Hasan Hastürer

Adayların spor ambargosuna bakış açısını dinlemek isterim…

   Kıbrıs Türkü’ne uygulanan tüm ambargolara karşıyım ve rahatsızlık duyarım.

   Spor ambargosuna ise hem sporun evrensel ilkelerine hem de insan haklarına aykırı olduğu çok daha şiddetli karşıyım.

   Aktif spor yazarlığım döneminde, spor ambargosuyla derinlikli ilgilendim. İstikrarlı bir çaba harcansa sonuç alınabileceğine de inancım o zaman da çok yüksekti, şimdi de.

***

Yineleyeyim, spor ambargosu Kıbrıslı Türklere uygulanan ambargolar içinde insan haklarına aykırı olanların başında gelir.

Neden?

Aktif sporun bir yaş sınırı.

Tüm spor dallarında yaş ilerledikçe verimlilik düşer.

Bir yerden sonra müsabaka sporu anlamında sahada yer alınmaz.

Bir gün spor ambargosu kalkar ya da yumuşarsa geriye dönük uygulanma şansı olamaz.

Bir zamanların yıldız futbolcularıyla takım oluşturup uluslararası karşılaşmalara çıkamayız.

***

   Spor ambargosu devam ederken Türk ekiplerinin Kıbrıslı Rumlarla karşılaşması en yalın tanımlamayla “ağrımıza” gidiyor.

   Türkiye’nin ev sahipliğindeki uluslararası etkinliklerde Kıbrıslı Rum ekipleri, sporcuları yarışırken bizlerin uzaktan seyretmemizin de hazmı kolay değildir.

   Seslendirilsin ya da seslendirilmesin, bu gerçektir.

***

“Bize spor ambargosu uygulandığı sürece Türkiye, Kıbrıslı Rumlarla karşılaşmasın. Rum ekiplerin Türkiye’de yarışmasını kabul etmesin.”

Derinlikli düşünme olmadan, bunlar söylenebilir.

Bu satırların yazarı olarak böyle bir düşünceyi seslendirmem.

   Ancak Kıbrıslı Türklere uygulanan spor ambargosuna karşı bizim etkili bir mücadele politikamızın yokluğu, biraz da bu nedenle Türkiye’nin bu konuda aktif desteğinin bile olmadığı da gerçektir.

***

Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün bedelini biz Kıbrıslı Türkler öderiz.

Kıbrıs Rum liderliğinin bu konulardaki tavrı da sahtedir, siyasi tutarlılıktan yoksundur.

   Kıbrıslı Rumlara göre adayı “işgal” eden, Türkiye…

   Kıbrıslı Rumlara göre, adanın fiilen bölünmesini sağlayan, Türkiye…

   Kıbrıslı Rumlara göre, adanın demografik yapısını bozan, Türkiye…

   Kıbrıslı Rumlara göre, adada, anayasal sayının çok üzerinde asker bulunduran Türkiye…

   Elbette bize değil, Türkiye’ye ambargo uygulama uygulansın demem. Rum siyasetinin tutarsızlığına işaret etmek için yazdım.

   Peki sıra ambargolara gelince, dişleri Türkiye’yi kesemediği için gariban Kıbrıslı Türkleri keserler ve dünya da buna göz yumar.

   Ambargoların her türlüsü bize…

   Elbette bize değil, Türkiye’ye ambargo uygulama uygulansın demem. Rum siyasetinin tutarsızlığına işaret etmek için yazdım.

***

1985’te Şampiyon Kulüpler Kupasında APOEL, Beşiktaş’la eşleştiği zaman, “Kıbrıs’ı “işgal” eden ülkenin takımıyla oynamayız.” deyip ilk maçta İstanbul’a gitmeyip elenmişti.

Sportif anlamda yaptıkları yanlıştı ama siyasi duruşla beraber okunduğu zaman kişilikli bir tavırdı.

Zamanla o tavrı terk ettiler…

Türkiye ile her alanda ilişkileri normalleştirmeyi tercih ettiler.

Uluslararası alanda Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ve temsilcileri yok sayamadı.

Türkiye, Rumlara, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımıyorum. Bu nedenle sizlerle karşılaşmam.” diyemiyor.

***

Genelde ambargolar, özelde spor ambargosu, kanayan yaramızdır. Cumhurbaşkanlığı seçimi vesilesiyle, adayların spor ambargosuna bakış açısını özel olarak dinlemek isterim…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu