Derviş Doğan

Ne ölçüde temsil ediliyoruz.. 

Holguin, liderlerle yaptığı görüşmeler sonrası  taraflar arasında federasyonun ortak bir referans noktası olmadığını ifade etti. Elbette bu doğru bir tespittir, lakin bunun devamını da getirmesi gerekirdi Sayın Holguın’in.. Federasyon, evet, mevcut Türk siyasi liderliği tarafından bir çözüm modeli olarak benimsenmiyor olabilir. Ancak burada göz ardı edilen çok önemli bir husus var: Bu siyasi liderlik, Kıbrıs Türk toplumunu ne ölçüde temsil ediyor? Holguin, bu kritik soruya hiç değinmemiş ya da bunu daha farklı bir yere koyup bırakmayı tercih etmiştir.

Nitekim bugün mevcut liderlik, federasyonu gündem dışı bırakırken, toplumun genel eğilimini ya da yıllardır süregelen çözüm arayışlarını ne kadar yansıtıyor? Kıbrıs Türk halkı, yıllar boyunca federasyon temelinde bir çözüm için referanduma gitmiş, müzakerelere katılmış, uluslararası toplumun çabalarına destek vermiş bir topluluktur. Bu tarihsel arka plan görmezden gelinemez.

Dolayısıyla, federasyonun artık ortak bir zemin olmadığını söylemek, yalnızca mevcut liderliğin duruşuna dayanıyorsa, ki öyle olmadığını ümit ediyorum işte o zaman bu tespit hem yetersiz kalmıştır hem de mevcut liderliğin  toplumsal temsiliyeti sorgulanabilir bir duruma gelmiştir.Tarafların pozisyonları değerlendirilirken, temsil ettikleri halkların gerçek eğilimlerinin de hesaba katılması burada en esas temeldir. Aksi halde bu tür açıklamalar, çözüm arayışlarını daha da çıkmaza sürükleyebilir..Dolayısıyla burada gerçek anlamda bir temsiliyet sorunu ortaya çıkmaktadır.

Kıbrıslı Türkler, yarım asrı aşkın süredir çözülemeyen bir siyasi sorunun içinde kimliklerini, toplumsal uyumlarını ve geleceklerini korumaya çalışıyorlar. “Azınlıkta kalma” ya da “yutulma” korkusu bu yüzden sadece sayısal değil, aynı zamanda kültürel ve siyasal bir mesele. Kıbrıs sorunu yalnızca iki toplum arasında değil, artık Kıbrıslı Türklerin kendi içinde de yaşadığı bir kimlik ve yön sorunudur.

Bu durumun çözümü ancak demokratik katılım, kültürel çoğulculuk, şeffaf yönetişim ile birlikte hem Türkiye’de hem Kıbrıs’ta farklı kesimlerin birbirini anlamaya çalışmasıyla mümkün olabilir. Aksi halde, Kıbrıslı Türklerin kendi iç bütünlüğü bile risk altına girebilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu