Hasan Hastürer
UBP’liler bu yazıyı saklasın…

Çok partili siyasal yaşamımızın, CTP’den sonra yaşayan ikinci büyük partisi, çekirdek oyu en çok olan partisi Ulusal Birlik Partisi’dir.
CTP ve UBP yaşadıkları sürece UBP, yaşayan ikinci sıradaki siyasi parti olacak.
Peki, UBP çekirdek oyu en yüksek parti olarak kalacak mı?
Böyle giderse, çekirdek oyu en yüksek parti olarak kalamayacak.
UBP’nin tepesinde olan ve siyasette olgunluk dönemini yaşaması gerekenler, tam tersi bir tutum içinde olduğu için, hızlı bir şekilde, ‘YORGAN GİTTİ, KAVGA BİTTİ’, noktasına gelinecek.
***
UBP, 1975’te kurulduğu zaman ipler Rauf Denktaş’ın elindeydi. 1983 Aralık ayında Derviş Eroğlu’nun, UBP Genel Başkanı seçilmesi, UBP’nin güçlü yapılnmasında kilometre taşıdır.
Eroğlu, UBP’nin genel başkanı ve lideriydi.
Eroğlu’ndan sonra UBP, parti içi istikrarı neredeyse hiç yakalayamadı.
Partiye zarar verici virüs gibi unsurların, ortak özelliği, her zaman pusuda beklemeleri oldu.
UBP sanki de ‘ne olursan, ol, ne yaparsan yap, kapımız açıktır’, dergahı halini aldı.
Parti içi disiplinin esamesi kalmadı.
Sonuç, işte, şimdiki tablo…
***
Daha öncede yazdım.
Ersin Tatar’ın yeniden seçilmemesinin faturası kesilecekse, seçim başarısızlığında payı olanları tümüne kesilecek.
UBP’nin dışında, seçim başarısızlığında payı olanlar ittifak oluşturup, faturayı, UBP’ye, genel başkanı Ünal Üstel’e kesmeye çalışıyor.
Hükümetin küçük ortakları bile başarısızlıkta, suç ortağı görülmüyor. Bu konudaki seslendirmeler de çok cılızdır.
***
Normal olan, KİŞİSEL ÇIKARLAR PARTİ ÇIKARLARINDAN, PARTİ ÇIKARLARI, TOPLUMSAL ÇIKARLARDAN ÖNDE OLAMAMASIDIR.
UBP’de, TOPLUMSAL ÇIKARLAR, PARTİ ÇIKARLARINDAN, PARTİ ÇIKARLARI, BİREYSEL ÇIKARLARDAN ÖNDE OLAMAZ, anlayışı doğru kabul edilmektedir.
Bu anlayışta bir siyasi partiden, Kıbrıs Türk Halkı’na KKTC’ye yarar gelmez.
***
UBP, TMT’nin 1974 sonrası siyasi yapılaşmasının adıdır… Doğrudur. Bunu defalarca ben de yazıp, söyledim.
Bu özellikten uzaklaşıldığı oranda UBP’nin tabanında erozyon yaşandı. 3-4 nesildir UBP’li olmaktan gurur duyanlar, parti yönetimiyle yabancılaştı.
Eskiden bir haberle toparlanan, toparlandığını sandığa yansıtarak gösteren UBP, son seçimlerde zorlandı.
UBP’de parti içi iktidar ve muhalefet Tatar için koştu.
Sonuçta UBP’nin de kusuru varsa, UBP’nin tüm bakanlarının, milletvekillerinin payı vardır.
Kimse, zem zem suyuyla yıkanıp, aklanıp paklanamaz.
***
UBP’de uzlaşıdan, Ünal Üstel ve Üstel’e karşı olanların anladıkları aynı değil.
Altı milletvekili, uzlaşı için Ünal Üstel’le konuşmak bile istemiyor.
Şimdi konuştukça anlıyoruz ki, Ersin Tatar’ın seçilmeyeceğini UBP’deki muhalifler de bilenler arasındaymış. Kampanya süresince KOŞAR GÖRÜNÜP, seçim sonrası AFERİN ve devamında kazanan olmayı hedeflemişler…
***
UBP yıllardır, neredeyse her kurultay döneminde kriz yaşadı. Her defasında, ‘KURULTAY BİRTER HER ŞEY GERİDE KALIR’ dediler.
Bu defa durum hiç de eskisine benzemiyor.
Şimdiye kadar merkez ya de merkezin sağında oy kullan çok sayıda seçmen, sandığa gitmeden günlerce önce Tufan Erhürman’a oy vermeyi kararlaştırmıştı.
Sandıkta çok kolay sırtını Ersin Tatar’a dönüp, Tufan Erhürman’a oy verenler, genel seçimde de UBP’ye sırtını dönüp, CTP’ye ya da bir başka muhalefet partisine oy verebileceğinin mesajını verdi.
***
Uzun mazisi olan, hatalardan dönülme imkanı var mı?
Bir söz var. ÖLÜME ÇARE YOK.
Çare üretmek için BEN DEĞİL BİZ DÜŞÜNCESİYLE HAREKET ETMEK GEREKİR.
Aksi halde ilk seçimde, hüsran kaçınılmaz olacak.
Bazılar, DİMYAT’A PİRİNCE GİDERKEN, EVDEKİ BULGURDAN OLACAK.




