Kıbrıs

Erhürman: Çözüm ister gibi görünmeyi değil, çözümü istiyoruz

Yusuf Bahadır AYDIN

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının eşitlik, güvenlik ve Ada üzerindeki haklarından vazgeçmeyeceğini belirterek, “Müzakere olsun diye müzakere, 5+1 olsun diye 5+1 istemiyoruz. Sonuç odaklı olmak istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın tarihî önemine, Kıbrıs sorunundaki çözüm çabalarına ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erhürman, 20 Temmuz 1974’te garantör ülke Türkiye’nin Türk Silahlı Kuvvetleri ile Kıbrıslı Türk mücahitlerin birlikte gerçekleştirdiği Barış Harekâtı olmasaydı, darbeci cuntanın Kıbrıslı Türklere ve “hain” olarak nitelediği Kıbrıslı Rumlara neler yaşatacağının açık olduğunu söyledi.

1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulmasının tarihî gerçekler açısından önemli bir gösterge olduğunu belirten Erhürman, tarihi olgulardan uzaklaşarak algılar üzerinden yeniden yazmaya çalışmanın sonuç vermeyeceğini kaydetti.

“Bu halk azınlık değildir”

Kıbrıs Türk halkının Ada’nın iki eşit kurucu ortağından ve asli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Erhürman, şöyle konuştu:

“Bu halk, bu Ada’nın eşit sahibidir. Azınlık değildir; hiçbir zaman olmamıştır, hiçbir zaman olmayacaktır. Hiçbir koşulda Ada üzerindeki haklarından, eşitlikten ve güvenlikten vazgeçmeyecektir.”

Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesini uzun yıllardır ortaya koyduğunu ifade eden Erhürman, bunun en önemli örneklerinin 2004 Annan Planı referandumu ve 2017 Crans-Montana Konferansı olduğunu söyledi.

Erhürman, Kıbrıs Türk halkının çocuklarının dünyayla buluşmasının engellenmesine ve toplumun izolasyona tabi tutulmasına razı olmayacağını belirtti.

“Tek yanlı tutumlardan ders çıkarılmalı”

Annan Planı referandumunun ardından Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyinin Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılması gerektiği yönündeki açıklamalarının hafızalarda olduğunu kaydeden Erhürman, son dönemde sergilenen tek yanlı ve tarafgir tutumları eleştirdi.

“Kuzeye delikten bakma ritüelleri, Kıbrıs Türk kayıplarını yok sayma girişimleri, tek yanlı ve tarafgir tutumlar ile kararlar, bugünü ve geleceği şekillendirirken hep birlikte ders çıkarmamız gereken olgulardır” diyen Erhürman, tüm bunlara rağmen çözüm iradesini ortaya koymaya devam ettiklerini söyledi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözünün kendileri için bir şiar olduğunu belirten Erhürman, Gazze’den İran’a kadar dünyanın neresinde olursa olsun savaşlardan etkilenen her çocuğun acısını paylaştıklarını ifade etti.

“Bu defa farklı olmalı”

Kıbrıs Türk halkının çözüm ister gibi görünmeyi değil, gerçek bir çözüme ulaşmayı hedeflediğini vurgulayan Erhürman, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “Bir daha deneyeceksek bu defa farklı olmalı” sözünü hatırlattı.

Erhürman, ciddi güven artırıcı adımlar atılması ve yeni süreç başlamadan önce müzakerenin kurallarının belirlenmesi gerektiğini söyledi.

“Hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi kaldığımız yerden başlayalım deyip yeni bir hayal kırıklığına yol açmayalım” diyen Erhürman, şu ifadeleri kullandı:

“Artık müzakere olsun diye müzakere, 5+1 olsun diye 5+1 istemiyoruz. BM Genel Sekreteri Sayın Guterres’in söylediği gibi sonuç odaklı olmak, halkımızın çözüm iradesi doğrultusunda çözüm üretmek istiyoruz.”

Erhürman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, 1963’ten bu yana devam eden Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşmayı amaçladıklarını kaydetti.

“Çözümsüzlüğün faturası çocuklarımıza kesilemez”

Çözüm iradesinin açık olduğunu ancak çocukların haklarının belirsiz bir geleceğe bırakılamayacağını belirten Erhürman; sporcuların, iş insanlarının, bilim ve sanat insanlarının dünyayla buluşmasının engellenmesine karşı çıktı.

Çocukların anne veya babalarının doğum yeri ya da evlendikleri yer gerekçe gösterilerek ayrımcılığa uğramasının kabul edilemeyeceğini ifade eden Erhürman, dolaşım özgürlüğünün kısıtlanmasına da tepki gösterdi.

Mülkiyet sorununun faturasının hürriyeti bağlayıcı cezalarla bireylere kesilmesine sessiz kalmayacaklarını vurgulayan Erhürman, çözüm sürecini Türkiye ile istişare ve tam koordinasyon içerisinde yürüttüklerini belirtti.

BM Genel Sekreteri Guterres’in çabalarını ciddiyetle desteklediklerini kaydeden Erhürman, “Bizden kaynaklanmayan nedenlerle çözüme ulaşılamayan koşullarda, çözümsüzlüğün faturasının halkımıza ve çocuklarımıza ödetilmesini en sert biçimde reddediyoruz” dedi.

“Daha güzel bir ülkeyi çocuklarımıza bırakacağız”

İç konulara da değinen Erhürman, ülkenin önemli bir beşerî sermayeye sahip olduğunu, çocukların, gençlerin, sporcuların, bilim ve sanat insanlarının başarılarıyla gurur duyduklarını söyledi.

Adalet ve liyakati öne çıkararak, çok çalışarak ülkeyi daha güçlü bir geleceğe taşıyacaklarına inandığını belirten Erhürman, “Çocuklarımıza devraldığımızdan daha güzel bir ülkeyi miras bırakacağımızdan zerre şüphem yok” ifadelerini kullandı.

Erhürman, Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve şehitleri rahmetle anarak gazilere şükranlarını sundu.

Konuşmasını Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlayarak tamamlayan Erhürman, “Kıbrıs Türk halkı olarak biz bu Ada’da hep vardık, bugün varız, yarın da çok daha güçlü bir şekilde var olmaya devam edeceğiz” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu