Kıbrıs

Erkut Şahali’den fiber optik protokolü eleştirisi: Hükümet memleketi savaş ganimeti gibi görüyor

Erge TEKSAMANCI

Cumhuriyetçi Türk Partisi Gazimağusa Milletvekili ve Grup Başkanvekili Erkut Şahali, Kıbrıs Postası TV’de Ulaş Barış’ın hazırlayıp sunduğu “Gündem” programına konuk oldu.

Erkut Şahali, katıldığı programda hükümetin fiber optik protokolüne ilişkin tutumunu sert sözlerle eleştirdi. Şahali, devlet otoritesinin devre dışı bırakıldığını savunarak, ihalenin şartlarının devlet tarafından belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Hükümetin geçmiş sorumluluklarını yok saydığını öne süren Şahali, sürecin egemenlik ve denetim yetkisi açısından ciddi sakıncalar içerdiğini ifade etti.

“HER ŞEY KENDİ EVRENLERİ DIŞINDA BİRİLERİNİN KABAHATLERİ İLE KENDİLERİNE DEVREDİLDİ GİBİ HAREKET EDİYORLAR”

Şahali, Erhan Arıklı’nın Fiber Optik projesinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yürütüldüğü ve Türkiye Cumhuriyet Resmi Gazetesi’nde yayınlandığı için değişemeyeceği açıklamalarını değerlendirdi. Hafızasını kaybeden bir kadının her gün hayatının ilk günü gibi bir şey hatırlamadan uyandığını konu alan “50 First Dates” filmini örnek gösteren Şahali, “Bu hükümetle biz bu filmi izliyoruz” dedi. Şahali, hükümetin kendinden öncesi ve sonrası yok gibi davrandığını ifade ederek, Başbakan Ünal Üstel’in “memleketteki icra dönemini” kendi başbakanlığından itibaren aldığını vurguladı. Üstel’in başbakanlığı öncesindeki süreçte UBP’nin, kabinede yer alan bakanların veya meclisteki vekillerin ülke yönetiminde hiç bir sorumluluk üstlenmediğini söyleyen Şahali, “Her şey kendi evrenleri dışında birilerinin kabahatleri ile kendilerine devredildi gibi hareket ediyorlar” dedi.

“HÜKÜMETİ OLUŞTURAN BU HEYET MEMLEKETİ BİR SAVAŞ GANİMETİ OLARAK GÖRÜYOR”

Şahali, Erhan Arıklı’nın da bu anlayışa sahip olduğunu ifade ederek, kendi söylediği, “Bu anlaşmayı ben olsam imzalamazdım… Başbakan benden habersiz imzaladı… Türkiye imzaladı, devam sürecini bizim getirmemiz lazım ki bu anlaşma yürürlüğe girsin…” gibi sözleri söylememiş gibi davrandığını ifade etti. Erhan Arıklı’nın, protokolü “masumane gösterme kaygısından” uzaklaştığını ifade eden Şahali, Arıklı’yı despotik tavırla hareket etmekle suçladı. Şahali, Arıklı’nın “ifade özgürlüğünü kısıtlayacak yasa tasarıları” ile ilgili de “vuralım palayı alalım kellesini” gibi bir tavır sergilediğini kaydetti. “Faşist faşisttir, dolayısı ile faşistten demokratik tavır bekleyemezsiniz” diyen Şahali, Erhan Arıklı’nın, “Bir başka devletle imzalanan anlaşmada kendi devletini küçülten ve hatta yok eden unsurları görme noktasında faşist gibi davranır” ifadelerini kullandı. Şahali şunları söyledi: “Hükümeti oluşturan bu heyet, bu memleketi bir savaş ganimeti olarak görüyor. Bu memleketi bir yurt olarak görmüyor, bu yurda bir borcu olduğunu hissetmiyor. ‘Bir ganimettir bu ne kadar nemalanırsak’ diye bakıyorlar”.

“SANKİ BİRİLERİ İHALE AÇMIŞ, BİZ DE BU İHALEYE TEKLİF VERİR POZİSYONDAYIZ”

CTP’nin, fiber optik sürecinde karşı çıktığı şeyin devlet otoritesinin hiçleştirilmesi olduğunu söyleyen Şahali, ihalenin şartlarını devletin belirlemesi gerektiğini ifade etti. Şahali, devletin denetim ve benzeri alanlarda otoritesini ortaya koyacak şekilde açacağı ihalede Türk Telekom da dahil, yerli veya yabancı kuruluşların katılabileceğini belirtti. Öte yandan yaşananın bunun tam tersi bir durum olduğunu kaydeden Şahali, “Sanki birileri ihale açmış, biz de ihaleye teklif verir pozisyondayız” dedi. İmzalanan protokolün, “biz iletişim işini beceremiyoruz, egemenlik iddiamız da yoktur” demek olduğunu ifade eden Şahali, “O zaman sizin devlet olma vasfınız ortadan kalkar” dedi. Şahali, bunu “çünkü yatırım yapmıyorsunuz, işleticilikten vazgeçiyorsunuz, denetim sorumluluğunuzu üstünüzden atıyorsunuz, fiyat belirlemede ticari alanın korunmasına ilişkin önlem almıyorsunuz, al ne yaparsan yap, 25 sene sonra bize devret diyorsunuz” sözleriyle açıkladı.

“CTP, TÜRK TELEKOM’A KARŞI DEĞİL”

Şahali, CTP olarak Türk Telekom’un kendisine karşı olmadıklarını ifade ederek, mevzuata göre bir yapı için ihaleye çıkıldığında, çıkılan ihalenin boyutunun katılabilecek müteahitlerin kim olduğunu belirlediğini ifade etti. Yeterliliğin firmanın finansal yapısı, geçmiş referansları ve bünyelerindeki personel olduğunu kaydeden Şahali, “İşin özü şartnamedir” dedi. Katılım koşullarının bu şekilde koyulması gerektiğini ifade eden Şahali, “Bu sayılan koşullar içerisinde belki de Türk Telekom yer alamayabilir, ama Türk Telekom’u şeytanlaştırdığımız bir şey gibi değerlendirilmesi bizim için olumsuzdur” dedi. Şahali, Türk Telekom’un Halili’nin yarattığı zararın mağduru durumunda olduğunu ifade etti.

Haberi Facebook’ta Gör

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu