Döngü Değişmiyor, Yük El Değiştiriyor

KKTC’de sağlık politikalarını yakından izleyen herkes bilir: “doktorların tam gün çalışması” meselesi belirli aralıklarla yeniden ısıtılıp toplumun önüne konur. Aradan yıllar geçse de tartışmanın kendisi değil, yalnızca aktörleri değişir. Senaryo ise neredeyse ezbere bilinir.
Sağlıktan sorumlu bakanlar, halkın devlet hastanelerinde doktor bulamama konusundaki haklı tepkisinin farkındadır. Bu tepki, siyaset için son derece kullanışlıdır. Çünkü kamuoyunda karşılığı olan bir sorun üzerinden “çözüm iradesi” gösterme fırsatı sunar. Tam gün çalışma vaadi tam da bu noktada devreye girer: Kulağa adil, gerekli ve gecikmiş bir reform gibi gelir.
Ancak iş uygulamaya gelince tablo değişir. Hekimler, mevcut koşullarda tam gün çalışmanın mümkün olmadığını söyler. Eksik personel, yetersiz teknik donanım, eski binalar, aşırı iş yükü… Talepler makuldür ve kimse bu sorunların birkaç ay içinde çözülebileceğini iddia edemez. Bu aşamada tartışma sertleşir, söylemler karşılıklı yükselir ve mesele bir sağlık politikası olmaktan çıkıp siyasi bir bilek güreşine dönüşür.
Sonrası ise artık tanıdık. Hükümet, krizi yumuşatmak adına hekimlerin maaşlarında ve özlük haklarında iyileştirmeye gider. Bu adımlar kısa vadede tansiyonu düşürür. Hekimler rahatlar, hükümet başka başlıkların yarattığı baskıdan bir süreliğine sıyrılır. Ama asıl vaat edilen reform, yani tam gün çalışma, “ileride değerlendirilmek üzere” rafa kaldırılır.
Bu döngünün en ilginç tarafı, her seferinde asıl sorunun görünmez kılınmasıdır. Çünkü sonuçta değişen pek bir şey olmaz: Devlet hastanelerinde vatandaş yine doktor bulmakta zorlanır. Üstelik bu kez sistemin maliyeti daha da artmıştır. Tam gün çalışılacağı varsayımıyla yapılan maaş artışlarının yükü, dolaylı ya da doğrudan, yine toplumun sırtına biner.
Ortada ne gerçek anlamda bir tam gün sistemi vardır ne de halkın sağlık hizmetine erişimini kalıcı biçimde iyileştiren bir düzenleme. Sadece ertelenmiş bir sorun ve pahalı bir geçici uzlaşma kalır geriye.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Bu tartışma gerçekten sağlık sistemini düzeltmek için mi yapılıyor, yoksa herkesin rolünü bildiği bir politik oyun mu oynanıyor? Aynı filmi her birkaç yılda bir izleyip farklı bir final beklemek, ne halka ne de sağlık sistemine bir şey kazandırıyor.




