Arıların alet kullanarak problem çözdüğü kanıtlandı

Bilim insanları, bambus arılarının tavandaki yapay çiçeğe ulaşmak için strafor topları birer merdiven gibi kullandığını ortaya koyarak böceklerin sadece içgüdülerle hareket etmediğini ve temel bir zekaya sahip olduğunu ispatladı.
Oulu Üniversitesi ve Queen Mary Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü ve prestijli bilim dergisi Science’ta yayımlanan yeni bir çalışma, arıların bilişsel yeteneklerine dair ezber bozan sonuçlar ortaya koydu.
Yaklaşık 100 yıl önce şempanzelerin kutuları üst üste dizerek yüksekteki bir muza ulaşabildiğini gösteren klasik “kutu ve muz” deneyi, bu kez arılar için uyarlandı.
Deney kapsamında henüz birkaç haftalık olan bambus arıları, tavanı uçamayacakları kadar alçak ama uzanamayacakları kadar yüksek olan şeffaf bir bölmeye koyuldu.
Arıların yukarıdaki şekerli yapay çiçeğe ulaşabilmek için odadaki küçük bir strafor topu çiçeğin altına kadar yuvarlaması ve üzerine tırmanması gerekiyordu.
Test edilen arıların yüzde 75’i, daha önce hiç karşılaşmadıkları veya eğitilmedikleri bu karmaşık adımı tamamen kendi içgörüleriyle çözerek hedeflerine ulaşmayı başardı.
Tesadüf değil, gerçek bir kavrayış yeteneği
Bilim insanları, arıların bu hareketi sadece oyun oynama dürtüsüyle ya da tesadüfen yapıp yapmadığını anlamak için deneyin şartlarını daha da zorlaştırdı.
Son aşamada odanın ışıkları kırmızıya çevrilerek arıların mavi renkli çiçeği görmeleri engellendi ve ortama öylece bir top bırakıldı.
Çiçeğin yerini zihinlerinde hatırlamak zorunda olan 30 arıdan 23’ü, topu çiçeğin tam altına yuvarlayarak ne yaptıklarının tamamen bilincinde olduklarını kanıtladı.
Uzmanlar, bu sonucun böceklerin sadece birer refleks makinesi olduğu ve acı ya da duygu hissedemeyecekleri yönündeki geleneksel dünya görüşünü kökten sarstığını belirtiyor.
Küçük sinir sistemine sığdırılan büyük zeka
Araştırma ekibi arıların insanlar gibi düşündüğünü iddia etmediklerini, ancak minyatür beyinlerin de yeni problemlere karşı son derece esnek çözümler üretebildiğini vurguluyor.
Havacılık ve hayvan davranışı uzmanları, arıların laboratuvar ortamlarında daha önce de nesneleri manipüle etme ve sayma gibi karmaşık görevleri yerine getirdiğini hatırlatarak bu son deneyin bir kavrayış yeteneğinin en net göstergesi olduğunu ifade ediyor.
İnsanlar büyük beyinli olduğu için zekanın sadece büyük beyinlerde var olabileceğine dair genel algının yanlış olduğunu belirten bilim insanları, arıların küçük bir sinir sistemine ne kadar büyük bir zeka sığdırılabileceğinin en somut modeli olduğunu ve doğadaki bu canlılara karşı daha saygılı yaklaşılması gerektiğini hatırlatıyor.




