Siyasetin Mevsimi Olmaz

Hepimizin malumu, bizim yaz ayları çok sıcak geçer.
Hele ki de son yıllarda yaşanan küresel ısınma ile birlikte hem daha sıcak hem de daha uzun bir hale geldi yaz mevsimi.
Kışı yaşarken aklıma gelmiş değil.
Şöyle bir siyaset takvimine baktım.
Yaz ayları siyaset için oldukça sıcak geçecek.
Hem sıcak hem de bir o kadar da bereketli olacak.
Mart sonrası bahar havası ülkeyi sarmaya başlayınca hareketleneceğiz.
İki seçim öncesi kollar erkenden sıvanacak.
Hem sürenin az kalması hem de mevcut siyasi yapıda malzemenin tükenmesi nedeniyle seçime odaklanacağız.
Cumhurbaşkanı seçimi sonrasında siyaset bir türlü geri dönemedi.
Seçimin hemen sonrasında bütçe de onaylanınca umutlar tükendi.
Gözler seçimlere çevrildi.
Aday belirleme çalışmaları gayri resmi bir şekilde başladı.
İki seçim de yan yana olunca işler zorlaştı.
O nedenle de yaz boyunca yoğun temaslar ve sıkı pazarlıklar olacak.
Mevcut başkanların işi kolay.
Kendileri istemeden adaylıkları devam edecek.
Ancak milletvekilliğinde işler öyle değil.
Çok sayıda meraklısı var bu işin.
Bu da güzel bir durum aslında.
İşte tüm bu yeni isimler yaz boyunca siyaset turları atacaklar.
Önce partilerini sonra da seçmeni ikna etmek için durmaksızın çalışacaklar.
Seçmen henüz buna hazır değil.
Kafalarında belirlenmiş bir kriter yok.
Bu da aday namzetleri için yerine göre avantaj, yerine göre dezavantaj.
Uzun lafın kısası, bu yaz oldukça sıcak ama bir o kadar da hareketli geçecek.
Yaz mevsimi malum, geceler daha kısadır.
Ama bu yaz geceler uzun olacak.
Herkes hazır olsun…

