Hasan HastürerYazarlar

Anılarda yolculuk… “Artık kimse CTP’yi toplum dışı gösteremez!”

25 yıl geriye gidelim… Dönemin CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat’la sohbet edip, üç gün arka arkaya yayımlamıştım… İşte, 15 Eylül 2001 tarihinde “Arık kimse CTP’yi toplum dışı göstermez”, başlıklı yazım…

***

“CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile sohbetimiz devam ediyor.

Parti başkanıdır. Onun başarısında kendinin kişisel olarak parti içinde ya da genel seçimlerde aldığı başarıdan fazla partinin başarıları önemlidir.

“CTP’nin nereden geldiği belli. Peki nereye gidiyor?” diye soruyorum.

Daha soruyu sorarken CTP’nin geçirdiği evreler gözümün önünden film şeridi gibi geçiyor. Talat’ın yanıtını dinliyorum:

“CTP, Kıbrıs Türk halkı ile birlikte hareket etme, onun çıkarlarını koruyup geliştirme kararlılığıyla hareket ediyor. Yani halkımızla bütünleşerek kaderini onun kaderiyle bütünleştiriyor. Sonuçta gideceği yere Kıbrıs Türkü ile gidiyor.

Halkımızın bu gerçekleri gün geçtikçe daha iyi kavradığını görüyorum. Öngörülerimiz birer birer gerçekleşiyor. Dün bizi eleştirenler, bugün haklılığımızı teslim ediyor. Haklılığımız kanıtlandıkça halkımızla bütünleşiyoruz.

Bir şeyin altını çizmek istiyorum. Artık hiç kimse eskisi gibi CTP’yi toplum dışı gösteremez ve gösteremeyecek. Çünkü halkı ile en fazla bütünleşen siyasi hareket CTP’dir. Politikasının odağına Kıbrıs Türkünün çıkarlarını yerleştiren CTP gericilerin mandacı yaklaşımlarına ve teslimiyetçiliğine karşı halkıyla birlikte mücadele etmektedir.”

* * *

Siyasi bir parti için koşulların büyümeye uygun olması yetmiyor. Su şırıl şırıl akarken siz çeşmenin altına kova yerine sepet koyarsanız, akan suyu evinize taşıyamazsınız. Koşullar CTP’nin büyümesi için olumlu sinyaller veriyor. CTP mevcut kadrolarıyla bunu başarabilecek mi? Bu soruyu da sordum. Talat kendinden oldukça emin konuştu:

“Elbette başaracak. Nedenleri ise az önce işaret ettiklerim. Üstüne üstlük söylediklerimiz de hep ‘cuk oturuyor’. Politikalarımız Kıbrıs Türk insanının günlük yaşamı ve duyarlılıkları ile at başı gidiyor. Kıbrıs Türkü’nün siyasal eşitliğini, güvenliğini sağlayacak bir federal Kıbrıs çözümü en elde edilebilir ve sağlıklı yol olarak CTP tarafından savunuluyor. Türkiye ile ilişkilerin gerçekçi temelde ve karşılıklı yarara dayalı olarak geliştirilmesi halkımızın çıkarınadır. Dünya ile ilişkilerimizi geliştirmek, demokratik, sivil ve şeffaf bir devlet idaresi kurmak halkımızın arzusudur. Ekonomimizi üretken hale getirmek, ayakları üzerine durdurmak ve çağdaş dünya ile bütünleşmek; Kıbrıs sorununun çözümü ve Avrupa Birliği üyeliği hedefimizdir. Bu politikaları savunan bir hareket elbette büyüyecektir.”

* * *

CTP’nin AKEL’le ilişkileri hep tartışıldı ya da konuşuldu. Sohbet akışı içerisinde konu CTP, AKEL ilişkilerine gelince, “AKEL ile ilişkiler hangi noktada… AKEL Güney’de ortak değerleri koruyarak siyaset yapmayı başarıyor… CTP bunu hangi oranda başarıyor ya da başaramıyor? Neden?” diye sordum.

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat bir an duraksayıp düşündükten sonra aynen şunları söyledi:

“AKEL ile ilişkilerimiz dünya görüşlerimiz bakımından diğer Rum partilerinden daha farklı. Ancak her fırsatta vurguladığım gibi CTP’nin politikasının temelinde Kıbrıs Türk halkının çıkarları var. Bu gerçeklere dayalı olarak söyleyecek olursak politikalarımız bize aittir. Politikalarımızın sorumlusu biziz. Doğal olarak AKEL’in politikaları da kendilerine aittir. Sorumlulukları da…

Onların politika belirlemede bize göre kolaylıkları var. Daha eski ve köklü bir demokrasileri, dünyaca tanınmış ve böylece daha fazla saygı duyulan bir kendi kendilerini yönetme gelenekleri var. Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak Rumların anlayışı: Politikayı Kıbrıs Rum tarafı belirler, Yunanistan destekler… Yani kısacası Güney’de birlikte hareket edebilmenin daha fazla olanakları ve zemini var. Politikalar birlikte saptanıyor ve hatta yürütülüyor.

Bizde ise böylesi bir yaklaşım vatan hainliği sayılır. CTP Rumculukla suçlanır, Denktaş dışında kimse doğru değil. Türkiye yanlış yapmaz ve eleştirilemez. Denktaş görüşmelerden çekildiğini Ankara’da açıklar. Sonra bizlere bilgi verir. Federasyondan konfederasyona geçerken kararı Cem’le alır. Hükümetin haberi bile olmaz. Birlikte hareketin zemini nerede? Siz söyleyin.” (15 Eylül 2001-KIBRIS)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu