Keçeli: Rum tarafı Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda samimiyetsiz olduğunu bir kez daha gösterdi

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesinin insan hakları konulu 1563. toplantısında ele alınan IV. Rum kararının “yerlerinden edilmiş kişilerin mülkiyet hakları” başlığı konusunda yaşanan gelişmelere ilişkin, “Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin siyasi saiklerle aşındırılmasından derin endişe duymaktadır.” ifadesini kullandı.
Keçeli, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) 2001 tarihli IV. Rum kararının “yerlerinden edilmiş kişilerin mülkiyet hakları” başlığının 9-11 Haziran’da Strazburg’da düzenlenen Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin insan hakları konulu 1563. toplantısında tekrar görüşüldüğünü belirten Keçeli, Avrupa Konseyi Sekretaryasının 2022’den bu yana icra denetiminin sonlandırılmasını tavsiye ettiği söz konusu başlığın kapatılmasının, bu defa da mümkün olamadığını aktardı.
Keçeli, toplantıda ayrıca, ancak bir AİHM kararının icrasının yorum farklılıkları sebebiyle mümkün olmadığı hallerde başvurulmak üzere tasarlanmış istisnai bir prosedür doğrultusunda, Avrupa Konseyi Sekretaryasının, AİHM’nin 2014 tarihli tazminat kararındaki mülkiyete ilişkin ifadelerin yorumlanmasına yönelik taslak bir çalışma hazırlamakla görevlendirildiği belirtildi.
Delegeler Komitesi çalışmalarının tarihinde örneği görülmemiş bu gelişmelerin, Kıbrıs Rum tarafının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemini kendi emellerine hizmet edecek şekilde siyasileştirme çabalarının sonucu olduğunu kaydeden Keçeli, Kıbrıs Rum tarafının, sözleşme sisteminin etkin işleyişini engelleme yolunu seçtiğini aynı zamanda Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda samimiyetsiz olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
Keçeli, şunları kaydetti:
“Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin siyasi saiklerle aşındırılmasından derin endişe duymaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle bil istişare konu yakından takip edilmeye devam edilecektir.”




