Gerçekten ciddiye almak istiyorum olmuyor.

Çok samimi olarak yazıyorum yapılan bu açıklamaları gerçekten ciddiye almak için büyük çaba sarfediyorum ve fakat açıklamalar yüzeysel olunca bunu bir türlü başaramıyorum. Eğri oturup doğru konuşalım Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyor mu? Aklı başında herkes gerçek anlamda uluslararası alanda maalesef tanımadığını bilir. Yani bir parmak bal hikayesi.
Peki Türkiye’nin tanımadığı bir ülkeyi başka ülkelerin tanımasını beklemek ütopik değil mi? Dolayısıyla önce Türkiye otursun bakanlar kurulundan tanınma kararını geçirsin ve dünyaya KKTC yi tanıdığını duyursun. Ondan sonrasına bakarız..Türkiye uluslararası hukukun dahilinde bir ülke, ve asırlık Türk hariciyesi bunun farkında. Lakin bunun da ötesinde Türkiye hala bugün adada Kıbrıs Cumhuriyetinin de garantörüdür ve adada bulunma hukuku bundan dolayı meşruiyet kazanmaktadır. Ve acı gerçek bunun idraki içinde olmayan çoğunluk bir kesim mevcut ülkede.. Gerçek buyken hem Kıbrıs Cumhuriyeti nin garantörü olacak hem de dönüp KKTC’yi mi tanıyacak.. Bu gerçekler gün gibi ortada dururken bunu. aksine yapılan açıklamalar bir anlam ifade etmiyor. Dolayısıyla her kim ki bu konuda aksini iddia eder bu halkı kandırıyor demektir. Elbette herkes her şeyin farkındadır. Türkiye KKTC’yi resmen ve gerektiği şekilde tanımadıktan , alt yönetim algısını değiştirmedikten sonra hiçbir ülke KKTC’yi ayrı bir devlet olarak tanımaz ve tanımayacak da. Gelelim Ana muhalefet liderine ve cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman Hocama..
Geçen gün radyoda Tufan Hocamı dinliyorum. Sayın Hocam çare sandıkta diyor. Çok doğru bir tespit yapıyor yapmasına da bunu ilk günden bu yana neden yapmadıkları elbette merak konusu benim için. Ünal Bey’in atama yöntemi ile önce Başbakan sonra UBP genel başkanı yapılması mecliste başta ana muhalefet olmak üzere kimseyi rahatsız etmedi. Haliyle orada oturup bunu meşru hale getirip bu halka yaptıkları yanlışlara ortak olduklarının idraki içinde hala değiller belli. Bunu da geçtim bu ülkede keyfi olarak 16.500 kişiyi de seçmen yapmalarına ses çıkaramadıkları gibi buna olanak vermekten de zerre geri durmadılar.. Şimdi de çare değişimdir diye veryasın ediyorlar. Elbette çare değişimdir. Fakat nasıl olacak bu iş Ne iraden kaldı ne nüfus yapın hepsini teslim ettiniz. Kimse kusura bakmasın ama bu tam bir samimiyetsizlik göstergesidir.
