Kıbrıs

20 Temmuz: Erdoğan katılmayacak, Ankara’nın Kıbrıs mesajını Cevdet Yılmaz verecek

VATAN Mehmet [email protected]

20 Temmuz törenleri kapsamında Türkiye’den çok sayıda bakan, milletvekili, bürokrat ve davetli heyetin adaya gelmesi beklenirken, yapılacak konuşmaların yalnızca tarihi yıldönümüne ilişkin mesajlarla sınırlı kalmayacağı değerlendiriliyor.

Bölgesel gelişmeler, Kıbrıs’ta yeniden hız kazanan Kıbrıs sorununa ilişkin diplomasi trafiği ve iç siyasette seçim tartışmaları nedeniyle bu yılki 20 Temmuz programı, son yılların en kritik törenlerinden biri olarak görülüyor.

 

5+1 SÜRECİ YENİDEN GÜNDEMDE

20 Temmuz programı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín’in aylardır sürdürdüğü diplomasi trafiği ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya yapacağı resmileşen ziyaret duyurusunun hemen ardından gerçekleştirilecek.

Yeni bir 5+1 formatındaki genişletilmiş Kıbrıs konferansının gündeme gelmesi beklenirken, Ankara’nın Lefkoşa’dan vereceği mesajların müzakere sürecinin çerçevesine ilişkin önemli ipuçları taşıması bekleniyor.

Özellikle egemen eşitlik, eşit uluslararası statü ve yeni müzakere metodolojisine ilişkin vurgular yakından takip edilecek.

ENERJİ BAŞLIĞI MASANIN MERKEZİNDE: ÇİFT TARAFLI DOĞAL GAZ HATTI

20 Temmuz programını önceki yıllardan ayıran en önemli gelişmelerden biri de Türkiye ile KKTC arasında kısa süre önce imzalanan çift yönlü doğalgaz boru hattı protokolü oldu.

Türkiye’den KKTC’ye deniz altından ulaştırılması planlanan doğal gazın yanı sıra, ilerleyen dönemde Doğu Akdeniz’de üretilecek olası kaynakların Türkiye üzerinden Avrupa pazarına ulaştırılmasına yönelik stratejik vizyon da dikkat çekiyor.

Bu nedenle 20 Temmuz’da enerji güvenliği, Doğu Akdeniz’deki yeni dengeler ve ekonomik entegrasyona ilişkin mesajların da öne çıkması bekleniyor.

 

AP KARARI SONRASI MESAJLAR SÜRECEK

20 Temmuz törenleri, Türkiye’nin uluslararası diplomasi gündemindeki yoğun trafiğin ardından gerçekleştirilecek olması bakımından da ayrı önem taşıyor.

Son dönemde Güney Kıbrıs’ın NATO ile ilişkilerini geliştirme yönündeki açıklamaları, ABD ve Fransa’nın Ada’daki askeri varlığının artması ve Doğu Akdeniz’de güvenlik mimarisi de Ankara’nın değerlendirmelerinde önemli başlıklar arasında bulunuyor.

Buna ek olarak Avrupa Parlamentosu’nun son Türkiye Raporu’nda yer alan Kıbrıs’a ilişkin ifadeler hem Ankara’nın hem de Lefkoşa’nın sert tepkisini çekmişti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 10 Temmuz’da KKTC ziyaretinde yaptığı açıklamada, “AP kararı yok hükmündedir” ifadelerini kullanırken, Türkiye ve KKTC Dışişleri Bakanlıkları da kararı tek taraflı, gerçeklerden kopuk, provokatif ve kabul edilemez olarak değerlendirmişti.

Bu nedenle 20 Temmuz’da Türkiye adına verilecek mesajlarda Avrupa Birliği ve uluslararası toplumun Kıbrıs politikasına ilişkin değerlendirmelerin de yer alması bekleniyor.

 

“ERDOĞAN KATILMAYACAK OLSA DA”

Her ne kadar bu yıl 20 Temmuz törenlerine Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılmayacak olsa da, siyasal gözlemciler ve diplomatik kaynaklar programın geçmiş yıllardaki rutin kutlama organizasyonlarından farklı bir siyasi atmosferde gerçekleşeceğine dikkat çekiyor.

BM’nin yeni diplomasi girişimleri, enerji başlığı ve uluslararası gelişmeler nedeniyle törenlerin diplomatik yönünün bu yıl da ön plana çıkması bekleniyor.

 

SEÇİM TAKVİMİ İÇİN DE GÖZLER 20 TEMMUZ’DA

20 Temmuz’un iç politika açısından da ayrı bir ağırlığı bulunuyor.

Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) üst düzey yöneticileri son günlerde yaptıkları açıklamalarda, genel seçim tarihine ilişkin değerlendirmelerin 20 Temmuz sonrasında netleşeceğini kamuoyuna duyurdu.

UBP yönetiminin Aralık ayında “çifte seçim” istediği biliniyor.

Bu konuda MYK kararı dahi mevcut.

Bu nedenle 20 Temmuz sonrasında yalnızca dış politika değil, KKTC’nin seçim takvimi ve olası çifte seçim senaryolarına ilişkin siyasi kulislerin de hız kazanması bekleniyor.

BÖLGESEL VE İÇ SİYASETİN KESİŞTİĞİ TARİH

Böylece bu yıl 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı, yalnızca Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıl dönümünün kutlanacağı bir tarih olmanın ötesine geçiyor.

Yeni BM süreci, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, NATO eksenli güvenlik tartışmaları, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararları ve KKTC’de yaklaşan seçim takvimi aynı zaman diliminde kesişirken, Ankara’nın Lefkoşa’dan verilecek mesajların hem Kıbrıs sorununun geleceği hem de bölgesel jeopolitik dengeler açısından dikkatle analiz edilmesi bekleniyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu