Rusya Kıbrıs’ın NATO Üyeliğine Nasıl Bakacak…?

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis belli ki ülkesinde çok büyük siyasi sıkıntılar yaşamakta.
Aslında bir takım duyumlarımız vardı, basına da yansıyan yolsuzluk dosyaları nedeniyle zor günler geçirdiğini biliyorduk.
Ama anlaşılan durum bizim bildiğimizden de ötedeymiş.
İran savaşı nedeniyle oluşan ortamdan pay çıkarmak adına yaptıklarını gördükçe bunu daha iyi anlıyoruz.
Zaten uzun bir süredir farklı ülkelerin askeri güçlerini Kıbrıs’a taşımak için çabalayan Hristodulidis, savaşın çıkmasıyla bu çabalarına ivme katmış bir durumda.
İngiliz üslerine yönelik saldırı sonrasında de resmen gemi azıya almış bir hale geldi.
Ama tabii ki bu durumda onun pek aklına gelmese de başkalarının aklına geldi ve bu duruma Türkiye’nin ne tepki vereceği kendisine soruldu.
Rum Lider Türkiye’nin bu duruma karşı çıkmaya hakkı olmadığını söyleyerek bir kez daha NATO üyeliğinden bahsetti.
Türkiye’yi bu konuda köşeye sıkıştıracağı ümidiyle dört elle sarıldı.
Sarıldı sarılmasına gerçi ama unuttuğu bir nokta kaldı ki bu çok önemli bir noktadır.
NATO’nun en önemli ülkelerinden olan Türkiye’nin konuya yaklaşımını şimdilik bir kenara bırakalım.
Burada Hristodulidis’in esas düşünmesi gereken son günlerde yeniden kabaran NATO hevesine Rusya’nın yaklaşımının ne olacağıdır.
Unutanlar için hemen hatırlatalım, halen sürmekte olan Ukrayna-Rusya savaşı, Ukrayna’nın NATO üyesi olmayı istemesi üzerine başlamıştı.
Şimdi benzer yola Güney Kıbrıs’ın girmesi halinde neler olacağını, Rusya’nın buna tepkisinin ne olacağını da az çok hesaplayabiliyoruz.
Bu hesabı Hristodulidis de yapmaktadır.
Rusya’yı unutmuş değildir.
Ama NATO üyesi olmayı ciddi bir şekilde istemediği, bunun asla olamayacağını kendisi de çok iyi bildiği için konuyu bir şantaj malzemesi olarak kullanmak istemektedir.
Türkiye üzerinde baskı oluşturacağı ümidiyle NATO üyeliği salvoları atmaktadır.
Türkiye’nin bunu ne kadar ciddiye aldığını bilemem. Ama zaten burada oturup düşünmesi gereken taraf Türkiye değil, Güney Kıbrıs’tır.
Son gelen haber Türk F-16 savaş uçaklarının KKTC’de konuşlanacağı şeklindeydi.
Ve bu haber, şu ana kadar Güney’e gelen onca üçak, gemi vb. silahtan daha fazla ses getirdi.
Bunun yegane nedeni Türkiye’nin hiçbir zaman boş bir adım atmamış olmasıdır.
Özellikle de askeri konularda.
Daha önce de olmuştu, yine aynısı oldu ve “bir gece ansızın gelebilirim” şarkısı dillere dolandı.
Beş ülkenin onlarca silahla yaratmadığı etkiyi Türkiye dört adet savaş uçağı ile yarattı.
Bakalım savaş bitinceye kadar adamız üzerinde ne gibi başka gelişmeler olacak…

