Aziz KARAAZİZ

AB Dönem Başkanı Hristodulidis

 

Nihayet 2026 başladı ve Rum Yönetimi AB Dönem Başkanlığı görevini devraldı.
Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis altı ay boyunca AB’nin de başkanı olacak.
Şimdi bu noktada şunu sormak lazımdır ki, eğer bir anlaşma olmuş olsaydı ve federasyonu da kurmuş olsaydık, dönüşümlü başkanlık da kabul edilmiş olsaydı ve başkanlık sırası da bizim tarafta olsaydı ne olacaktı..?
Hristodulidis “size denk geldi hayırlı olsun, kolay gelsin” deyip bir kenara çekilir miydi..?
Bu sorunun yanıtı sizde, herkes kendi yanıtını versin ben karışmayacağım.
Ben Hristodulis’in başkanlığından devam edeceğim.
Rum Yönetimi ve AB Başkanı Hristodulidis yeni yıl mesajında resmen incileri sıraladı:
“Hükümete geldiğimiz günden itibaren Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinin yeniden başlaması için belirli bir plan çerçevesinde hareket ettik ve bu politika sayesinde uluslararası toplumu harekete geçirdik”
“BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilci atamasını, üçlü ve çoklu görüşmelerin yapılmasını, AB Komisyonu Başkanı’nın ilk kez kişisel temsilci atamasını ve Kıbrıs sorununun AB-Türkiye sürecine açık şekilde ilişkilendirilmesini sağladık”
Ona göre tüm bunlar başarı.
Neden olmasın ki..?
BM’yi ve AB’yi resmen emri altına almış olmak başarı değil de nedir..!
O nedenle de bunları başarı olarak görecektir.
Özellikle “Kıbrıs sorununun AB-Türkiye sürecine açık şekilde ilişkilendirilmesini sağladık” ifadesi son derece manidardır.
Bir yandan BM parametrelerine sıkı sıkıya sarılırken, diğer yandan Türkiye’nin önüne AB ile ilişkilerinde bir Kıbrıs sorunu koymak ristodulidis’e göre bir başarıdır.
Sadece bunu söylemesi ise aramızdaki bakış açısının ne kadar farklı olduğunu, ne kadar uzak olduğumuzu ve ortak zemin yaratmanın imkansızlığı ortaya koyuyor.
Zaten Rum tarafının ortak zemin arayışı ya da beklentisi yok. Onlar Türk tarafının ilke ve prensiplerinden taviz vererek masaya koşulsuz bir şekilde oturmasının peşinde.
Ama bu olmayacak.
Artık bizim de şartlarımız var ve bu şartlara sıkı sıkıya bağlıyız.
Halkı bu şartlarının önemi anlatılmalı ve desteği sağlanmalıdır.
AB dönem başkanlığı süresince bu konuya olumlu yaklaşmayacak olan Hristodulidis’in sonrasında doğru yola gelmesinin yegane temeli budur…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu