Kıbrıs

Holguin’in makalesi, müzakerelerin “başlangıç tarihine” değil, “temel ve kurallarına” odaklanıyor

Halef KURT [email protected]

Kıbrıs’ta resmi müzakerelerin ya da olası genişletilmiş bir konferansın ne zaman ve hangi koşullarda başlayacağı konusu gündemdeki yerini korumaya devam ederken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in dün yayımladığı makale, sürecin “çözüm odaklı” yürütülmesi gerektiğine işaret ederek, hem kuzey hem güney açısından resmi müzakerelerin başlamasını zorlaştırabilecek unsurlara dikkat çekti.

Benzer şekilde Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman da daha önce yaptığı açıklamalarda çözüm perspektifi olmadan masaya oturulmasına karşı olduğunu ortaya koymuş, buna karşılık Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ise daha önce üzerinde uzlaşıldığını belirttiği çerçeve temelinde müzakerelerin gecikmeden başlatılabileceğini savunuyor. Böylece resmi müzakerelerin takvimi kadar yöntemi de taraflar arasındaki temel ayrışma başlıklarından biri haline geldi.

HOLGUİN, RESMİ MÜZAKERELERİN BAŞLAMASININ ÖNÜNDE HEM GÜNEY HEM DE KUZEY’DEKİ İÇ DİNAMİK KAYNAKLI ZORLUKLARA İŞARET ETTİ

Holguin, makalesinde resmi müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik siyasi iradenin önemine vurgu yaparken, mevcut koşulların takvim açısından bazı riskler barındırdığını belirtti.

  • Güney’de Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nın yürütülmesi ve Mayıs ayında yapılacak parlamento seçimlerinin hükümetin gündemini yoğunlaştırdığına dikkat çeken Holguin, bu sürecin genişletilmiş bir konferansın toplanmasını zorlaştırabileceğini ifade etti. Seçim dönemlerinin doğal olarak siyasi manevra alanını daralttığına işaret eden Holguin, karar alma süreçlerinin bu tür dönemlerde daha temkinli ilerlediğini kaydetti.
  • Kuzey’de ise yeni liderliğin göreve başlamasıyla birlikte hem iç idari yapılanmanın hem de Türkiye ile ilişkilerin koordinasyonunun öncelik kazandığını belirten Holguin, pozisyonların netleşmesi ve müzakere stratejisinin şekillenmesinin zaman alabileceğini vurguladı.

Holguin’e göre bu tablo, resmi müzakerelerin imkânsız olduğu anlamına gelmiyor; ancak tarafların iç süreçlerini tamamlamadan kapsamlı bir konferansa yönelmesinin zor olabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle önümüzdeki aylarda güven artırıcı adımların ve ortak zemini güçlendirecek temasların önem kazandığını belirtiyor.

HRİSTODULİDİS, MÜZAKERELERİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ “GÜLÜNÇ” OLARAK DEĞERLENDİRDİ

Holguin’in iç takvimlere ilişkin değerlendirmesine karşın Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis, makaleyi henüz okumadığını belirtmekle birlikte seçimler ya da AB dönem başkanlığı nedeniyle konferansın toplanamayacağı yönündeki görüşleri “gülünç” olarak niteledi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile New York’ta varılan anlayış çerçevesinde genişletilmiş bir toplantıya “gelecek hafta dahi” katılmaya hazır olduklarını söyleyen Hristodulidis, müzakerelerin Crans-Montana’da kaldığı yerden ve müzakere kazanımlarına saygı temelinde yeniden başlaması gerektiğini belirtti. Rum tarafının takvim açısından herhangi bir çekincesi bulunmadığını savundu.

ERHÜRMAN, “MÜZAKERE OLSUN DİYE MÜZAKERE DEĞİL, ÇÖZÜM İÇİN MÜZAKERE” SÖYLEMİNİ YİNELİYOR

Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman ise önceki haftalarda yaptığı değerlendirmelerde, resmi müzakerelerin hemen başlatılmasından ziyade hangi kurallarla ve hangi metodolojiyle başlatılacağının belirleyici olduğunu vurgulamıştı.

Erhürman, açık uçlu ve süresi belirsiz müzakere süreçlerine karşı olduklarını belirterek, çözüm odaklı ve çerçevesi net bir süreç talep ettiklerini ifade etmişti. Bu kapsamda; siyasi eşitliğin somut güvenceye kavuşturulması, etkin katılım ve dönüşümlü başkanlığın prensip olarak kabul edilmesi, geçmiş yakınlaşmaların ilkesel teyidi ve zaman sınırlaması ilkesinin benimsenmesi gerektiğini savunuyor.

Erhürman’a göre, usul netleşmeden esasa geçilmesi geçmişte yaşanan tıkanmaların tekrarına yol açabilir. Bu nedenle resmi müzakerelerin başlaması için öncelikle metodolojik zeminde uzlaşı sağlanması gerektiğini dile getiriyor.

TARTIŞMANIN YENİ ODAĞI MÜZAKERELERİN “HANGİ TARİHTE BAŞLAYACAĞI” DEĞİL, “HANGİ TEMEL VE KURALLARLA” YÜRÜTÜLECEĞİ

Holguin’in makalesi tartışmayı uygun zaman ve hazırlık koşulları ekseninde ele alırken; Hristodulidis takvimin bir engel oluşturmadığını savunuyor. Erhürman ise süreci zamandan çok yönteme ve ilkesel çerçeveye odaklayarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu tablo, taraflar arasında yalnızca başlangıç tarihi konusunda değil, müzakerelerin hangi temelde ve hangi kurallarla yürütüleceği konusunda da farklı yaklaşımlar bulunduğunu ortaya koyuyor. Resmi müzakerelerin ne zaman ve hangi çerçevede başlayacağı ise önümüzdeki dönemde atılacak adımlarla netleşecek.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu