Baş başa Görüşme, Bitiş mi Yoksa Başlangıç mı..?

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, 8 Mayıs’ta, yani Cuma günü yeniden bir araya gelecek.
İki liderin bu seferki baş başa görüşmesi en kritik görüşme olacak.
Bir önceki gibi basına kapalı planlanan görüşme sonrasında açıklama olmayacak.
Her iki taraf da bu görüşmeye de öncekilerde olduğu gibi aynı çizgide gidecek.
Türk tarafı dört maddelik metodoloji önerilerinin netlik kazanmasında ısrar ederken, Rum tarafı da Crans Montana’da kalınan yerden koşulsuz bir şekilde başlanması noktasında kararlı.
Cuma günkü görüşmede de aynı tutumlar üzerinden ilerleme sağlanması denenecek.
Rum tarafı taktiksel olarak “olumlu” görünümlü olarak gideceği görüşmede “haydi gelin koşulsuz olarak masaya oturalım” çağrısı yaparak Türk tarafını suçlayabileceği bir durum yaratmak niyetinde.
Onlara göre metodoloji önerileri bir ön şart ve kendileri masaya ön şart olmadan hemen oturmaya hazırlar.
Yine onlara göre, Türk tarafının metodoloji önerileri müzakere masasının önünde bir engel.
Bununla yaratacakları algı sayesinde uluslararası kamuoyunu etkilemeyi planlanıyorlar.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in kişisel temsilcisi Holguin’in yılın ilk ayında ortaya koymuş olduğu “Temmuz ayında hareketlenme” hedefi Rum tarafının plan haritasında henüz yer almış değil.
Onlarda tek hedef iki hafta sonra yapılacak olan parlamento seçiminde alınacak sonuca etki edecek bir ortam yaratmak.
Bunun için de Cuma günkü görüşmeden kendi lehlerine bir sonuç çıkmasa bile durumun değişmeyeceği bir şekilde devam etmesi hedefi öne çıkmakta.
İşler “şimdilik” Hristodulidis’in istediği şekilde gibi görünmekle birlikte bu durumun devamı 24 Mayıs’taki seçime doğrudan bağlı.
Eğer istediği şekle uygun hükümeti oluşturabileceği bir tablo çıkarsa Cuma günkü görüşme son “baş başa görüşme” olur.
Onu eklemek lazım…

