Sendikalar Hodri Meydan Çekerse…

Ülke siyasetinde siyasi isimlerin çektiği “hodri meydan” ile erken seçime gittiğimiz zamanlar olmuştur.
Ama herhangi bir sendikanın yaptığı çağrı ile seçime gittiğimizi ben bilmiyorum, hatırlamıyorum.
Hepimizin malumu ekim ayının 19’uncu gününde yapacağımız bir seçim var.
Henüz bir heyecan yaratmamış olmasına ragmen bu seçim önemli bir dönemi başlatmış olacak.
Belli bir süre sonra bu seçime odaklanacağız.
Ardından siyaset nasıl şekillenir tahminleri ortak bir noktada yoğunlaşmakta.
O da en geç Ocak ayında bir erken genel seçim olacağıdır.
Peki neden..?
Hükümet cumhurbaşkanı seçiminde ortak aday çıkardı.
Muhalefet de aynı şeyi başardı vet ek bir adayda birleşti.
Bu yönüyle seçim iktidar ile muhalefet arasında geçecek desek çok da yanılmış olmayız.
Ama mutlak doğru da bu sayılmaz.
Evet, iki farklı cephe oluştu ve bu cephelerden birisinde iktidar, diğerinde muhalefet partileri yer almakta.
Ama yarışta olan siyaset iç politikaya ait değil.
Eskiden Kıbrıs konusu iç politikanın en belirleyici unsuru idi.
Fakat artık değil.
O yıllarda ekonomi belli ölçülerde yola devam ettiğinden daha kolay kontrol edilebilmekteydi.
Ancak daha sonra gerek Kıbrıs konusunda gerekse ekonomik yapıda meydana gelen değişimler iç politikanın dengelerini bozdu.
Şimdi artık cumhurbaşkanı seçiminde Kıbrıs konusu, genel seçimlerde de ekonomik gidişat belirleyici olmakta.
O nedenle de 19 Ekim’de yapılacak olan seçim cumhurbaşkanının kim olacağını belirleyecek. Bu yönüyle de Kıbrıs politikasına yansıyacak.
İç politikada ise konuşma malzemesi dışında yaratacağı başka bir durum olmayacak.
Ersin Tatar kazanırsa genel seçim kesinlikle 2027 ocak ayında olur. Yani tam tarihinde.
Tufan Erhürman’ın kazanması da bu durumu değiştirmez.
Kazanırken erken seçime gitmeyecek olan hükümet kaybederken asla bunu yapmaz.
O nedenle de kimse cumhurbaşkanı seçimi sonrasında erken seçime kesin gözle bakmasın.
Hele ki de sendikalarımız siyasete bu yönde akıl vermeyi hiç düşünmesin.
Olnaz çünkü…
Onun yerine 19 ekimdeki seçime odaklanmak daha doğru olacaktır.
Ardından bütçe gelecek.
Bütçe görüşmeleri de erken seçim söylemlerinin hakim olacağı bir ortamda geçecek.
Hepsi bu kadar…

