Motivasyon Yenilenmesine İhtiyacımız Var

1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken, belli oranda buraya ortak olan Kıbrıs Türklerinde motivasyon noktası İngiliz İdaresi’nden kurtulmuş olmak ve artık Anavatan Türkiye’nin de kurucu devlet ve garantör olarak Kıbrıs konusuna hukuki anlamda dahil olmuş olmasıydı.
Rumlarda ise ENOSİS’e giden yol motivasyonu hakimdi.
1963’te başlayan Rum saldırılarında ise Kıbrıslı Türklerin motivasyonu Türkiye’nin mutlaka yardıma geleceğiydi.
Öyle de oldu.
1974’te başlayan yeni dönemde ise erken dönem motivasyonu kendi devletine sahip olmak ve can güvenliğinin verdiği duyguydu.
Sonrasında da bu duygunun sürdürülebilmesi ve Rum tarafının yoğun baskılarına karşı ayakta durabilmek en güçlü motivasyon oldu.
Güney’de ise durum farklıydı.
Onlarda mağduriyet ve bu mağduriyetten kurtulmanın yegane yolunun Kuzey’e de sahip olabilmek tek motivasyon olarak geçerliydi.
Uzun sayılabilecek bir süre her iki tarafta da motivasyon noktaları değişmedi ve bu şekilde devam etti.
Ancak 2000 yılı sonrasında başlayan süreçte çok ciddi değişimler oluştu.
Özellikle de Kıbrıs Türk tarafında.
Avrupa Birliği’nin de devreye girmesiyle işler değişti.
Bu sefer en temel motivasyon çözüm ve Avrupa Birliği oldu.
Fakat Rum tarafındaki temel motivasyon değişmediği için Kıbrıslı Türkler ciddi bir hayal kırıklığına uğradı ve buna bağlı olarak da büyük bir motivasyon kaybı yaşadı.
Ve bu durum halen devam etmektedir.
Kıbrıs Türk toplumu çok ciddi bir motivasyonsuzluk yaşamaktadır.
Ülke Kıbrıs konusunda o kadar kafa karışıklığı yaşamaktadır ki bu durum iç siyasete de olumsuzluk olarak yansımaktadır.
Motivasyon kaybı toplumlar için son derece ciddi sıkıntılar yaşatan bir durumdur.
O nedenle de motivasyonların düzenli olarak yenilenmesi gerekir.
Toplumsal motivasyonu bir kedinin oynadığı topa benzetmek çok da yanlış olmaz.
Kedi sahip olduğu o topla son derece keyif dolu anlar yaşar ve bu durum geriye kalan yaşantısına da olumlu bir şekilde yansır.
Ancak bu top zamanla mutlaka eskimeye başlar ve eskisi kadar keyif vermez.
İşte tam bu noktada yenilenmesi lazımdır.
Kıbrıs Türk toplumu da benzer bir durumla karşı karşıyadır.
Teşbihte hata olmaz, o nedenle de kimse kedi ve top benzetmesine kızmasın, alınmasın.
Kıbrıslı Türklerin yeni ve güçlü bir motivasyona ihtiyacı bulunmaktadır.
Bu motivasyon toplumun mevcut psikolojisi ve beklentileri de dikkate alınarak belirlenmelidir.
Konuyu çözüm modeline indirgemek, federasyon ve iki devletli çözüm arasındaki tartışmaya sıkıştırmak ne yazık ki toplumsal motivasyon elde etmeye yaramıyor.
Toplumun daha geniş vizyonlu bir motivasyona ihtiyacı bulunmaktadır.
Elbette ki geleceği garanti altına alacak bir motivasyon önemlidir.
Ama gelecek kadar bugünü de yoluna koyacak beklentiler vardır.
İşte bu iki noktayı karşılayacak bir motivasyon toplum tarafından çok güçlü bir kabul görecektir.
Son olarak, Güney Kıbrıs’ta da işler değişme yoluna girmek üzeredir.
Artık onlarda da motivasyon topu eskimiştir.
Ama ne yazık ki onlarda bizdeki kadar güçlü bir kamuoyu bulunmadığı için bunu konuşmakta şimdilik zorlanmaktalar…
Zaman tanımak lazım.
Önce biz kendi motivasyon sorunumuzu çözelim, gerisi kolay…



