Kıbrıs

Barolar Birliği: “Yasa çalışması 2023’te yapıldı… Güncel zanlılar ve hükümetin beklentileriyle ilgili değil”

Lefkoşa, 6 Mayıs 26 (TAK): Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’yla ilgili çalışmanın, 2023’te, “doktorlar ve eczacılar soruşturması” olarak bilinen seri tutuklamalar döneminde başladığını belirterek, çalışmanın güncel zanlılar veya hükümetin beklentileriyle ilgisi bulunmadığını açıkladı.

Kendileri için kişiler değil, haklar ve prensiplerin önem taşıdığını vurgulayan Barolar Birliği, adil yargılanma hakkının güvence altına alınmasını şu anda tartışılan haklar içinde en hassas ve en değerli konu olarak gördüğünü kaydetti.

Birlik, yasanın öznesi tamamen “Mahkemede yargılanmakta olan kişiler”, şiarının ise yalnızca “Adil yargılanma hakkının tesisi” olduğunu ifade etti.

Barolar Birliği, bugün saat 13.00’te Birlik binasında yapılacağı duyurulan bilgilendirme ve basın toplantısının, basın örgütlerinin katılmayacaklarını bildirmesi nedeniyle iptal edildiğini açıkladı. Barolar Birliği, bunun ardından Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’yla ilgili yazılı açıklama yaptı. 

Açıklamada, değişiklik yasasıyla bir zanlının veya mahkum olmamış bir kimsenin ya da müşteki ile tanıkların açık isminin veya fotoğrafının yayımlanmasının hafif suç haline getirilerek yasaklandığı belirtildi.

Basın özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı arasındaki hassas dengenin mağduriyetler dikkate alınarak kurulmaya çalışıldığı ifade edilen açıklamada, düzenlemeyle ayrıca Mahkemeler Yasası’nın 52’nci maddesinde mahkeme salonunda veya oturum yapılan binada fotoğraf çekmenin suç olarak düzenlendiği anımsatıldı.

– “Ceza yargılanmalarında adil yargılanma hakkı ile örtüşmeyen sorunlar 2023’te daha görünür oldu”

Açıklamada, ceza yargılamalarında yıllar içinde çeşitli nedenlerle yaşanan ve adil yargılanma hakkıyla örtüşmeyen sorunların, 2023’te “Doktorlar ve eczacılar soruşturması.” olarak bilinen seri tutuklamalarla daha görünür hale geldiği, kamu vicdanında yarattığı rahatsızlık üzerine Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi üyelerinden oluşturulan avukat ekibinin aynı yıl Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası üzerinde değişiklik çalışmasına başlandığı kaydedildi.

Çalışmanın, 2025’te bir meslektaşlarının kelepçeli şekilde mahkemeye getirilmesi üzerine yeniden ele alındığı, Baro Konseyi tarafından finalize edilip oy birliğiyle onaylanarak, yasalaştırılması tavsiyesiyle Bakanlar Kuruluna gönderildiği belirtilen açıklamada, yasa tasarısının diğer yargı yasalarıyla birlikte Bakanlar Kurulu’ndan geçirilerek Cumhuriyet Meclisine sevk edildiği ve komite sürecinin başladığı belirtildi.

Komite’de uzun süre ve seri toplantılarda görüşülen çalışmalara komite üyeleri yanında diğer milletvekilleri, Yüksek Mahkeme, Başsavcılık ve Baro temsilcileri, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Polis yetkilileri, Başbakanlık hukukçuları ile basın örgütlerinin katılarak görüş ve önerileri aktardığı bildirilen açıklamada, iki tasarıda çok sayıda ekleme, çıkarma ve düzeltme yapıldığı ve oy birliğiyle kabul edilip Genel Kurul’a sevk edildiği kaydedildi.

– “Yargılanıp suçsuz bulunan kişiler, haklarındaki fotoğraf ve haberleri dijital ortamdan sildiremiyor”

Açıklamada, basınla ilişkin yapılan düzenlemeler ayrıntılı şekilde aktarılarak, henüz polis soruşturmasının başında zanlı sıfatıyla mahkemeye çıkarılan kişilerin fotoğraflarının çekilmesi ve açık isimleriyle, işledikleri iddia edilen suçla ilişkilendirilerek yayımlanmasının, özellikle sosyal medyada peşin hüküm, hakaret ve linç yorumlarını beraberinde getirdiğini; bunların aileler, çocuklar ve yakınlar tarafından görüldüğü ifade edildi.

Masumiyet karinesine ve adil yargılanma hakkına saygı duyarak yayın yapan basın mensuplarının,  ifşa ve magazin içeren yayıncılığın daha çok ilgi görmesi sebebiyle, mecburen benzer yönde haber yapma baskısı altında kaldığı savunulan açıklamada, yaratılan etkileşimin kişileri “nefret objesine” dönüştürebildiği ve bunun mahkemeleri baskı altına alma ve adil yargılanma hakkını ortadan kaldırma tehlikesi barındırdığı kaydedildi.

