Kıbrıs sorununda ilerlemenin, henüz havası yok…

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, adaya beklenen ziyaretini gerçekleştiriyor…
Kıbrıs sorununun yarım asırdan ötesini yaşayarak bilen biri olarak, bu ziyaretten yüksek bir beklentim var mı? Hayır.
Ne görüşüldüğünü öğrenmek için herhangi bir telefon görüşmesi de yapma gereksinimi duymadım.
Çözümden umudumu kestim mi? Ne münasebet. Çözümden umudumu asla kesmem, ama, şu anki sürecin kısa vadede çözüme taşıyıcı olmasını da beklemiyorum.
Bu benim kişisel kanaatim mi? Bilgiden yoksun kanaat fala bakmak gibidir.
Belirli merkezler vardır ki, oralarla temaslara dayalı kanaatin bir değeri vardır. Yoksa, “Bana göre…” diyerek başlayana, “Sen kimsin de, sana göre” diye sorarlar.
***
Bir kez, içerde, dışarda herkes şunu bilsin. Kıbrıs sorununun çözümü için müzakere edilecek, eksik hiç bir konu yoktur, kalmamıştır.
Kıbrıslı Türklerin, EVET, Kıbrıslı Rumların HAYIR dediği Annan Planı, Kıbrıs sorununa çözüm zamanı geldiğinde çözüm planının ana metni olacak.
Çözüm için eş zamanlı irade buluşması olduğu an Kıbrıs sorununda nihai anlaşmaya bir hafta, on gün içinde ulaşılır.
***
Kıbrıs sorununda görünürdeki öncelikli iki taraf Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafıdır.
Öncelikli iki taraf, bugüne kadar, “Biz anlaştık, Türkiye, Yunanistan ve uluslararası camiayı, bu anlaşmamıza saygı göstermeye davet ediyoruz”, diyemedi.
Çeşitli kaynaklar 1968’de başlayan görüşmeler sonrası 1973’te Rauf Denktaş ve Glafkos Klerides’in anlaşmaya vardıklarını ancak Makarios’un garanti sistemi devam ediyor, diye anlaşmayı elinin tersiyle ittiğini ifade eder.
Hatta, ABD’nin desteklediği o anlaşmayı Makarios’un reddetmesi ve Bağlantısızlara kaymasının 15 Temmuz 1974, Yunanistan- EOKA B ortak darbesinin örtülü nedeni olduğu iddia edilir.
Şimdi adadaki iki liderin böyle bir anlaşmaya varma olasılığı var mı?
Dıştan etkin bir telkin gelmezse HAYIR.
***
Kıbrıs Türk Tarafının, mevcut Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, Ankara ile uyum içinde masada çözüm iradesi gösterme olasılığı yüksektir.
Aynı durum mevcut Rum lider Hristodulidis ve 2028 Başkanlık seçimi sonrası o koltuğa oturacak olan için geçerli değildir.
Geleneksel Rum siyaseti, yeni bir çözüm motivasyonu ortaya çıkmazsa, uzlaşıya yarayacak çözüm iradesine engelidir.
***
Peki bu durumda ne olacak? Önceden belirlenmiş takvime uyumlu bir şekilde Temmuz ya da Ağustos’ta 5+1 görüşmesi gerçekleşecek. O görüşmede, iyimser mesaj ifade edilecek. Kıbrıs’taki taraflara daha üst düzey ev ödevleri verilecek. Tabii, o ev ödevlerinden günlük hayata dönük radikal değişiklik zor çıkar.
***
Güney Kıbrıs’ta 2028 Ocak sonu, Şubat başı yapılacak başkanlık seçimi nedeniyle, çok sürpriz bir çözüm empozesi gelmezse, görüşmelerde stoba, frene basılacak.
2023 Şubat ayının ilk yarısında iki turda sonuçlanan Başkanlık seçiminde Kıbrıs sorunu gerilerde yer almış, tarafların Kıbrıs sorunuyla ilgili farklılıkları öne çıkmamıştı.
Görünen o ki 2028’de Kıbrıs sorunu belki de ilk sırada yer alacak.
Neden?
Neden, Güneyde son yapılan parlamento seçimlerinde ELAM’ın yükselişi ve milliyetçi seçmenden oy almak için, sağ partilerin tercih ettiği milliyetçi söylemler.
Güneyde Başkanlık seçimi süreci, havası ne kadar erken başlarsa Kıbrıs sorununa çözüm amaçlı görüşmeler o kadar erken yavaşlayıp, olumsuz etkilenecek.
***
Bir anımsatma daha… Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in ikinci ve son görev süresi 31 Aralık 2026’da sona erecek. Yeni Genel Sekreter, 2026 yılı tamamlanmadan belirlenip, 1 Ocak 2027’de göreve başlayacak.
António Guterres’in ve ekibinin önünde 206 gün var…
1 Ocak 2027 tarihinde çok büyük olasılıkla BM Genel Sekreterlik görevine Latin Amerika’dan bir kadın gelecek. Böylece ilk kadın BM Genel Sekreteri Kıbrıs sorununa da dokunacak, bir kadın BM Genel Sekreteri eli olacak.



