Bir Toplumun Yeniden Doğuşu

Her türlü siyasi kavramı bir kenara koymak gerek bazen… Çünkü bazı anlar vardır ki, sandıktan çıkan sonuç sadece bir kazananı değil, bir toplumun onurunu, gururunu ve var olma iradesini ortaya koyar. KKTC’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi, işte tam da böyle bir andı.
Uzun zamandır sancısını çektiğimiz bir doğumun başlangıcına tanıklık ettik. Bu seçim, sadece bir oy verme süreci değildi; yıllardır unutturulmaya, susturulmaya, köreltilmeye çalışılan bir toplumsal bilincin yeniden hayat bulmasıydı.
Toplum, sessizliğini bozdu.
Umutsuzluğun üzerine sinen sis perdesi aralandı.
Ve o an, bir umut ışığı yandı.
Bu ışık belki ilk anda zayıf görünebilir, ama her doğum gibi bu da sabır, inanç ve dayanışma gerektiriyor. Çünkü bu daha başlangıç…
Bir milletin kendi geleceğine sahip çıkma yolculuğunun ilk adımı atıldı.
Bugün KKTC halkı, sadece bir lider seçmedi; kendi sesine yeniden kavuştu. Sandığa giden her birey, “Biz hâlâ buradayız” dedi. Bu söz, bir direnişin, bir hatırlayışın ve en çok da bir yeniden doğuşun ifadesidir.
Onur ve gurur…
Bir toplumun çimentosudur bu iki kavram.
Ve o çimento, artık yeniden karılıyor.
Bu topraklarda yaşayan herkesin umuduyla, emeğiyle, kararlılığıyla.
Bu daha başlangıç.
Ve bu kez, başlangıç halkın kalbinde doğuyor.
