek başına yeterli olmayacağını belirten Nazlı, “Hayatı ucuzlatmanın yolu kamusal hizmetleri güçlendirmektir” dedi. Nazlı, ücretsiz ve nitelikli eğitim, sağlık ve toplu taşımacılık hizmetlerinin yaygınlaştırılması halinde halkın cebinden çıkan harcamaların önemli ölçüde azalacağını ifade etti.

Nazlı, mevcut sağlık bütçesinin büyük bölümünün özel hastanelere sevk uygulamaları yoluyla aktarıldığını söyledi. Devlet hastanelerinin bilinçli bir şekilde personel ve ekipman açısından yetersiz bırakıldığını iddia eden Nazlı, nüfus planlamasının da sağlık altyapısının sürdürülebilirliği açısından zorunlu hale geldiğini söyledi.

Cansu N. Nazlı, geçici öğretmenler gerekçe gösterilerek Atatürk Öğretmen Akademisi’nin işlevsizleştirilmeye çalışıldığını iddia ederek, öğretmenlik diplomasının kısa süreli programlarla verilmesinin hem öğretmenlere hem de öğrencilere haksızlık olacağını belirtti. Nazlı, Akademi’nin ücretsiz, nitelikli öğretmen yetiştiren ve sendikal hakların korunduğu önemli bir kurum olduğunu ifade etti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu