Aziz KARAAZİZYazarlar

AB’ye “Farklı Muamele” Cevabı…

Bugün Cumartesi ve aylardan yaz…
Ağustos ayının da ilk günü.
Bugün 1 Ağustos ve Kıbrıs’ın Osmanlılar tarafından fethinin yıldönümü.
Aynı zamanda da hem TMT’nin hem de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın kuruluş yıldönümü.
Oldukça yoğun bir kutlama trafiği olacak.
Oldukça sıcak havaya rağmen.
Kış boyunca söylemiştik aslında, “bu yaz çok sıcak geçecek” diye.
Ama bunu meteoroloji tahminlerine veya küresel ısınma verilerine bakarak söylemedik.
Başta iç siyaset olmak üzere, Kıbrıs konusu ve bunlara bağlı hareketlenmelerin yaratacağı gündem ısınmasından bahsetmiştik.
Yanılmadık…
Oldukça sıcak bir gündemle yola devam etmekteyiz.
Çok önceden açıklanmadığı için neredeyse sürpriz kıvamında bir Guterres ziyareti yaşadık.
Geride kalan hafta belki de bu yılın en önemli günlerini barındırdı.
Kıbrıs konusu bu yönde hareketliyken partilerimizin yaklaşan seçimlere yönelik hazırlıkları da işin bir diğer sıcak gündem maddesini oluşturdu.
Yerel seçim adayları yavaş yavaş netleşirken şimdi gözler partilerimizin milletvekili aday listelerine çevrildi.
Merakla bekliyoruz.
Bakalım eski isimlerin ne kadarı yeniden listelerde olacak ve yeni isim olarak kimleri göreceğiz.
Bir yanda Kıbrıs konusu diğer yanda iç siyasetin hem yerel hem de genel boyutta seçim gündemi.
Oldukça hareketliyiz.
Sıcak havaya rağmen gerçekten güzel bir performans sergilenmekte.
Ama görünen o ki bu iş bu kadarla bitmeyecek.
Üçüncü bir gündem cephesi daha geliyor gibi.
Daha Guterres’in ziyaretinin sıcaklığı bitmeden yeni bir ziyaret ve onun yaratacağı sıcak gündeme hazır olmalıyız.
Evet, Raffaele Fitto…
AB’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi.
O da şimdi Kıbrıs’ta ve üst düzey temaslar yapıyor.
Her iki liderle de görüştü.
Bu iki görüşmede de ilginç durumlar oluştu.
Güney’de Hristodulidis ile yaptığı görüşmeyi “Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak atadığı özel temsilcisi” sıfatıyla yaptı.
Aynı adam Kuzey’de Erhürman ile de görüştü.
Ama bu sefer sıfatı “Avrupa Komisyonu’nun iç tasarrufuyla görevlendirilen Avrupa Birliği Kıdemli Başkan Yardımcısı “ oldu.
Adam aynı ama sıfatları farklı.
Bunun nedenini elbette çok iyi biliyoruz ve bence de son derece doğru bir uygulama.
Ben işin tuhaflığına işaret etmek istedim sadece.
Bu bile tek başına AB’nin Kıbrıs’taki pozisyonunun tuhaflığını gözler önüne sermekte.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın kendisiyle görüşmesinden önce hangi sıfatla görüşeceği önemliydi.
Böyle bir formül üretildiğini gördük.
Bu durum AB tarafından doğru okunmalı ve doğru analiz edilmeli.
Ada’nın iki tarafına farklı muamele eden AB benzer şekilde farklı iki muamele görmekten mutlu olmamıştır.
Ve bu mutsuzluğun sebebi de kendileridir.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da aktardığı üzere “bizlerin yalnızca Kıbrıs Rum Liderliği ile değil, AB ile de güven yaratıcı önlemlere ihtiyacımız” var.
Bu da işin bir diğer acı gerçeği ne yazık ki…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu