Böyle Kalkınma Olmaz..!

“Bölgemize yatırım istiyoruz” diyen herhangi bir açıklama ya da talep duyan oldu mu uzun zamandır..?
Duymadınız, çünkü olmadı.
Olmayacak da zaten..!
İnsanımızın bölgesel kalkınmadan anladığı yegane unsur devletin altyapı anlamında yapacaklarıdır.
Yollardan başlayarak, okul ve hastane başta olmak üzere diğer devlet kurumları.
Bunlar varsa eğer tamamdır…
Fazlasına da gerek yok.
Oysa ki var..!
Hem de çok daha fazlasına ihtiyacımız var.
Ülke olarak bölgesel kalkınmayı temel almalı ve bu yönde adımlar atmalıyız.
Her bölgenin devlet eliyle yapılacak özel sermaye yatırımına mutlaka ihtiyacı vardır.
Ama istemiyoruz, yapmak isteyene de karşı çıkıyoruz.
Tüm gelişmiş görüntüsüne rağmen, Girne’nin bile bu yönde yatırımlara acilen ihtiyacı vardır.
Devlet mevcut yapıdaki istihdam yükünü artık karşılayamaz bir duruma gelmiştir.
Bunu azaltmak için de tek seçenek özel sektörü, daha doğrusu özel sermayeyi devreye sokmaktır.
Ama biz gelmek isteyenlere öyle davrandık ki zamanında artık adımız geçtiğinde herkesin tüyleri diken diken olmakta.
Üçüncü ülkelerdeki yatırımcılardan vazgeçtim, Türkiye’deki yatırımcılar bile artık ülkemize gelmekten çekinir oldular.
Neden olmasınlar ki..!
Karşılarına çıkardığımız zorluklar bir yana, maruz kaldıkları davranışlar asla hak ettikleri türden değildir.
Ama yapıyoruz.
Devletçilik elbette önemlidir ve olmalıdır.
Ama bu boyutta değil.
Biz devletçiliği yaşatmıyoruz.
Biz devletçiliğe teslim olduk.
Her işi devlet yapacak ve devlet ülkedeki en büyük işveren olacak.
O ülke yürümez ve zaten yürümüyor da.
Ekonominin sağlam kalan son birkaç dişlisini çeviren özel sektördür.
Ama onların da durumu içler acısıdır.
Asgari ücret tartışmalarında ortaya koydukları görüşleri popülist bir yaklaşımla okuyup dinledik.
Sadece asgari ücrete yönelik bir durum değerlendirmesi algısı içerisine düşüp yanıldık.
Oysa ki onlar genel durumun özetini tüm çıplaklığıyla yapmışlardı.
Dinlemedik..
Bakalım daha ne kadar gidecek.
Kamu maaşlarının ödenmesi hiçbir ülkede bir ekonomik başarı değildir.
Ama ekonomi anlayışı bizimki kadar dar olan toplumlarda ne yazık ki tek başarı kriteri bu oluyor.
Bundan vazgeçmeli ve artık bölgesel anlamda kalkınmayı sağlayacak, toplamda da ülkesel ekonomiyi canlandıracak yatırımlara kapımızı açmalıyız…
Yoksa günün sonunda değil açacak kapı, nefes alacak bir penceremiz bile kalmayacak…
