Kıbrıs Düğümü Brüksel’de mi Çözülecek..?

Aslında çok da kolay bir durum yok ortada.
Yılların, hatta on yılların ve hatta neredeyse 100 yıla merdiven dayamış bir sorundan bahsetmekteyiz.
Kimler gelip geçmedi ki bu meselenin yolundan…
Hem Kıbrıs Türk tarafından, hem Rum tarafından hem de Birleşmiş Milletler’den çok sayıda isim emek verdi çözmek için.
Ama olmadı.
Peki ama neden..?
Çözmek için uğraşanlar mı yetersizdi acaba yoksa kullanılan metod mu yanlıştı..?
Bu soruya mutlaka herkesin kendine göre vereceği farklı bir yanıt vardır.
Ama bu yanıtların çoğu da ne yazık ki akıl yolundan değil de kişisel siyasi görüşler çerçevesinde ortaya konulmaktadır.
Temel mesele de budur.
Herkes kendi penceresinden baktıkça ortaya farklı bakış açıları çıkmakta.
Ve gerçek de hep gözden kaçırılmakta.
Yine aynı şey oluyor, olacak.
BM Genel Sekreteri Kıbrıs konusunda son bir gayret yapmak üzere Ada’ya geliyor.
Ama onun öncesinde Kişisel Temsilcisi hala bir çaba ve arayış içerisinde.
Pazartesi akşamı Kıbrıs’a gelecek olan Guterres’e üzerine basabileceği bir zemin hazırlamak için çırpınmakta.
Bunun son gayretini de Ankara ve Brüksel’de yapacak.
Enteresan bir rota.
Biz hep Ankara ve Atina hattına alışık olduğumuz için bunu duyduğumuzda bir teyit almak zorunda kaldık.
Evet, gerçekten de öyle.
Bayan Holguin önce Ankara’da olacak ve Dışişleri Bakanı Fidan ile görüşecek ve ardından da Brüksel’e geçerek çiçeği burnunda AB Kıbrıs Temsilcisi Fito ile bir araya gelecek.
İlginç bir rota olacak.
Belli ki önce Dışişleri Bakanı Fidan ile görüşüp sonrasında Fito’nun yanına geçerek çantasındakileri sunacak.
İster istemez Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri öne alarak Kıbrıs konusunda bir zemin yaratmaya mı çalışıyor diye düşünüyor insan.
Umarım öyle değildir.
Çünkü eğer öyleyse Guterres’in Kıbrıs macerası daha başlamadan sona erer.
Türkiye gerek AB ile ilişkiler konusunda gerekse Kıbrıs konusunda çok net bir duruş sergilemekte.
Her ikisinden de bir adım geri giderek taviz vereceğini düşünmek saflık olur.
Hele ki bir de iki konuyu birbirine bağlayarak Türkiye’yi farklı bir pozisyona getireceğini düşünen varsa artık düşünmeyi bırakmasını tavsiye etmek dışında elimizden bir şey gelmez.
Holguin Ankara ve Brüksel’e gidecek.
Ardından Guterres de Kıbrıs’a gelecek.
İşte hepsi bu, daha da ötesi yok…!

