Hasan KahvecioğluYazarlar

“Bizim çocuklar”ın başarısı ve hamaset…

 

Bir “başarı”ya, ne kadar da çok ihtiyacımız varmış…

Ne kadar da sevinmeye, güzel bir habere, toplumsal gücümüzden gurur duymaya susamışız…

“Bizim çocuklar” CONIFA turnuvasında “Avrupa Şampiyonu” olunca, özellikle “siyasi” çevrelerde büyük bir “sevinç” gösterisi başladı…

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı’ndan, KKTC Cumhurbaşkanı’na kadar herkes, açıklamalar yapıyor, futbolcularımızı yere göğe sığdıramıyor…

Siyasetçilerimizi “gururlandıran” bu başarıyı ve arka planını yeterince bilmeden, araştırmadan “Spor ambargosunu deldik” diyenler bile var…

Bu başarıyı; “siyasi algı”yla besleyerek hamasete kurban eden Ünal Üstel gibi politikacılar var…

“Tayinli, gademici bakan” Tahsin Ertuğruloğlu’nun hayret uyandıran “iki yüzlü” açıklaması var…

Her şeyden önce şunu söyleyelim…

Milli takımımızın kazandığı başarı asla küçümsenemez…

Türkiye ile bile maç yapamazken; amatör dahi olsa, başka ülkelerin, bölgelerin, halkların takımlarıyla maç yapabilmek, bu tecrübeyi gençlerimize yaşatmak büyük önem taşımaktadır.

Bu yüzden her bir futbolcumuzu samimiyetle tebrik ediyorum…

Onları bu şampiyonaya hazırlayanları da ayrıca kutluyorum…

Kısa adı CONIFA olan (Confederation of Independent Football Associations) İsveç’te kurulmuş “kâr amacı gütmeyen” bir sivil organizasyondur.

Bizim futbol federasyonumuz, bu kuruluşun en eski üyelerinden biridir.

Finalde yendiğimiz “Padania FA” bu kuruluşun şampiyonalarında birkaç kez şampiyon olmuş bir takım…

Bu yüzden bizimkilerin bu takıma altı gol atabilmesi büyük bir başarı…

CONIFA; tüm dünyanın tanıdığı FIFA ve UEFA’ya üye olamayan veya çeşitli nedenlerle FIFA sisteminin dışında kalan futbol federasyonlarını biraraya getiriyor.

Amacı da; kadınıyla erkeğiyle oynanan futbolu beş kıtada yaymak, dünya kültürleri arasında köprüler inşa etmek…

Devlet olarak tanınmayan bölgeleri, bir devlet içindeki özerk bölgeleri, etnik azınlıkları, kültürel veya tarihi toplulukları üye kabul eden CONIFA’nın 40 dolayında üyesi var.

Bunlar içinde; Kürdistan, Rojava, Doğu Türkistan, Keşmir, Filistinli Mülteciler, Tibet, Pencap, Darfur gibi dünyanın tanımadığı yapılar da yer alıyor.

Kısacası CONIFA, “uluslararası arenada oynama fırsatı bulamayan futbol topluluklarının FIFA dışındaki evi” olarak tanımlanabilir.

Bizim Futbol Federasyonu da, dünyanın çeşitli bölgelerinde sportif etkinlikler, turnuvalar düzenleyen bu sivil girişimin yıllardan beridir üyesi…

Dikkatinizi çekerim…

Devletlerin değil, futbol federasyonlarının bir platformudur…

CONIFA; tüzüğünde de yer aldığına göre, hiçbir çatışmada veya siyasi tartışmada taraf tutmaz. Organizasyon, yüksek etik standartlarla ve siyasi ve/veya dini amaçlar gütmeden faaliyet gösterir.

Böyle bir dünya platformunda, bizim “milli takım”ın yer alması, dünyadaki “görünürlüğümüz” açısından son derecede yararlıdır.

Ancak bu; bir “devlet” temsiliyeti ya da KKTC bayrağı meselesi değildir.

Turnuvada yer alan futbol takımları; bir “devlet”i değil, bir futbol federasyonunu temsil ediyor.

Bu yüzden de her takımın adının sonunda “FA” var…

Bizim “milli takım” da, orada “Kuzey Kıbrıs Futbol Federasyonu” adıyla yarıştı.

Yani; turnuvanın resmi hiçbir evrağında “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” diye bir ifade yer almıyor.

Kısacası; “Devletimizin bayrağını dalgalandırdılar” diyen Ünal Üstel’in bu başarı üzerine yaptığı hamaset tam bir manipülasyondur.

CONIFA 2026’da 6 takım yarıştı…

Finalde milli takımımızın, yenerek şampiyon olduğu “Padania FA”; İtalya’nın kuzeyinde aynı adı taşıyan bölgeden gelen, kültürel ve bölgesel kimlik temelli bir temsil takımıdır. Futbol Federasyonları yoktur.

“Grönland FA”, ABD Başkanı Trump’ın göz diktiği, satın almak istediği, Danimarka’ya bağlı 57 bin nüfuslu adacığı temsil ediyor. Danimarka’nın finanse ettiği bir özerk bölge yönetimi var.

Bir başka takım; “Canton Ticino FA”

İsviçre’nin tek İtalyanca konuşulan kantonu olan Ticino’yu temsil ediyor. Bölgesel-kültürel kimliğe sahip bağımsız bir futbol federasyonu…

“FF Rouet Provence” Fransa’nın Provence çevresinde ortaya çıkan kültürel bir hareketi temsil eden bağımsız bir futbol federasyonu…

Provence kültürünü, dilini ve bölgesel kimliği futbol yoluyla tanıtmak amacıyla oluşmuş bir milli takım projesi…

“FA Raetia” İsviçre, İtalya ve Austurya topraklarında yer alan tarihi Raetia bölgesini ve tarihsel kültürel bir coğrafyayı temsil eden bir futbol federasyonu…

Görüleceği gibi bu turnuva; “eşit egemen”cilerin şartlarına pek uymuyor…

Onlar “Uluslararası eşit statü” olmadan masaya oturmazlar ama, devlet tanınmadan “sahaya” inen gençlerimize de “dur” diyemiyorlar.

Ben; CB’na “eşit egemen, onlar devlet biz toplum, eşit olmayan zemin” gibi sorular sorarak, masaya oturmamasını salık veren T. Ertuğruloğlu’nun “devletimizi tanısınlar sahaya inelim” demesini bekliyordum…

Oysa “bizim çocukları” tebrik etti ve gururlandığını söyledi…

Tam bir “iki yüzlü” politika…

Oysa; bu ayrılıkçılara aldırmadan, her dünya platformunu kullanmalı, her gındırık kapıdan içeri girmeliyiz…

Kıbrıslı Türkler’in dünyada “görünürlüğü”nün artırılması yerinde bir çabadır ve bu tür organizasyonlara mutlaka katılmalıyız.

Sanatla, sporla, kültürle açamayacağımız kapı yoktur…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu