Soğuk kış gününde, Ankara’nın siyasi esintisi…

ANKARA – KTSYD’nin her yıl ocak ayında Türkiye’nin değişik bir kentinde seminer düzenleme geleneği var.
Bu yıl seminer Ankara’da.
KTSYD’nin kuruluşundan başlayarak etkin görev üstleneneler arasındayım.
Altı yıl asbaşkanlık, altı yıl da başkanlık görevlerinde bulundum.
Aktif spor yazarlığından kopalı yıllar olsa da çağrı yapıldığı zaman yine katkımı yaparım.
Önceki sabah Ankara’ya vardık.
Belirlenen program tamamlandıktan sonra 11 Ocak Pazar akşamı Kıbrıs’a döneceğiz.
***
İstanbul, Türkiye ekonomisinin ve de finans dünyasının merkezidir.
Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk siyasetinin başkentidir.
Ankara’nın iç ve dış politikasının nabzı en güzel Ankara’da tutulur.
Nereye dokunacağınızı, kimlerle konuşacağınızı bilirseniz, Ankara’dan Kıbrıs’a eliniz boş dönmezsiniz.
Ankara’nın havasını Lefkoşa’dan alamazsınız.
Türkiye’nin öteki bölge ve kentlerinden de alamazsınız.
Örneğin İstanbul’da sokakta ekonomi politikalarının, tepkilerini görürsünüz. Medyanın merkezi yine İstanbul’da olsa da Ankara gazetecilerinin daha içerili olduğuna inananlardanım.
***
Kış kendini, karada, denizde ve havada gösteriyor.
Perşembe 07.45 gibi Ercan’dan havalanan uçağımız 55 dakikada bizi Ankara Esenboğa Havalimanı’na sağ salim ulaştırdı.
55 dakikalık yolculuğun çok rahat 45 dakikası türbülans sarsıntısıyla geçti.
Uzun yıllardır bir yolculuk süresinden oransal olarak bu kadar uzun süre türbülans hissetmedim.
***
Ayağımın tozuyla üst düzey olarak niteleyebileceği uzun bir görüşme de gerçekleştirdim.
Programlanmış bir görüşmeydi.
Saat 17.00’de başlayıp 18.30’da sonlandı.
İzlenimlerimi, söylenenleri, söylenmeyenleri de duyarak, okuyarak oluşan düşüncelerimi Pazartesi sizlerle paylaşacağım.
***

65 kişilik KTSYD kafilesi Perşembe saat 15.00’te eksiksiz olarak Anıtkabir’i ziyaret etti.
Bir anlamda Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıktı.
Spor yazarları dünyanın her yerinde rahat giyimi tercih eder.
Bizim spor yazarı arkadaşlarımız için de bu geçerlidir.
Uçak 07.45’te olduğu için tüm arkadaşlar ortalama sabah 04.00, hatta biraz daha erken yataklarından çıktılar.
Türbülans nedeniyle çok konforlu olmayan, yorucu bir yolculuk sonrası Ankara’ya varıldı.
Otele vardıktan sonra istirahat için kısa bir zaman vardı. Programlanmış saatte arkadaşlar Anıtkabir’e gitmek için otobüslere bindi.
Dikkat ettim, tüm arkadaşlar Anıtkabir ziyareti nedeniyle uygun kıyafet giydi.
Herkes takım elbiseli değildi belki ama herkes Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna saygıyı yansıtan bir kıyafetle çıktı.
Yine hemen hemen herkes, Anıtkabir’de Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili anı değeri yüksek ürünlerden aldı.
***
Kimse Kıbrıs Türkü’nün Mustafa Kemal Atatürk’e saygısından, Atatürk ilke ve devrimlerine sarsılmaz bağlılığından kuşku duyamaz.
Başkan Necati Özsoy, törenle mozoleye çelenk koyu. Anıt özel defterine spor yazarlarının görüşlerini yansıtan anlam derinliği olan yazısını yazdı, yazdıklarını yüksek sesle okudu ve imzaladı.
Fark ettim sanki de 65 kişi tek tek imzalamış hissini yansıtıyordu.
***
Yazımın sonuna geldim. Genelde başlığı önceden belirlerdim. Bu kez sona kaldı.
Durdum düşündüm.
Ankara’nın nabzını tutmak…
Ankara’nın havasını almak…
Ankara’nın rüzgârı…
Ankara’nın siyasi esintisi…
Ankara’nın siyasi esintisine karar verdim.
Ankara’da bizi etkileyecek bir rüzgâr yok.
Hava da durağanlığı çağrıştırdı.
Ankara’nın nabzını da eledim.
Ankara’nın esintisinde biz de varız…




