Üçüncü Partinin Stratejik Ağırlığı

Bilmem farkında mısınız, seçim tartışmalarında birinci kimin geleceğini konuşmayı bıraktık, üçüncü kim olur sorusunun yanıtını aramaya başladık.
Çok enteresan değil mi..?
Belli ki kafalardaki taşlar yavaş yavaş yerine oturmaya başlamış.
Hepimizde bir farkındalık oluşumu görülmekte.
En başlarda “tek başına iktidar” diyorduk, sonra “birinci kim olur”a geçiş yaptık ama artık “üçüncü parti hangisi” noktasındayız.
Bu evrimi neden geçirdik..?
Temel sorumuz budur.
Evet, bir evrim yaşadık ve bunun da bir sebebi var.
Stratejik ağırlık çok önemli bir kavramdır.
Genel anlamda bir devletin, kurumun veya aktörün jeopolitik, ekonomik, askeri ya da diplomatik alanda sahip olduğu etki gücünü ve önem derecesini ifade eder.
Bizdeki anlamı ise “hükümetin küçük ortağı kim olacak” şeklindedir desek tam da yeridir.
Artık hepimiz anladık ki genel seçimde çıkacak sonuç bizi bir koalisyon hükümetine daha taşıyacak.
İlk bakışta bazı partilerimiz arasında negatif bir çeki yani itme gücü olduğunu görür gibi olsak da bunun iyi bir çalışma ile ortadan kalkabileceğini de bilmekteyiz.
Yani, CTP ile YDP arasında “sıkı protokol”e bağlı bir hükümet olabilir.
Böyle bir durum baş gösterse CTP’nin “Arıklı kabinede olmasın” şartı ile ilk adımı atacağına eminim.
Hem de adım gibi.
Ama bu elbette kabul görmeyecektir.
Ancak sonrası da oldukça hareketli bir zemin olacaktır.
Üçüncü parti kim olacak sorusuna dönersek, şu ana kadar yapılan tüm hesaplarda bu adresin tek sahibi YDP şeklinde.
Ne üstteki partiyi YDP’nin geçme şansı, ne de alttaki partinin YDP’yi geriye çekme ihtimali var.
Öyle bir konuma oturmuş ki, yeri garanti tek partidir desek yanlışa düşmeyiz.
Ancak bu “garanti” bile YDP açısından işleri tam yoluna koymuyor.
Yapmaları gereken işler var.
Evet, bir stratejik ağırlık söz konusu.
Ama ondan ötesi de var ve mutlaka bazı şartlar önlerine gelecek.
YDP’nin bu şartları kabul reddetmesi çok akıllıca olmaz.
Bu şartları kendi şartları ile birleştirip öyle kabul etme yoluna girebilirler.
Örneğin, “Arıklı kabinede olmasın” şartına “o zaman bir fazla bakanlık isteriz” şartı ile yanıt verilebilir.
Hatta, maliye veya turizm gibi bütçeli bakanlıklar bile talep edilebilir.
Sonuç olarak üçüncü partinin çok ciddi bir stratejik ağırlığı olacak.
Bunu doğru ve akıllıca kullanılması önemli.
Çünkü eğer yanlışlar başlarsa stratejik ağırlık üzerinize çöker ve bu da çok iyi olmaz…



