BM’ye Göre Kıbrıs’ta Gerginlik Yaşanıyor..!

Abukar Dahir Osman…
Somali’nin Birleşmiş Milletler (BM) daimi temsilcisi ve ocak ayı BM Güvenlik Konseyi başkanı..
Rum basınına göre Somalili büyükelçi kısa süre önce yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ta diyaloğa ve gerginliğin yatışmasına dayanan bir yaklaşıma bağlı olmayı sürdürdüğünü söylemiş.
Açıklamasının devamında sahadaki istikrarın korunmasının önemine değinerek, ara bölgedeki mevcut statüye saygı duyulmasının önemli olduğunu dile getiren Abukar Dahir Osman, buna paralel olarak BM Kıbrıs Barış Gücü UNFIYCP’in rolüne de atıfta bulunarak bunu dengeleyici olarak tanımlamış.
Abukar Dahir Osman, Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) gibi gerginliği azaltan girişimlerin ileriye götürülmesinin önemine de atıfta bulunmuş…
Gerçeklerden bu kadar uzak olunur, daha fazla uzaklaşmanın imkanı yok..!
Sıradan birisi değil, ocak ayı BM Güvenlik Konseyi başkanına göre Kıbrıs’ta bir gerginlik mevcut.
Ayrıca, BM Kıbrıs Barış Gücü’nün sahada dengeleyici bir rolü var.
Kendisine sormak lazım, gerginliğin yaşandığı bir coğrafyada, ikiye ayrılmış kesimlerde yaşayan insanlar, bir diğerinin topraklarına geçer mi..?
Hatta bu geçişler uzayan kuyruklar oluşturup saatlerce bekleyişe neden olur mu..?
Ve bu zorluğa rağmen insanlar inatla bu geçişlere devam ederler mi..?
Sadece bu örnek bile Abukar Dahir Osman’ın boşa düşmesine yeter ve artar.
Ama bu işin bir de nedeni var ve bunun mutlaka konuşulması lazım.
BM, son yaşanan Venezuela olayının sonrasında artık işlevselliğini yitirdiğini ilan etmiş durumdadır.
Başta Gazze olmak üzere, dünyanın tüm sorunlu bölgelerinde ne yazık ki mağduriyetleri giderememektedir.
Mağduriyetleri gidermek bir yana, daha beter bir duruma gelmesine ve mağduriyetlerin artmasına bile neden olmaktadır.
Kıbrıs da buna çok güzel bir örnektir.
Yukarıda aktardığım görüşler ve bakış açısı ne yazık ki Kıbrıs konusunu bilmeyen BM üyeleri tarafından gerçek olarak kabul edilecektir.
O nedenle de işte tam bu noktaya çalışmamız gerekmektedir.
Gerek BM gerekse AB, mümkün olan her platformda Kıbrıs’taki mevcut durumu anlatmalıyız.
Geçmiş elbette önemlidir ama önce mevcut durumu anlatmak çok daha faydalı olacaktır.
İşte o zaman BM gibi organizasyonlardan kaynaklanan yanlış bilgileri gün ışığına çıkarmış ve dezenformasyonu da önlemiş olacağız…

