Hasan Hastürer

Faili MEŞHUR “cinayete” kurban gitmişti KTHY!!!

  “Biling ya” Kıbrıs ağzıyla “Biliyorsun ya” yerine “Biling ya” dediğimiz çok.

   Kıbrıs küçük, nüfusumuz da az ya…

   Herkesin, her şeyi bildiği gibi, şuur altına yerleşmiş bir anlayışımız da var… Bu nedenle, pek çok programcı arkadaşımız, kameralara bakıp, izleyenlere seslenip, “Bildiğiniz gibi” diyebiliyor…

Nereden, hangi bulgularla, herkesin bildiğine karar verildi?

   Bu sorunun da yanıtı yok.

***

Geçtiğimiz pazartesi KKTC ile THY parçası A Ajet arasında hava ulaşımında, soluk aldırıcı bir anlaşma yapıldı. Umudumuz bilet fiyatlarının arzulanan düzeye düşmesi. O imza törenini salonda, canlı olarak izledim.

Hem imza törenini izledim hem zincirleme siyaset kökenli kararlarla batırılmasını düşündüm.

   Konuyla ilgili görüşlerimi ifade edince, “KTHY’nin batırılmasında yetkili sendikanın da payı vardı.” içerikli bir mesaj aldım.

   Yanıt olarak, “KTHY’de yetkili sendika güçlü bir sendika değildi. Siyasiler, sendika ile iş birliği yapar gibi görünür. Sonuçta, bir bedel ödeme varsa, suçu sendikaya yüklemeye çalışırlar.” dedim.

***

KTHY gerçekten kötü yönetildi… Faili MEŞHUR “cinayete” kurban gitmişti KTHY!!!

   Havacılıkta genelde verilecek hizmet bedeli peşin alınırken, alınan hizmetlerin bedeli de belirli bir zaman diliminin sonunda ödenir. Aradaki fark içinde, elde bulunan paranın, akıllı bir finans anlayışıyla yönetilirse, operasyon gelirlerine ek ciddi gelir elde edilir.

   Uzun zaman, KTHY’nin elde bulunan parası, bankalarla görüşerek değerlendirmek yerine neredeyse sıfır faizle vadesiz, ilk talep hesabında tutuldu.

   Zeki Ziya’nın genel müdürlüğü döneminde finanslar operasyonunun başına Hasan Başoğlu getirilince, KTHY zarardan kurtuldu, hatta artıya, kazanca geçti.

***

Yarası olan gocunsun… KTHY, kötü yönetilirken, vasıfsız insanlar yönetimde bulundu. Ücretsiz, pas bilet hesabı yapanlar KTHY’nin kaderinde, yönetiminde söz sahibi oldu.

Satın almalarda da, satışlarda da, KTHY’den önce şahsi çıkarlar önde tutuldu.

KTHY’nin, tepesindeki kavgalar her zaman paylaşım, kişisel çıkar kavgası olarak algılanmıştı.

Ümit Utku döneminde yapılan uçak alımlarıyla ilgili iddialar aradan yıllar geçmesine karşılık temizlenememişti..

   O yıllarda KTHY ile ilgili her yazımda bir yolunu bulup  “Aman ne olur her şeyi açıklıkla yapınız… Önce prensipleri koyunuz, sonra o prensiplere göre hareket ediniz” uyarılarını yazıma yerleştirirdim.

Ağustos 2001’de KTHY’nin elindeki uçakları satması ve yerine 2 büyük 2 küçük gövdeli uçak alması gündeme gelmişti.

Uçak satışlarından birilerinin haksız kazanç elde edeceği konuşulurken 13 Ağustos 2001’de o dönemde Türkiye’de yayımlanan Zaman gazetesinde Güntay Şimşek, “Havalar yine karışıyor” başlıklı yazısında olayın ya da iddianın üzerindeki sis perdesini biraz daha aralayıp şunları yazmıştı:

   “Türkiye’nin küçük bir kopyası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) milli havayolu Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY) bu defa tuhaf bir uçak satışı ile gündeme gelecek gibi görünüyor.

   KTHY’nin şu an uçurmayıp yerde tuttuğu 4 adet Boeing 727 model uçağı, kasasında 30 milyon USD parası, yine satışı planlanan 2 adet Airbus’ı ve bunların yerine alınması düşünülen 2 büyük, 2 küçük gövdeli uçak alım planı var.

   Geçtiğimiz haftalarda 4 adet uçak satışı için trafik sıklaşmaya başladı. Ama KTHY yönetimi uçak satışı için ne Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na yazı yazmış ne de herhangi bir gazetede ilan çıkmıştı.

   BM ve Amerika’nın ambargo uyguladığı ülkelere bu uçakların pazarlanacağı düşüncesiyle birkaç aracı şirketle yola çıkılması uygun görülmüş.

   Libya tescilli Burak Airlines isimli bir şirkete satılmak üzere Türkiye’den Air Trans ve SOFİTEK Havacılık Savunma Sanayii Danışmanlık Tic. Ltd. Şti ile aracı olarak devreye girmiş. SOFİTEK ile Burak arasındaki pazarlık 4 uçak için 4 milyon USD’den başlayıp, 2 milyon 100’e kadar inmiş.

   KTHY ile SOFİTEK arasındaki pazarlık ise 1 milyon 250 USD ile 1 milyon 500 arasında gidip geliyordu. Bu arada Libyalılar ile KTHY yönetimi bir yolunu bulup, direkt görüşme durumunu da yakalamışlar ve pazarlık sarpa sarmış durumda. Özetle, KTHY yönetimi bu uçakları adam gibi satması gerekir. En azından THY yetkililerinden fikir alırsa, yarın başlarını ağrıtacak duruma düşmezler.

   Diğer yandan, SOFİTEK yetkilisi Bülent Gürel’e durumu sorduğumuzda kendisinin yorum yapamayacağını, zaten her şeyi bildiğimizi söyledi. SOFİTEK olarak da yedek parça ve mal alıp sattıklarını ifade etti. Ancak, bu defa mal dedikleri cafcaflı bir şirketin uçakları. Aracı kaldıracak bir yer değil.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu