Başçeri’nin Açıklamaları Neden Bu Kadar Heyecan Yarattı..?

Seçime doğru, hatta iki seçime doğru giderken yolda karşımıza bazı enteresan durumlar çıkmaya başladı.
Gerçi henüz her iki seçimin tarihi bile netleşmiş değil ama anlaşılan bazı “eski alışkanlıklar” bu seçim sürecinde de yine bizlerle birlikte olacak.
Aslında bu psikolojik durumu çoktan aşmış olmamız gerekirdi ama belli bazı nedenlerden ötürü yakamızı bırakmaya pek de niyeti yok..!
Geçelim konunun özüne.
Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri geçen hafta bir tanıtım etkinliğinde yaptığı konuşmada önemli tespitlerde bulundu.
Etkinlik, sürekli şikayet ettiğimiz tapu işlemlerinin dijitalleşmesi sayesinde yaşanan çilenin artık sonlanmasını sağlayacak olan projenin tanıtımıydı.
Oldukça önemliydi yani.
Ve işte o etkinlikte Büyükelçi Başçeri de söz aldı ve kendi dönemine ilişkin bir takım bilgileri paylaştı.
Hepimizin malumu olduğu üzere bu ülkedeki tüm büyük projelere destek veren tek ülkedir Türkiye Cumhuriyeti.
Avrupa Birliği’nin yapar gibi göründüğü ve aslında bir “Pocket Money” olmaktan öteye de geçmeyen katkı görünümlü eylemleri dışında ülkemize destek veren başka bir ülke yok.
Sadece Türkiye Cumhuriyeti var ve zaten ihtiyaç duyulan tüm projeler, hangi ölçekte olursa olsun, başarı ile uygulanmakta.
Sanırım şimdi kimse çıkıp da başta su projesi olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin hayat verdiği projeleri eleştirmez.
Bir dönem bu yönde bir siyaset geliştirilmek istendi ama projeler tek tek hayat bulmaya ve insanlarımızın hayatına doğrudan olumlu katkı yapmaya başlayınca bu siyaset çok ileriye gidemedi ve çöktü.
Şimdi buradan tek tek tüm projeleri sayarak lafı uzatmak niyetinde değilim.
Esas işaret etmek istediğim nokta Büyükelçi Başçeri’nin sözlerinin yine bir takım siyaset yöntemleri maksatlı olarak çarptırılmak istenmesidir.
Bu konuda ne yazık ki gereken cevabın yeterince verilmediğini düşünmekteyim.
Ülke siyasetimizin gerekli gereksiz her konuda yapılan açıklamalara cevap yetiştiren karakterleri dahil nedense kimse yüksek sesli cevap vermedi.
Sadece çok eski dostum olan Avrupa Parlamentosu eski milletvekili ve emekli Büyükelçi Ozan Ceyhun, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin son açıklamalarına yönelik eleştirileri yanıtladı.
Ceyhun, Başçeri’nin görev süresindeki icraatları anlatmasının doğal olduğunu belirterek, “Bence seçimlerle hiçbir ilişkisi yok” dedi.
Başçeri’yi uzun yıllardır yakından tanıyan bir isim olan Ceyhun, onun Kıbrıs konusundaki bilgi ve tecrübesine güvendiğinin altını çizerken, “Ali Murat Başçeri, büyükelçi olmadan önce de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Lefkoşa Büyükelçiliği’nde önemli görevler yapmış ve gerçekten Kıbrıs gerçeğini çok iyi bilen, Kıbrıslı Türkleri ve Kuzey Kıbrıs’ı çok iyi tanıyan bir isimdir” hatırlatmasında bulundu.
Ama bence Ozan Ceyhun’un açıklamaları arasında en önemlisi, KKTC’de Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilerinin açıklamalarına yönelik farklı bir hassasiyet bulunduğu ve benzer açıklamaların başka ülkelerde yapılması halinde aynı ölçüde tepki oluşmayacağı sözleriydi.
Ozan Ceyhun, “Ali Murat Başçeri Viyana’da büyükelçi olsaydı ve son dört yılda Avusturya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin çok iyi gittiğini, başarılı icraatlar yapıldığını söyleseydi kimse heyecanlanmazdı. Paris’te, Londra’da ya da Berlin’de de benzer açıklamalar yapılsa muhalefet partileri bundan dolayı tepki göstermezdi” dedi.
Evet doğrudur ve çok önemlidir.
Bir Büyükelçi görev yaptığı ülkede iktidarda olan hükümetle uyumlu bir icraat dönemi geçirmişse eğer bundan bahsetmesi kadar da doğal bir durum olamaz.
Ozan Ceyhun da buna işaret ediyor ve “Eğer Büyükelçimizin döneminde muhatabı olan hükümetle çok iyi bir icraat dönemi geçtiyse bunu da söyleyecek. Bu bir hükümet reklamı yapmak değil. Büyükelçinin kendi görev süresinde, sorumluluk taşıdığı dönemde gündeme gelen icraatları açıklamasıdır. Hatta bir anlamda hesabını vermesidir” ifadelerini kullandı.
Son derece doğru.
Büyükelçi Başçeri çıkmış kendi döneminde yapılan işleri anlatmış, geleceğe dönük projeleri anlatmıştır.
Şimdi çıkıp da bu sözleri daha tarihi bile netleşmemiş ve en yakın ihtimalle dört ay sonra gerçekleşecek seçimle bağlamaya çalışmak çok da iyi niyetli bir davranış olamaz.
Sonuç olarak Büyükelçi Başçeri ülkemizdeki muhalefet partileri ile de son derece iyi ilişkileri olan birisidir. Hatta bazı sendikaların bile kendisiyle görüştüğü ve bu görüşmeye “teşekkür” ettiği için benzer saldırılara maruz kaldığını da anımsatalım.
Sözleri bir heyecan yaratmıştır, doğrudur. Ama bu heyecan geleceğe yönelik duyulan bir heyecandır.
Son derece isabetli ve çok kimsenin hayal dahi edemediği büyüklükte projeler tamamlanmakta veya devam etmekte.
Umarım bu heyecan asla tükenmez ve hep devam eder….




