Koşulların Değişeceği Bir Yıl Olsun

Lütfen….
Artık değişsin….
Hem de her alandaki koşullar.
Değişimi bu kadar erteledik, zaman doldu.
Koşullar önemli, koşullar değişmeli…
Hegel ve Marx gibi önemli düşünürler bizden çok uzun yıllar önce düşünmüşler ve “Koşullar Diyalektiği”ni geliştirmişler.
Fikirlerin ve maddenin gelişimini tez-antitez-sentez yoluyla açıklayan bir felsefi yöntemdir.
Tarih ve toplumun sürekli değişen, çelişkilerle ilerleyen yapısını ve düşüncenin evrimini inceler, yani belirli koşulların birbirini nasıl etkileyip yeni durumlara yol açtığını analiz eder.
Çok teknik gibi görünse de aslında koşulların sürekli değişken olduğunu anlatır.
İşte bu noktadan yaklaşmalıyız.
Koşulların değişkenliğini yitirdiği ülkemizde, bu durumun yarattığı kronikliğin esiri olmaktan çıkmalıyız.
Bunu sağlamak için de yeniden koşulların değişken olduğu bir ortam yaratmalıyız.
Yani özetle, statükocu anlayışları derhal terk etmeli ve koşulların zamanın gereğine uygun bir şekilde değişkenliği yakalamasını sağlamalıyız.
Yeni bir yıla girdik.
Taptaze umutlar taşıyoruz.
En kötümserimiz bile mutlaka umutlarını taşımıştır yeni yıla.
Bu umutlar tazeliğini yitirmeden hareket geçmeli ve yeni koşullar için adımlar atmalıyız.