“Basın mensubu veya gazeteci olmayan, hiçbir etik ve ahlaki kuralla bağlı olmayan sosyal medya kullanıcılarının bu konuyu son derece suiistimal ettiği” savunulan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Kendisine dava getirilmeyen veya yargılanıp suçsuz bulunan kişiler, haklarındaki fotoğraf ve haberleri dijital ortamdan sildirememekte; bazen muhatap bulamamakta; bazense bunların kaldırılması için maddi taleplerle karşılaşmaktadırlar. Böylece suçsuz olduğu bir konuda kendisini suçlu gösteren haber ve görsellere ömür boyu muhatap olmakla cezalandırılan çok ciddi sayıda insanımız bulunmaktadır.”

– “Yasa, kişilerin kamu ile ilgili olan bağlantı, makam ve ünvanlarının kullanılmasını engellemiyor”

Açıklamada, bu nedenlerle, değişiklik yasasıyla bir zanlının veya mahkum olmamış bir kimsenin ya da müşteki ile tanıkların açık isminin veya fotoğrafının yayımlanmasının hafif suç haline getirilerek yasaklandığı belirtildi.

Basın özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı arasındaki hassas dengenin mağduriyetler dikkate alınarak kurulmaya çalışıldığı ifade edilen açıklamada, ilgili maddenin kamusal haber değeri bulunan konu veya mahkeme sürecinin haber yapılmasını, kişilerin kamu ile ilgili bağlantı, makam ve unvanlarının kullanılmasını engellemediği vurgulandı.

Ayrıca, yargı sürecinden önce veya mahkeme sona erdikten sonra isim ve fotoğrafla haber yapılmasının önüne geçilmediği, kısıtlamanın yalnızca yargı süreci devam ederken geçerli olduğu ifade edilen açıklamada,  Mahkemeler Yasası’nın 52’nci maddesinde de mahkeme salonunda veya oturum yapılan binada fotoğraf çekmenin suç olarak düzenlendiği anımsatıldı.

– “Bu maddenin değiştirilmesine yönelik hiçbir öneriyle olumsuz yaklaşmadık”

Açıklamada, çalışmanın güncel zanlılar veya hükümetin beklentileriyle ilgisi bulunmadığı ifade edilerek, Barolar Birliği için kişiler değil, haklar ve prensiplerin önem taşıdığı kaydedildi.

“Adil yargılanma hakkının güvence altına alınması, şu anda konuşulmakta olan haklar içerisinde bize göre en hassas ve en değerli olandır.” denilen açıklamada, buna rağmen Barolar Birliği’nin, Meclis Komitesi’nde söz konusu maddenin değiştirilmesine yönelik hiçbir öneriye olumsuz yaklaşmadığı veya karşı durmadığı belirtildi.

– “Çok önemli bazı düzenlemeler, Bakanlar Kurulu veya Meclis Komitesi aşamasında yasa metninden çıkarıldı”

Pazartesi günü Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen değişiklik yasasının, ceza yargılamalarında yıllar içinde hak kayıplarına, mağduriyetlere ve adil yargılanma hakkının zedelenmesine yol açan sorunların aşılması bakımından önemli kazanımlar ve ciddi yenilikler içerdiği görüşü paylaşılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:   

“Buna karşın 2023 yılında hazırladığımız yasa çalışmasının orijinal versiyonunda yer alan ve zanlı/sanık hakları bakımından yine çok önemli olan bazı düzenlemeler ise Bakanlar Kurulu veya Meclis Komitesi aşamasında yasa metninden çıkarılmış ve ne yazık ki bunların yasalaşması imkanı bu aşamada kaybedilmiştir.

Bunlar, polis hücrelerinin koşullarının iyileştirilmesi; tutukluların nakli ile ilgili koşulların iyileştirilmesi; kelepçe kullanımına ilişkin kriterler getirilmesi, elektronik kelepçenin bir teminat koşulu olarak uygulanması ve tutuklu yargılanıp beraat eden kişilere devlet tarafından tazminat ödenmesine ilişkin düzenlemelerdi.”

– Yasada yapılan düzenlemeler… “PI kaldırıldı, savunmasız ve yoksul kişiler için avukat talebi hakkı tanındı”

Açıklamada, “Öznesi tamamen mahkemede yargılanmakta olan kişiler, şiarı ise yalnızca adil yargılanma hakkının tesisi olan” yasa çalışması kapsamında çeşitli sorunlara çözüm getirildiği de vurgulandı. . 

Buna göre, İlk Soruşturma (PI) aşamasının uygulamada güncelliğini ve faydasını yitirmesinden dolayı yargılama usulünden çıkarıldığı, Kaza Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanıklara da duruşma öncesinde ithamla ilgili belge ve ifadeleri temin etme hakkı sağlandığı kaydedildi.

Yıllar boyunca davaların getirilmemesinden kaynaklı kişilerin mağduriyet yaşamaması adına teminat emirlerine süre sınırı getirildiği de belirtilen açıklamada, Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda teamüli bir uygulama halini alan “Otomatik tutukluluğun.” önüne geçilmesi için tedbir alındığı bildirildi.

Açıklamada, düzenlemeyle; savunmasız ve yoksul zanlı veya sanıklar için mahkemelere Barolar Birliği’nden avukat atanmasını talep etme yetkisi tanındığı, bu şekilde savunmasız ve yoksul kişilerin anayasal savunma hakkından mahrum kalmalarının önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu