Derviş Doğan

Siyasetin Dili ve Halkın Beklentisi…

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi, yalnızca adayların yarıştığı bir süreç değil; aynı zamanda siyasi kültürümüzün ve toplumsal olgunluğumuzun da sınandığı bir dönemdir. Bu gibi seçim atmosferlerinde, elbette her aday kendi vizyonunu ve projelerini ortaya koyar. Ancak son yıllarda, siyaset arenasında artan sert ve zaman zaman kişiselleşen üslup, halkın büyük bir kesiminde rahatsızlık yaratmaktadır.

 

Toplum, artık eski tarz siyaset anlayışından uzaklaşmak istiyor. Kutuplaştırıcı, aşağılayıcı ve rakibi itibarsızlaştırmaya yönelik söylemler; sorunları çözmek bir yana, yeni sorunlar üretmekten başka bir işe yaramıyor. Bu dil, toplumu ayrıştırıyor, siyasal kamplaşmayı derinleştiriyor ve asıl gündemlerin üzerini örtüyor.

 

Oysa halkın beklediği çok daha basit ve sağduyulu şeyler var: Adayların, karşılıklı saygı çerçevesinde birbirleriyle fikir yarışına girmesi, vaatlerini açık ve somut bir şekilde ortaya koyması, ülkenin geleceğiyle ilgili net hedefler belirlemesi… Ayrıca, şeffaflık konusu artık ertelenemez bir zaruret. Mal varlığı beyanı gibi uygulamalar, sadece etik bir sorumluluk değil, aynı zamanda seçmenin güvenini kazanmanın da temel yollarından biridir.

 

Bu noktada adayların; “Göreve gelirsem ne yapacağım?”, “Nasıl yapacağım?”, “Kaynakları nereden bulacağım?” gibi sorulara tatmin edici yanıtlar vermesi gerekir. Halk, boş vaatlerden yoruldu. Siyasette samimiyet, tutarlılık ve hesap verebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk hâline gelmiştir.

 

Kamuoyunun beklentisi açık: Saygılı, yapıcı ve halkın sorunlarına odaklanan bir siyasi kampanya süreci. Sadece seçimi kazanmak değil, o makama layık olmak da önemlidir. Bu nedenle adaylar, seçimi değil, halkın güvenini kazanmayı öncelik haline getirmelidir.

 

Kısacası, siyasette üslup sadece bir iletişim biçimi değil, aynı zamanda bir duruşun ve anlayışın da yansımasıdır. Kuzey Kıbrıs’ta bu seçim, sadece yeni bir Cumhurbaşkanı’nı değil, aynı zamanda yeni bir siyaset kültürünü de beraberinde getirmeli. Temennimiz; umut veren, birleştiren ve güven veren bir seçim süreci yaşamamızdır.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu